|
| DAF | Sınırda teslim | | Öneri |
| DDP | | Gümrük resmi ödenmiş olarak teslim | Öneri |
| dead freight | | Pişmanlık navlusu | Öneri |
| Delivery service | Teslimat servisi | | Öneri |
| dressing room | soyunma odası | | Öneri |
| draft | kura ile seçilen | bir grup içinden (daha çok askerler için kullanılır) kura ile seçilen | Öneri |
| demand | talep | bir emir gibi yapılan istek | Öneri |
| deadline | son mühlet | son teslim tarihi | Öneri |
| dispatch | göndermek | | Öneri |
| double room | iki kişilik oda | | Öneri |
| division | bölüm | bölme, sınır | Öneri |
| door | kapı | | Öneri |
| door knob | topuz | ahşaptan yapılmış kapı topuzu | Öneri |
| dessert | tatlı | Genellikle ana yemek üzerine yenen, şekerle hazırlanan yiyecek. | Öneri |
| development | gelişme | | Öneri |
| drink | içmek | | Öneri |
| December | Aralık | Yılın onikinci ve son ayı | Öneri |
| duty free shop | duty free shop | Uluslararası sulardan transit geçişte veya havaalanlarında, vergilendirilmemiş malların satıldığı dükkanlar. | Öneri |
| destination | varış,hedef | | Öneri |
| doorman | kapıcı,müstahdem | | Öneri |
| deep of the sea | denizin derinliği | | Öneri |
| deadline | tarih koyma | Wednesday is the deadline for handing in this essay. | Öneri |
| diction | diksiyon | | Öneri |
| diving tube | dalış tüpü | | Öneri |
| dispute | itiraz etme, tartışma | | Öneri |
| deposit box | kiralık kasa | | Öneri |
| deputy | vekil | 1. vekil
2. milletvekili | Öneri |
| decode | şifre çözmek | | Öneri |
| deluxe | gösterişli | şatafatlı, en yüksek standardın ifadesi | Öneri |
| drop off | azalmak, uyuklamak | | Öneri |
| dignity | itibar | rütbe, haysiyet | Öneri |
| double decker | çift katlı otobüs | | Öneri |
| departman | department | bir şirkette bir işten sorumlu bölüm, birim | Öneri |
| departure time | kalkış saati | havacılık terimi | Öneri |
| destination | hedef ,varış,gidilecek yer | | Öneri |
| duplicate | çoğaltmak,eşit,suret,eş | | Öneri |
| daily visitor | günlük ziyaretçi | | Öneri |
| Desert Namibia | Namibya Çölü | Namibia Desert | Öneri |
| domestic flights | iç hatlar | iç hat uçuşları | Öneri |
| disabled | engelli | | Öneri |
| double bed | iki kişilik yatak | | Öneri |
| double bedded room | çift yataklı otel odası | | Öneri |
| double bedroom | iki yataklı oda | | Öneri |
| destination | istikamet | | Öneri |
| discount | iskonto | rebate | Öneri |
| debate | tartışma | müzakere, açık oturum, münazara
| Öneri |
| duration | süre | müddet | Öneri |
| daily | günlük | | Öneri |
| direct billing | doğrudan faturalama | | Öneri |
| deadline | son teslim tarihi, son gün | | Öneri |
| delayed | gecikti | gecikme söz konusu olan durumlarda kullanılır. Genellikle kara-hava-trenyolu taşımacılığında geç kalan seferi(tabelalarda) belirtmek için kullanılır. | Öneri |
| desk clerk | resepsiyonist | resepsiyon memuru | Öneri |
| doctor | doktor | Tr: tabip, İng: physician | Öneri |
| diesel-electric | dizel-elektrikli | Dizelle çalışan bir jeneratörce üretilen elektrik tarafından harekete geçirilen taşıt. | Öneri |
| diesel-hauled | dizelli tren | Trenin dizelle çalışan bir lokomotif tarafından çekildiğini ifade eden bir demiryolu terimi. | Öneri |
| diligence | dilijans | Taşıma aracı olarak kullanılan atlı arabayı ifade eden tarihi terim. | Öneri |
| diner | | Gayrı resmi yol kenarı lokantası. | Öneri |
| diner | yemekli vagon | Trende, içinde restoranı olan vagon. | Öneri |
