turizmdebusabah, turizm haberleri  
boyutstore.com
24.04.2017 Toplam Okuyucu: 113577594 | Bugünkü Okuyucu: 33291 | On-Line: 67 Dolar satış $: 3,5990 Euro satış €: 3,9067 Sterlin satış £: 4,6192
İSTANBUL: | LONDRA: | NEW YORK: | ROMA: | MOSKOVA: | L.ANGELES: | SYDNEY:
...
Yazıcıya Gönder Haberi Gönder Yorum Yaz yazı boyutu:
BAHATTİN YÜCEL ,TÜRSAB ve TYD BAHATTİN YÜCEL
TurizmdeBuSabah Yayın Danışmanı
02.03.2017 / 15:17:49

TÜRSAB ve TYD


TÜRSAB'ta tartışmalar sürerken, -eş zamanlı tasarlanmış gibi- bu kez de TYD Başkanı gündeme geldi.


Sektörün yasayla kurulmuş tek meslek örgütü olan TÜRSAB, yoğun bir tartışmanın öznesine dönüştü. Konu; yönetim kurulu başkanının 16 Nisan'da gerçekleşecek referenduma ilişkin, iktidar partisinden yana taraf olduğunu gösteren açıklamaları.

Başkan; -özel konuşmalarında her ne kadar çarpıtıldığını ifade etse de- henüz kamuoyu önünde temsil ettiği kurum adına resmen yalanlanmadığı için kulisler bir türlü durulmuyor.

TÜRSAB'ta tartışmalar sürerken, -eş zamanlı tasarlanmış gibi- bu kez de TYD Başkanı gündeme geldi. Dernek Başkanının ticari geleneklere göre hiç de hoş olmayan kendi girişimini savunması eleştirilmeye başlandı.

Siyasal iktidara yakınlık ve bulundukları yeri kullanarak, özel çıkar sağlamayı amaçlayan davranışların, savunulacak hiçbir yanlarının bulunmadığını söylemeye gerek yok.

Ama..

Başkanların neden oldukları sorun, keşke bu kadarlık bir eleştirinin sınırlarında kalabilseydi.

Sektörün günümüzde ulaştığı büyüklük ve taşıdığı riskler açısından, kendi tarihinin en büyük bunalımına düştüğü dönemde, iki kurumun Başkanları eliyle idare karşısında bu denli güçsüz duruma düşürülmelerini, açıkçası; mesleki çıkarların kişiselleştirilmesini, sadece soyut bir eleştiriyle geçiştirmek söz konusu olamaz.

Binlerce yatırımcının ve on binlerce çalışanın, bunalımdan kurtulmak için kendilerine yol göstermesini bekledikleri meslek örgütlerinin, bu tür yaklaşımlarla etkisizleştirilmesi karşısında, hepimizin söyleyecek sözleri olmalı.

Başkaları adına konuşmak kuşkusuz doğru değildir. Ama terör ve ardından gelen askeri darbe sürecini, bu sektörün en az zararla atlatmasına -karınca kaderince- katkı verebilmek için, gençliğinin en verimli döneminde; yakınlarının ve çocuklarının bir daha asla geri gelmeyecek zamanlarını, hiç düşünmeden ellerinden alan bir avuç kişiden birisinin, elbette söyleyecekleri vardır.

Seçimle gelinen her örgüt gibi meslek kuruluşlarının yöneticileri de, bu kurumların sahipleri değil, üyelerinin çıkarlarını -en azından korumak adına-, belirli bir süre için göreve getirilmiş emanetçileridir.

Türkiye gibi öngörülemeyecek riskler taşıyan ülkelerde, meslek örgütü yöneticileri kendi özel işlerini bir yana bırakarak, üyelerinin çıkarlarını gözetmek, siyasal iktidar ile ilişkilerini mesleklerinin genel çıkarlarına dayalı sürdürmek zorundadırlar.

