turizmdebusabah, turizm haberleri  
boyutstore.com
24.10.2017 Toplam Okuyucu: 118231877 | Bugünkü Okuyucu: 12930 | On-Line: 74 Dolar satış $: 3,7051 Euro satış €: 4,3524 Sterlin satış £: 4,8910
İSTANBUL: | LONDRA: | NEW YORK: | ROMA: | MOSKOVA: | L.ANGELES: | SYDNEY:
...
Yazıcıya Gönder Haberi Gönder Yorum Yaz yazı boyutu:
BÜLENT ECEVİT ,İtibar meselesi BÜLENT ECEVİT
Gazeteci-Yazar
04.06.2016 / 11:19:51

İtibar meselesi


Turizmde yaşadığımız sorunların nedeni bence ülkemiz için dünyada yayılmış olumsuz gelişen bir 'itibar meselesi'dir.


Hani bizler yani insanoğlu hiç "Kendim ettim" demeyiz ya, suçu hep başkalarına ve "Dış güçlere" atarız ya... Ama kimse kusura bakmasın suçu ve suçluyu başka yerde aramayalım, sanırım biz kendimiz bu ülkede turizm yapılsın istemiyoruz.

Ülkemizin itibarı hem komşu ülkelerde-Avrupa'da hem de dünyada gün geçtikçe azalıyor. Bunun nedenlerini her gün izliyoruz. Kiminde haklıyız kiminde de haksız durumda olabiliriz.
Her ne olursa olsun ülkemizin itibarı konusu elbette önemli. Ne yapılıyorsa yapılsın ülke itibarı ve menfaatlerimiz için yapıldığını düşünmek durumundayız. Ama bana göre turizmde yaşadığımız sorunların nedeni bence ülkemiz için dünyada yayılmış olumsuz gelişen bir 'İtibar meselesi'dir.

Turizme adanmış bir kent olan Antalya'dan bakınca böyle görünüyor.

Ülkemize karşı bir düşmanca hali olmamasına karşı Suriye'de IŞİD'le savaşan Rus uçağını o yada bu nedenle düşürdük. Haklı veya haksız olmak ayrı bir mesele. Önce insanlarımız, ekonomimiz, geleceğimizin düşünmesi gerekmez mi?

O uçağı düşüren pilota kalsa bence bunu yapmazdı. O da biliyor ki Rus'larla içli dışlıyız ve bunun için her iki ülke de uzun yıllar uğraş verdi.

Mülteciler konusu... Türkiye Suriyeli savaştan kaçan mültecilere kapılarını açarak dünyanın sempatisini kazandı kazanmasına ama o da Avrupa Birliği ile yapılamayan vize anlaşmasıyla itibarsızlaştırıldık.

Nedenini hükümetimiz açıklıyor, haksız mı, elbette değil. Ama terör olayları, şehirlerin kapatılması, sokağa çıkma yasakları, yüzlerce kişinin canlı bomba eylemleriyle katledilmesi güvenlik eksikliğimizi ortaya koymuyor mu? Bu da bir itibarsızlaştırma değil mi?

Alman Parlamentosu'nun aldığı 'Soykırım kararı' ile son itibarsızlaştırma operasyonunu da kucağımızda bulmadık mı?
Bizce alınan kararın bir anlamı yok. Ama anlamlı bulan dost bildiğimiz ülkeler var. Düşünün bir kere; 650 üyesi bulunan bir Alman parlamentosu var 160 kadar üye oylamaya takılmış. Ve 'Evet' denmiş, Türkiye suçlu ilan edilerek itibarsızlaştırılmış olmadı mı?

Bundan sonra ne olur? Çok değişen birşey olacağını sanmam. Ama insan hakları konularında son derece hassas olan Alman'lar tatil tercihlerini sırf bu yüzden Türkiye'den başka ülkelere çevirebilirler.

Rusya'dan sonra en büyük turist gönderen ülke olan Almanya ile de böylece aramız 'Limoni' oldu.

* * *

Hani hep 'istikrar' kelimesini duyarız. Hatta seçimlerde daha sık duyarız. Kim iktidara gelirse gelsin halkımız hep istikrarı tercih etmiştir ya...

Ya da bize öyle diyorlar; diyenlerin yalancısıyım...

İki yıldır turizmin başına gelmedik kalmadı. Turizmin başına ne gelirse gelsin olan önce Antalya'ya sonra da Türkiye'ye oluyor. Bir kere döviz girdisi azalıyor. Bir kentin ticareti durma noktasına geliyor. Sadece esnafa değil, tarımdan tekstile 50'den fazla sektöre olumsuz etkisi olduğu kesin.

Az değil bu kente girmesi beklenen en az 6-8 milyar dolar girmeyeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Fazlası olabilir ama azalması mümkün görülmüyor.

Halktan istikrara oy verilmesi isteniyor ama ülkeyi yönetenlerin istikrardan yana yönetici belirlemediklerini görüyoruz.
Son hükümet ile yeni bir kabine iş başına geldi. 2002 yılından beri aynı siyasi parti görevde oysa. Bugün 8'nci Turizm Bakanını koltuğa oturttu. Olabilir, istediğine o koltuğa oturtur iktidar partisinin genel başkanı ve başbakan diyebiliriz elbette.

Ama turizmin hayli kırılgan ve nazik bir sektör olduğu unutulmamalı. En küçük bir olaya, siyasi gelişmeye, değişmeye yada herhangi bir terör olayına, insan haklarına çok duyarlı olduğu biliniyor. Bu her turizm ülkesi için geçerli.

2002 yılından bu yana sırayla Güldal Akşit, Erkan Mumcu, Atilla Koç, Ertuğrul Günay, Ömer Çelik, Yalçın Topcu, Mahir Ünal ve son Nabi Avcı Kültür ve Turizm Bakanlığı'na getirildiler. En uzun süre görev yapan Ertuğrul Günay; 6 yıl 5 ay kadar bakanlık görevindeydi.

Ülkemizin cari açığını kapatan, işsizlik sorununa ciddi ölçüde katkı koyan, 50'den fazla sektöre direkt etkisi olan turizm için daha çok şey yapılması gerekmez mi?

Hem Antalyalı hem de Egeli turizmciler her bakana 'Turizm' öğretmekten bıktılar artık...


Yorum Yaz

Adınız Soyadınız:  
e-Posta adresiniz:    
Yorumunuz:  
Güvenlik kodu:
   
 

Yazarlar


Manşet Haberleri

Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.
Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.
Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.

Çok Okunan Haberler

© 1996- BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
e-mail: tbsinfo@boyut.com.tr | Reklamlarınız İçin: tbsreklam@boyut.com.tr