| dinghy | dingi | Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal. | Öneri |
| dining car | Diner | | Öneri |
| dinner jacket | | İngiltere'de erkekler için resmi gece kıyafeti: ceket (genellikle siyah), pantolon, fırfırlı gömlek ve papyon kravattan (genellikle siyah ama başka herhangi bir renk de olabilir) oluşur. İfade sadece ceketi değil, aslında tüm kıyafeti betimlemektedir. | Öneri |
| direct current | doğru akım (DC) | Döngüsel olmayan elektrik akımı. Bataryalarla çalışan cihazlar DC'ye uyumludur. Halbuki temel cihazların çoğu AC'yle (bkz. AC) çalışır. Yolcuların hala DC kullanan ülkelerde dikkatli olmaları gerekir çünkü bu akım, AC'yle çalışan cihazlara zarar verir. | Öneri |
| direct service | direkt sefer | Yolcunun araç değiştirmesini gerektirmeyen uçuş veya başka bir sefer. Ancak, direkt seferlerin ille de non-stop olmaları gerekmez. | Öneri |
| directional fare. | gidiş tarifesi | Sadece tek yönde işleyen tarife. Artık uçuş mesafesiyle belirlenen çok az tarife kalmıştır, çoğunluğu "piyasa güçleri"nce belirlenmektedir. Bu güçler genellikle belirli şehirlerden kalkan seferlere, diğer şehirlerden kalkanlara kıyasla daha çok talep olduğu sonucuna varır. dolayısıyla, tek gidişli fiyatlamalar arz-talep dengesini kurmaya yardım edebilir. | Öneri |
| Director General | Genel Müdür | 1. IATA'nın Genel Müdürü veya onun yetkili temsilcisi anlamında IATA terimi. | Öneri |
| Director General | Genel Müdür | 2. Bir şirketin en üst düzey yöneticisi. | Öneri |
| dirigible | Airship | | Öneri |
| discount | tenzilat | İlan edilmiş tarife veya fiyatlarda yapılan indirim. | Öneri |
| disembark | inmek | Bir uçak, gemi, tren veya başka bir ulaştırma aracından yere basmak. | Öneri |
| disembark | inmek | 1. Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. | Öneri |
| disembark | inmek | 2. Dağ, tepe gibi yüksek bir yerden gelmek. | Öneri |
| disembark | inmek | 3. Gitmek, varmak. | Öneri |
| disembark | inmek | 4. Yıkılmak. | Öneri |
| disembark | inmek | 5. Alçalıp eski durumuna dönmek. | Öneri |
| disembark | inmek | 6. Fiyatı veya değeri düşmek. | Öneri |
| disembark | inmek | 7. İnme gelmek. | Öneri |
| disembark | inmek | 8. Sayısı azalmak. | Öneri |
| disintermediation | aracıları aradan kaldırma | Seyahat bağlamında büyük hizmet sağlayıcılarının, perakendeci acenteleri aradan çıkartarak ve internet gibi yeni dağıtım sistemlerini kullanarak müşteriyle doğrudan iş yapması. | Öneri |
| displaced person | yurtsuz kişi | Kovuşturma, savaş vb. nedenlerle vatanını terk etmek zorunda bırakılmış kimse. | Öneri |
| displacement effect | yer değiştirme etkisi | Çalışanların asli işlerinden (tarım gibi) ayrılıp, otel işi gibi turizmle ilişkili işlere geçmeleri olgusuna turizmde verilen isim. | Öneri |
| distant signal | erken uyarı | Demiryollarında erken uyarı sinyali. | Öneri |
| distribution channel | dağıtım kanalı | Ürün veya hizmetlerin müşterilere ulaştırıldığı yol veya araç. Tur operatörleri, örneğin, dağıtım kanalları olarak seyahat acentelerini de kullanabilirler, internetten de satış yapabilirler. Bu örnekte iki dağıtım kanalı seçenekleri vardır. | Öneri |
| distributory | | Akarsuyun, ana koldan ayrıldıktan sonra ona dönmeyen dalı. | Öneri |
| district | kaza | İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. | Öneri |
| district | mahalle | Bir şehir veya kasabanın bir kısmı. | Öneri |
| ditch | ark | İçinden su akıtmak için açılan oluk. | Öneri |
| ditch | ark | Uçağı denize indirmek. | Öneri |
