|
|
BAHATTİN YÜCEL TurizmdeBuSabah Yayın Danışmanı
|
01.02.2012 / 08:55:32
|
Haydarpaşa'dan kalkan son tren
"Aslında Sirkeci yok edilmeye başlandığında suskunluğu seçen, Haliç'i örneği görülmemiş bir köprü projesiyle geçmeye çalışırken, Süleymaniye'yi kapatan, tarihi yarımadayı hançerleyen binalara tepkisiz kalanlar, yani hepimiz Haydarpaşa konusunda suçluyuz..."
|
|
|
Karlı bir İstanbul gününde bu kentin tarihinden çok önemli bir sayfa sessizce kopartıldı. Bir avuç insan dışında, kimse tepki göstermedi.
"Bir bilet almıştım camlı gişeden
Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan.."
Bekir Sıtkı Erdoğan'ın "Hancı" adlı, sonradan bestelenen şiirinde sözünü ettiği Haydarpaşa, yaklaşık yüzyıldır İstanbul'un Anadolu'ya ve Arap Yarımadası'na açılan kapısıydı.
Anadolu yakasının en önemli simgelerindendi.
Hindistan ile Avrupa arasındaki bağlantının denetimini eline geçirme çabasındaki Britanya İmparatorluğuna karşı, Osmanlı'nın Almanlarla birlikte davranarak zorladığı, ayakta kalma çabalarının somut bir örneğiydi.
Haydarpaşa İstasyonu; Başbakan'ın yakın çevresindeki bir danışmanının son günlerde derinden gelen bir özlemle seslendirdiği adıyla; pay-i tahtı Al-i Osman'ın (danışman bu Al-i Osman ekini kullanmıyor nedense) bir dünya kenti olmasına en büyük katkıda bulunan yapılarındandı.
Büyük olasılıkla iki ay sonra; hızlı tren, tüp geçiş, raylı sistem diye adlandırılan yeni ulaşım projelerinin ardına gizlenerek, İstanbul'un yüzyıllık serüveninin bu canlı örneği de benzerleri gibi tarihe karışacak.
Bir yerleşimi kent yapan en önemli özelliklerin başında gelen merkez tren garı, kent kültürünü yüksek binalar yapmak sanan, ilkel bir anlayışa yenik düştü.
Kim bilir kimlere verildiğini henüz bilemediğimiz sözlere dayanarak, AVM ya da son günlerde kimilerinin pek sevdiği 7 yıldızlı bir otele dönüşecek.
Böyle olmasaydı, İstanbul'un simgelerini teker teker yok eden, bunu başaramadığı hallerde siluetine hançer örneği çirkin binalar dikilmesine destek veren yönetim, Haydarpaşa için plan yetkisini doğrudan TCDD'ye verir miydi?
Son 60 yıllık süreçte her gün Haydarpaşa'dan, taşı, toprağı altın diyerek geldikleri İstanbul'u, sonunda ele geçirmiş olmanın hazzıyla davrandıkları izlenimi uyandıran bir yaklaşımla, Türkçe olmayan isimlerle adlandırdıkları görgüsüzlük simgesi gökdelenlerin geçici rantlarına kurban edenleri, kutlamak gerekiyor.
Kamuoyunda gelenekselleşen tepkisizliği ustalıkla değerlendirdikleri, zamanın her şeyi unutturacağı gerçeğine teslim olmuş muhalefetin şaşkınlığını, iyi hesapladıkları için, bu kararı alanlar karşısında şapka çıkarmalıyız.
Aslında Sirkeci yok edilmeye başlandığında suskunluğu seçen, Haliç'i örneği görülmemiş bir köprü projesiyle geçmeye çalışırken, Süleymaniye'yi kapatan, tarihi yarımadayı hançerleyen binalara tepkisiz kalanlar, yani hepimiz Haydarpaşa konusunda suçluyuz.
Ama en yüksek oy aldığı bölgede, tarihe karşı işlenen bu yıkım karşısında sesini çıkarmadan, en küçük bir protestoda bulunmayan, iç sorunlarına dalıp giden ana muhalefet partisinin sorumluluğu hepimizden daha ağır galiba...
|
| ÇETİN ÇATAN |
02.02.2012 / 14:01:00 |
Çetin ÇATAN (13:39)
HAYDARPAŞA'DAN;SON TREN...!?
"Haydarpaşa Garı ve Yakın çevresiyle" ilgili olarak;Özellikle,(TBS) yazar kadrosuyla,bir kısım gönüllü kurum ve kuruluşlarımızın,seçkin ve sorumluluk duygusu taşıyan temsilcileri;Güncel'deki bu konuyu,
"Her yönüyle ele alarak, değerlendirdiler"
Bizlerde,çeşitli tarihlerde,gerekli
gördüğümüz,akılcı,yorumları,yayın kuşağına aktarmaya gayret ettik."Suç ve suçlu tanımını" bir kenara bırakarak,bu konulardaki,görüş! ve düşüncelerimizi! çok daha etkili olabileceğine inandığımız "dörtlüklerle" ifade etmeye çalışalım! diye düşündük! ve uyguladık. Şöyle'kİ:
Edebiyatımızda,yeralan bir"söz san'atı" yer alır.Ondan bir örnek sunma arzusu duyduk.
"Ters öğüt Destanı"
Bir nasihatım var,zamana uygun,
Tut sözümü,yattıkça yat,uyanma, Meşhur bir kelamdır,sen kazan, sen ye,
El için yok yere,ateşe yanma.
..................................................
Her nere gidersen eyle talanı,
Öyle yapki;ağlatasın güleni,
Bir saatte,söyle, yüz bin yalanı,
El doğru söz söylerse,sakın inanma.
.................................................
Özetle,destana ilişkin "dörtlükler"bu kadar. 17.yüzyıl ozanlarından,HUZURİ'ye ait olan, bu "Ters Öğüt Destanı"yirmi küsür dörtlükten oluşmakta.Biz,konuyla örtüşmesi açısından,ilk iki dörtlüğü,bilgilerinize sunmaya çalıştık.
Ne diyelim!Kıssadan,hisse. Kolay gelsin.
Ç.Çatan
(Araştırmacı/Yazar)
(02.02.2012)pm.13:55
|
|
|
|
Recep Yavuz
Hadi bak! Toplandık günlerdir yolunu gözlüyoruz. Seni seven herkes burada, mumu yaktık, sesimizi kıstık, masanın etrafına dizildik, senden gelecek bir işareti bekliy...
|
|
Yavuz Ataç
15 Haziran ile 15 Eylül dönemini saymazsak, her şey dahil uygulamaları beş para bile etmiyor. Zaten o periyotları Yarım Pansiyon olarak sunmuş olsak bile satarız. Ön...
|
|
SEÇİM AYDIN
"Ben Ankara Alışveriş Festivali'nin, kentin tarihindeki en büyük organizasyon olduğunu düşünüyorum. Ankara'yı alışveriş ve eğlence merkezine dönüştürm...
|
|
KADİR UĞUR
Bizde bir söz vardır; "Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur" diye. Geçen sene bu zamanlar sevinç içindeydik. 2012 yılı pazarlıklarına başladığımız ayl...
|
|
BÜLENT ECEVİT
Siyasetten ticarete, tarımdan turizme her kesimde şakşakcılar var. Ama bu ne yazık ki şakşakcılık gerçekleri saklamaya yetmiyor......
|
|