turizmdebusabah, turizm haberleri  
boyutstore.com
20.08.2017 Toplam Okuyucu: 116797013 | Bugünkü Okuyucu: 9732 | On-Line: 34 Dolar satış $: 3,5276 Euro satış €: 4,1408 Sterlin satış £: 4,5551
İSTANBUL: | LONDRA: | NEW YORK: | ROMA: | MOSKOVA: | L.ANGELES: | SYDNEY:
...
Yazıcıya Gönder Haberi Gönder Yorum Yaz yazı boyutu:
Onur Ocaklı ,Tahsis süreleriyle ilgili bazı hukuki sorunlar Onur Ocaklı
Avukat
07.09.2015 / 14:57:50

Tahsis süreleriyle ilgili bazı hukuki sorunlar


2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı, kamuya ait taşınmazları, üzerinde turizm tesisi yapılması şartıyla belli süreler için özel sektöre tahsis edebilmektedir.


Bu taşınmazlar genelde Bakanlıkça 49 yıllığına tahsis edilmekle birlikte Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tahsis süresini belirleme yetkisi münhasıran Bakanlığa aittir.

Tahsis süresi dışında Yönetmelikte, yatırımın inşasına ilişkin süreler de düzenlenmektedir. Yönetmeliğe göre yatırımcı kesin tahsis yazısının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde irtifak hakkını tesis edip inşaat ruhsatı alarak inşaata başlamak zorundadır. Bu süre içerisinde inşaata başlamış olması şartıyla yatırımcıya yatırımı tamamlaması için iki yıla kadar daha ilave süre verilebilir. Bu üç yıllık süre içerisinde yatırımın en az yüzde on beşinin tamamlanması halinde ise, yatırımcıya yatırımı tamamlaması için en fazla 3 yıllık bir süre daha verilebilir. Ayrıca bir defaya mahsus olmak kaydıyla, tahsis devri veya tür değişikliği durumlarında yatırımcıya, yatırımı tamamlaması için 30 aylık bir süre daha verilebilir. Bu süreler içerisinde yatırıma başlanamaması veya yatırımın tamamlanamaması halinde, tahsis iptal edilir ve teminat irat kaydedilir.

Bazı faktörleri göz ardı eden bu düzenlemeler çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Örneğin, Yönetmeliğe göre yatırıma başlama süresi kesin tahsis yazısının yatırımcıya tebliği ile başlamaktadır. Oysa yatırımcı, kesin tahsis yazısını aldıktan sonra projeleri hazırlatıp ilgili idareye (belediye veya valilik) ruhsat başvurusu yapacak ve ancak yapı ruhsatını aldıktan sonra inşaata başlayabilecektir. Dolayısıyla ilgili idarenin ruhsat başvurularını inceleme süreleri yatırımcının bir yıllık inşaata başlama ve yatırım tamamlama sürelerinden yemektedir.

Benzer şekilde, Bakanlıkça turizm bölgelerinde yaz aylarında uygulanan inşaat yasağı da yatırımcının yatırım tamamlama süresini önemli derecede etkilemektedir. Bu dönemde yatırım tamamlama süresinin işlemeye devam etmesine karşılık, yatırımcı inşaatı durdurmak zorunda kalmaktadır.

Bunlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte Yönetmelik, yatırıma salt mücbir sebeplerle yahut kamudan kaynaklanan sebeplerle devam edilemediği durumlarda, kesin tahsis süresinin dondurularak bunun tahsis süresine eklenmesine cevaz veriyor. Ancak Bakanlığın bu ve buna benzer gerekçelerle yapılan süre dondurma başvurularını geri çevirdiği bilinmektedir. Bakanlığın bu yaklaşımında, Yönetmeliğin ilgili hükmünün oldukça kötü kaleme alınmış olmasının önemli bir etkisi olabilir.

Bakanlığın bu tavrının yanı sıra, bazı Türk yatırımcıların da sürelerle ilgili bu tür hususları ikinci plana attığı görülmektedir. Bunun bir sebebi, yatırımcıların Bakanlığın devam eden bir turizm yatırımına nasılsa –Yönetmelikte dayanağı bulunsun bulunmasın- yeni süre vereceğine olan inançları olabilir. Gerçekten de uygulamada bazen Bakanlıkça verilen ek sürelerin Yönetmelikteki hangi hükme dayanılarak verildiği net olarak anlaşılamayabiliyor.

Bu sorunların zincirleme birtakım etkileri de bulunmaktadır. Evvela, bu tür haller yatırımcı açısından bir belirsizlik ortamı yaratacağından bilhassa yabancı yatırımcının yatırım kararı vermesini olumsuz yönde etkilemektedir. Nitekim bazı yabancı yatırım şirket ve fonlarının "bu riskleri yatırımcımıza açıklayamayız" diyerek yatırım planlarından vazgeçtiği bilinmektedir.

İkinci olarak ise bu sorunlar, turizm yatırımcısının finansmana erişiminde sıkıntılara yol açmaktadır. Bankaların hukuk birimleri, projenin hukuki incelemesini yaparken projenin tamamlanması için verilen sürelerin hukuka uygun olup olmadığını, projenin verilen tamamlama süresi içerisinde bitirilememesinin sonuçlarını değerlendirir. Bu konularda herhangi bir olumsuzluk gören banka kredi vermekten imtina eder yahut ek koşullar öngörür. Bu tür sorunlar sebebiyle turizm projelerinin, özellikle proje finansmanı tekniğiyle finansman sağlaması oldukça güç olmaktadır.

Ayrıca, bu tür muğlaklıklar idarenin keyfiliğine yol açarak sektörde güven sorunu yaratır. Yatırımcının Bakanlığın ek süre vereceğine dair beklentisi, seçimlerde ilgili birimdeki bürokratların değişmesiyle yahut sair sebeplerle boşa çıkabilir. Üstelik ek süre verilse dahi, bu sürenin verilmesi hatalı bir idari işlem teşkil ediyorsa, bu işlem idare hukuku çerçevesinde geri alınabilir. Yatırımcının herhangi bir idare tarafından tesis edilen hatalı bir idari işlemin (örneğin, süre uzatımı) kural olarak yine söz konusu idare tarafından geri alınabileceğini hatırda tutmasında yarar vardır.


Okuyucu Yorumları

murat birecik14.09.2015 / 22:59:00
sn. ocaklı, işbu değerli bilgiler için, çok teşekkür ederim... gerçekten de yararlandım. işte, bize böyle concrete yazılar lazım, felsefi hezeyanlar değil! saygılarımla murat birecik

Yorum Yaz

Adınız Soyadınız:  
e-Posta adresiniz:    
Yorumunuz:  
Güvenlik kodu:
   
 

Yazarlar


Manşet Haberleri

Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.
Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.
Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.

Çok Okunan Haberler

© 1996- BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
e-mail: tbsinfo@boyut.com.tr | Reklamlarınız İçin: tbsreklam@boyut.com.tr