turizmdebusabah, turizm haberleri  
boyutstore.com
19.01.2017 Toplam Okuyucu: 109220678 | Bugünkü Okuyucu: 34600 | On-Line: 164 Dolar satış $: 3,7840 Euro satış €: 4,0436 Sterlin satış £: 4,6685
İSTANBUL: | LONDRA: | NEW YORK: | ROMA: | MOSKOVA: | L.ANGELES: | SYDNEY:
...
Yazıcıya Gönder Haberi Gönder Yorum Yaz yazı boyutu:
BAHATTİN YÜCEL ,Michelin Yıldızı ve Cinturato Pirelli BAHATTİN YÜCEL
TurizmdeBuSabah Yayın Danışmanı
13.12.2016 / 17:13:04

Michelin Yıldızı ve Cinturato Pirelli


İzmir'deki Travel Turkey fuar etkinliğinin son gününe İstanbul'daki hepimizi yasa boğan patlamanın ardından girildi.


Halk günü olmasına karşın belki havanın güzelliğinden, belki de kayıplarımıza duyulan üzüntü nedeniyle katılımcılar azalmıştı. Fuar bitiminde açıklanan sayılara bakılırsa, bu yıl katılanların sayısı beklenenlerden daha azdı.

Basında yer alan haberlere verilen tepkilere bakılırsa, fuar ile birlikte olumlu etki yaratması için tasarlanan Gastronomi Turizmi Kongresinin içeriğinden çok, burada bir konuşma yapan Sevgili TÜRSAB Başkanının nitelik değerlendirmesine ilişkin söyledikleri konuşuldu.

Geçmiş yıllarda kıdemli bir meslektaşımızla yurt dışında yedikleri akşam yemeğinde, büyük tabakta servis edilen küçük bir parça ete 500 Avro verdiğini anlatmış ve Dünyanın en itibarlı lokanta değerlendirme kuruluşu Michelin'i hafife alarak; "onu eskiden otobüslere lastik yapardık" demiş.

Aslında okurken gülmedim değil.

Biraz düşününce turizmciler sevinmeli dedim. Çünkü Türkiye'de tek bir Michelin yıldızlı lokantamız olmadığı için-İstanbul'da bir otelde hizmet veren İspanyol Mutfağını hariç tutuyorum- kimsenin alınmasına gerek yoktu. Sonra birden "ya Micheline yerine Pirelli örneğini verseydi" diye aklımdan geçirdim. Düşünsenize; eline her Pirelli Cinturato lastiğini geçiren, bu kez tersini yaparak, ilk rastladığı lokantayı değerlendirmeye kalksa ne yapardık?

Ne var ki, ülkenin de sektörün de durumu bu türden şakalara gülünemeyecek kadar ciddi.

Sonuçlarını kestiremediğimiz bir savaşın tam ortasındayız. Üstelik sınırlarımız dışında askeri güç bulunduruyor, hemen her gün aldığımız şehit ve yaralı haberlerini kanıksar hale geliyoruz.

Kan denizinde sürekli rota değiştiren, sadece kendi selametini düşünen bir siyasal iktidarın yalpalamalarına teslim olmuş, hatalarını başkalarına yüklemesini sessizce kabullenen bir topluma dönüştük.

Eleştiren ama düzelmesi için gayret göstermeyen bir çaresizliğin, bu denli kabullenildiği başka dönem yaşandığını anımsamıyorum.

Çözümün kendi ellerinde olduğunu fark etmek yerine, onu başkalarının girişimlerinde arayan insanların, yüzleşmekten kaçınmak yerine gerçeği ortaya çıkarmak dururken,"Üst Akıl", "Emperyal Güçler" ve "Cin"lerin etkilerinde kalmaları doğal mıdır?

Turizm sektörü de ne yazık ki, bu sarmaldan kurtulamadı.