Toplanan fonları gösterişli yapılar yerine, üyelerinin ve genelde sektörün çıkarlarını yönetmek için harcamaları daha doğrudur.

Özellikle üyeleri arasında haksız rekabete neden olacak, kayırmacı bir takım ticari etkinliklerde bulunmaları asla doğru değildir.

Somut bir örnek vermek gerekirse, TÜRSAB'ın müze girişleri ve buralardaki ticari alanlarla ya da kutsal topraklarda lokantacılık ve konaklama işleriyle uğraşmasının, başka ülkelerin eşdeğer kuruluşlarıyla kıyasladığımızda hiç bir anlamı olmadığı ortadadır.

Yukarıdaki örnekleri çoğaltmak mümkün.

Şimdilik burada bırakmak daha doğru olacağa benziyor.

Ancak, tarihinin en büyük krizi ile yüzleşmek yerine, bireysel değerlendirilmesi gereken bir konuda, üyeleri adına bağlayıcı siyasal tavır beyanlarının ve "isteyen oldu da biz engel mi olduk" türü pişkin yaklaşımların, birden bire kendiliğinden ortaya çıkmadığı gerçeğini de görmezden gelemeyiz.

Sektördeki meslek kuruluşları ve STK'ların üyeleri; mesleki çıkarlarını sahiplenerek, yöneticilerini bu kaygıları önde tutarak seçmedikleri sürece, bu sarmaldan kurtulmaları çok güç.


Okuyucu Yorumları

Yaşar Sunal02.03.2017 / 18:04:00
Sayın bakanım, "Türkiye gibi öngörülemeyecek riskler taşıyan ülkelerde, meslek örgütü yöneticileri kendi özel işlerini bir yana bırakarak, üyelerinin çıkarlarını gözetmek, siyasal iktidar ile ilişkilerini mesleklerinin genel çıkarlarına dayalı sürdürmek zorundadırlar" tespitiniz olmazsa olmaz kurallardandır. Fakat bununla ilgili Akdeniz bölgesindeki Turizm meslek örgütlerinde bunun tam tersini yaparak, sadece kendine menfaat sağlayan ne çok insan var eminim biliyorsunuzdur.. saygılar..
Mehmet Durmaz03.03.2017 / 11:23:00
TYD ve TÜRSAB başkanlarının son zamanlarda medyayı sürekli meşgul eden demeç ve davranışları takip edildiğinide 1- aşırı bir acelecilik ve telaş 2-bir yerlere şirin görünme mesajı 3-suç işlemiş birinin acziyet duygusu içinde bağışlanma beklentisi 4-bulundukları kurumların üyelerini toptan yok sayan üst bakış kibiri 5-çaresizlik 6-basiretsizlik 7-beceriksizlik 8-kabul görülmeme hırçınlığı 9-çalışmadan kopya çekerek geçmeye çalışan çocuk afacanlığı ve gittikçe dibe çoküş reflekslerini görebiliriz
Ghislain Sireilles03.03.2017 / 16:48:00
Mehmet Durmaz Bey, sahane bir degerlendirme...bravo tebrik ederim...
Ferda Aykan05.03.2017 / 11:08:00
Dernek Başkanları için seçimle gelenler deniyor. Demek ki,bunları seçen birileri var. Şimdi o birileri de şikayet ediyor ve ancak önümüzdeki seçimlerde de kuvvetli ihtimal tekrar seçecekler. Bizim gibi ülkelerde Turizm Derneği seçimleri bile ancak bu kadar olur. Fazla umut yok.

Yorum Yaz

Adınız Soyadınız:  
e-Posta adresiniz:    
Yorumunuz:  
Güvenlik kodu:
   
 

Diğer Haberler

YTurizm haberleri yorum
YTurizm haberleri yorum

Yazarlar


Manşet Haberleri

Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.
Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.
Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.

Çok Okunan Haberler

© 1996- BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
e-mail: tbsinfo@boyut.com.tr | Reklamlarınız İçin: tbsreklam@boyut.com.tr