turizmdebusabah, turizm haberleri  
boyutstore.com
27.05.2017 Toplam Okuyucu: 114603645 | Bugünkü Okuyucu: 10718 | On-Line: 43 Dolar satış $: 3,5715 Euro satış €: 4,0052 Sterlin satış £: 4,6021
İSTANBUL: | LONDRA: | NEW YORK: | ROMA: | MOSKOVA: | L.ANGELES: | SYDNEY:
...
Yazıcıya Gönder Haberi Gönder Yorum Yaz yazı boyutu:
Hüseyin Bölük ,Fatura operasyon departmanlarına... Hüseyin Bölük
Executive Chef
29.03.2017 / 01:01:36

Fatura operasyon departmanlarına...


Kaybedilen prestijinizi yeniden kazanmak için bazen harcayacağınız milyonlar bile yetersiz kalır.


Ülkemizin turizmde bugün itibari ile geldiği noktayı sektörden veya değil duymayan bilmeyen kalmadı. Bu konu üzerinde çok şeyler yazıldı, çizildi ve yazılmaya da devam ediyor. Bu yazımda dikkatlerinizi turizm işletmelerinin taşıyıcı kolonları olan operasyon departmanlarının geldiği son noktaya çekmeye çalışacağım. Zira turizmin bu noktada olmasının faturası operasyon departmanlarına kesilmiş durumda.

En prestijlisinden en sıradanına kadar şuan ülkemizdeki tüm oteller az veya çok, kontrollü veya kontrolsüz olarak maliyetlere odaklanmış durumda. Bazıları bunu yaparken ne şiş yansın ne kebap hesabı bir yandan misafir memnuniyetini de ihmal etmemeye çalışırken, bazıları bodoslama giriyor maliyetlere. Sonuç olarak herkesi, maliyetlerden kısma telaşı almış durumda.

Kimi İngiliz kimi Yahudi atasözü der, kimi ise rahmetli Sakıp Sabancı'nın bu sözü çok kullandığını söyler. Sonuç olarak işletme sahipleri, genel müdürleri, söz sahibi ne kadar merci varsa herkes ''Ucuz mal alacak kadar zengin değilim'' sözünü kulağına küpe yapmalı bence. Çünkü gerçekten ucuz mal daha pahalıya patlıyor. Hem de öyle uzun vadede falan değil kısa ve orta vadede patlıyor.

Bunu sayfalar dolusu bizzat yaşanmış, somut örneklerle anlatabilirim ancak fazla söze gerek yok. Esasen zaten söz sahibi kişiler tarafından bilinen ancak dışa vurulup tasdik edilmeyen bu söz baş tacı yapılmalıdır!

Şu an işletmelerde maliyetlerden kısma konusunda tüm gözlerin çevrildiği operasyon departmanları şapkadan tavşan çıkarabilme derdine düşmüş durumda.

Örneğin; geçen yıl elli çalışanla ve bir milyon TL maliyetle on milyon gelir elde etmişken bu yıl kırk çalışanla ve sekiz yüz bin TL maliyetle on iki milyon kazanmalısın. Ha! Bir de bunu yaparken misafirler geçen yıldan daha mutlu olmalı!

En basitinden iki örnek vereceğim size.

İki bonfile düşünün birinin kilosu 80 TL diğeri ise 65 TL olsun. Herkes 65 TL'lik bonfileyi almak istiyor ancak ürün performansına bakıldığında 80 TL'lik bonfile maksimum %3 fire verirken 65 TL'lik olanın kırıntılarını, marinasyonunu, jölesini, suyunu görünce %40 fire verdiğine şahit oluyorsunuz.

Diğer taraftan önemli bir banket operasyonunuz var. Kendi personeliniz veya ekstra olsun fark etmez, kalifiye olan ve günlüğü 150 TL olan garson mu yoksa günlüğü 75 TL olan garson mu tercih edilir? Tabii ki ve maalesef genelde 75 TL'lik garson tercih ediliyor. Ancak bu arkadaşımız çalıştığı gün içerisinde bırakın işini ciddiyetle yapmamasını, kırdığı tabak ve bardakları, verdiği kalitesiz hizmetle işletmeye kaybettirdiği misafir ve bu misafirin yapacağı kötü reklamının faturasını kim hesaplayabilir? (Bu iki örnekte rakamlar misal olarak yazılmıştır)

Yani diyeceğim odur ki nasıl ki ucuz baharat kullandığınızda hem miktar olarak daha fazla atmanız gerekiyor ve hem de bir kazan çorbanızın tadını berbat ediyor ise... Ucuz personel, ucuz ekipman, ucuz ürün de işletmenizi berbat eder, size prestij kaybettirir.
Kaybedilen prestijinizi yeniden kazanmak için ise bazen harcayacağınız milyonlar bile yetersiz kalır.

Bu yazımdan maliyetleri kısmaya karşı olduğum sonucu çıkmasın lütfen. Asla karşı değilim, nasıl ki kendi evimizde her şeyin ince hesabını yapıyorsak işletmelerde yapmalı elbette.
Sadece vurgulamak istediğim; elma ile elma kıyaslanmalı, verimlilik, aidiyet duygusu gibi kavramlar sorgulanmalı. İşte o zaman her şeyin yoluna girdiğini göreceksiniz.

Nasıl mı? Verimli çalışan ve işletmesine aidiyet duygusu ile bağlı olan personel mutlu çalışır. Bu tablo misafire yansır. Bunu gören misafir sadece sizin devamlı misafiriniz olmakla kalmaz, konakladığı süre içerisinde daha çok para harcar, sizin reklamınızı yapar.
Bu liste uzayıp gider...

Ekmeğini turizmden çıkaran her statü ve pozisyondan olan herkesin resmin tamamını görmesi, verimli ve bereketli kazançlar elde etmesi dileklerimle.



Yorum Yaz

Adınız Soyadınız:  
e-Posta adresiniz:    
Yorumunuz:  
Güvenlik kodu:
   
 

Yazarlar


Manşet Haberleri

Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.
Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.
Evetse, bu ortamda bize müsaade, turizm haberciliğimize ara veriyoruz.

Çok Okunan Haberler

© 1996- BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
e-mail: tbsinfo@boyut.com.tr | Reklamlarınız İçin: tbsreklam@boyut.com.tr