Daha doğrusu her kesin bildiği ama nedense bir türlü yüksek sesle ifade edemediği gerçeği kamuoyu ile paylaşmak yerine, -anlaşılmaz bir tepkisizlikle- girdiği bunalıma neden olanların elinden kurtuluşunu bekliyor.

Ve bu arada neredeyse her kafadan bir ses çıkıyor...

Örneğin kıdemli gazeteciler hiç araştırmadan, Bakanlığın tanıtım bütçesinin üç katına yükseltilmesi ve pahalı reklam kampanyaları ile durumun düzelebileceğini anlatan yazılar yazıyorlar. Belki yazdıkları gazetelerin sahiplerinin iktidar ile süren iyi ilişkilerini zora sokmak istemedikleri için belki de bilgilerinin sınırlılığından.

Dahası var.

Turizm sektörünün tarihindeki bu en ağır bunalımın, iktidarın yanlış ve hayalci politikalarından kaynaklandığını söyleyecek cesareti bulamayanların, içeriksiz konuşmalarıyla gündeme gelmeleri.

Ucuz hamaset dolu söyleşileriyle, sadece iktidarın politikalarına gönüllü destek vermekle kalmıyor, son yıllarda ülkeyi aşağı çeken niteliksiz yönetim modelinin bileşenlerinin ipuçlarını da veriyorlar.

Bazen AB'ye vize koyacakları zamanın geleceğini söyleyerek, iktidarın dış politikasını onaylıyor ama temsil ettikleri sektörde büyük alıcının AB ülkeleri olduğu gerçeğini umursamıyorlar.

Siyaset kurumu da bu açmazdan kısa sürede kurtulacağımıza ilişkin umut vermiyor.

Üstelik iktidarın kendi ekonomik başarısızlığının nedenlerini gizlemek adına, soyut kavramlarla tanımladığı, Üst Akıl, Batı gibi sanal düşmanlarla kamuoyunu oyalarken, sektörden akılcı sesler yükselmesini beklemek çok şey midir?


Okuyucu Yorumları

ghislain sireilles13.12.2016 / 17:34:00
Gastronomi turizm kongresinde Sayin Ulusoyun soylediklerini duydugumda cok uzuldum. Uluslararasi niteligine getirilmek istenen bu 2inci gastronomi kongre acilisinda, bulunan benim gibi bircok yabancinin oldugu ve can li tercume yapilan bir salonda boyle bir asagilamayi kiniyorum. Acaba kendimizi yukseltmek icin baskalarini kinamakla mi basaracagimizi sannediyoruz. Espri guzel olabiliri ama yeri, mekani degildir...icki masasinda arkadaslar arasinda yapilacak bir girgir,samata espridir...Ne yazik...acaba tercumeyi dinleyenler ne dusunuyordur...

Yorum Yaz

Adınız Soyadınız:  
e-Posta adresiniz:    
Yorumunuz:  
Güvenlik kodu:
   
 

Diğer Haberler

Yazarlar


Manşet Haberleri

HotelsProdan turizm sektörü 2017 trendleri
Nevgül Bilsel Safkan, yurt dışı seyahat pazarının gelişeceğini, mobil teknolojil...
İtalyada otele çığ düştü!
İtalya'nın orta kesimlerini sarsan deprem fırtınasının ardından Pescara kentinin...
Dünyanın en güçlü pasaportları açıklandı!
Mali danışmanlık şirketi Arton Capital'ın vizesiz seyahat edilebilen ülkeler ve ...
Erken rezervasyon kampanyası meyvelerini veriyor
Rusya Tur Operatörleri Birliği'nden (ATOR) yapılan açıklamaya göre Türkiye, Rusy...
TURYİDde Kaya Demirer yönetimi devam
TURYİD 11. Olağan Genel Kurulunda Kaya Demirer, 4. dönem başkanlığa yeniden seçi...

Çok Okunan Haberler

© 1996- BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
e-mail: tbsinfo@boyut.com.tr | Reklamlarınız İçin: tbsreklam@boyut.com.tr