| dock | dok | Gemilerin yolcu ve yükünün boşaltıdığı veya onarıldığı havuz. | Öneri |
| document | belge | 1. Bir anlaşma, düzenleme veya sahipliğin ayrıntılarını veren yazılı veya basılı bir malzeme. | Öneri |
| document | belge | 2. Bir gerçeğe tanıklık eden fotoğraf, resim, film vb. vesika. | Öneri |
| dogwatch | öksüz vardiya | Gemide ikişer saatlik nöbetler. | Öneri |
| doldrums | sakinler | Ekvator yakınlarında hava şartları tahmin edilemeyen bölge. Gemilerin yelkenli olduğu zamanlarda uzun süreli ve tümüyle rüzgarsız hava ihtimalinden dolayı sakinlerden çekinilirdi. | Öneri |
| Dolphin Coast | Yunusbalığı Kıyısı | Güney Afrika'da Durban kentinden kuzeyde Tugela nehrinin döküldüğü yere kadar olan sahil şeridi. | Öneri |
| domain | ülke | Bir hükümdar veya hükumetin yönetimi altındaki topraklar. | Öneri |
| dome car | Observation car | | Öneri |
| domestic | iç | 1. Kişinin kendi ülkesi dahilinde. İç turizm, kişinin yaşadığı ülke içinde cereyan eden turizm hareketidir; iç hatlar da aynı ülke içindeki uçuşlar anlamına gelir. | Öneri |
| domestic | iç | 2. Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer. | Öneri |
| domestic | iç | 1. Oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu. | Öneri |
| domestic | iç | 2. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. | Öneri |
| domestic | iç | 3. Toplu bir durumda bulunan nesne veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse. | Öneri |
| domestic | iç | 4. Kabuğu olan ve dış akbuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm. | Öneri |
| domestic | iç | 5. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. | Öneri |
| domestic | iç | 6. Mide, bağırsak, karın. | Öneri |
| domestic | iç | 7. Somut kavramlarda, iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan. | Öneri |
| domicile | mesken | Kişinin kendi evi veya ikametgahı. | Öneri |
| dominion | Domain | | Öneri |
| dory | dori | Küçük, tabanı düz, kenarı yüksek balıkçı kayığı. | Öneri |
| douane | douane | Gümrükler için kullanılan Fransız kökenli isim. | Öneri |
| double | double | İki kişilik oda için kullanılan kısaltma. kısaltılmış hali: dbl | Öneri |
| double booking | fazladan rezervsyon | Aynı konaklama veya sefere iki veya daha fazla rezervasyon yapılması. Bazen, başkalarının bir yeri doldurmamasını garantiye almak için müşterilerce kasten yapılır. Doluluk oranını garantiye almak için işletmelerce yapılanına ise genellikle fazladan yer satma denir. bkz. fazladan yer satma. | Öneri |
| double chair | | İki koltuklu teleferik. | Öneri |
| double double | double double | İki çift kişilik yataklı oda. | Öneri |
| double room | double oda | Bir çift kişilik yataklı oda. Bazen gelişigüzel bir şekilde, iki kişiyi ağırlayabilen her tür oda, ör: iki tek kişilik yataklı, için kullanılsa da bu doğru değildir. | Öneri |
| double-decker | çift katlı otobüs | İki katlı otobüs. Özellikle İngiltere'de çok yaygındır. | Öneri |
| double-headed | çift başlı | İki lokomotif tarafından çekilen tren. | Öneri |
| down under | | İngilizlerin Avustralya ve Yeni Zelanda için kullandıkları halk deyimi. | Öneri |
| downgrade | downgrade etmek | Daha düşük sınıflı bir konaklama veya servise geçirmek. | Öneri |
| downriver | akış-aşağı | Bir akarsuyun ağzı yönünde veya orada. | Öneri |
| downtown | | Bir şehir veya kasabanın merkezi. | Öneri |
| downwind | rüzgar yönlü | Rüzgarın estiği yöne doğru. | Öneri |
| drag | hava direnci | Bir taşıta, hareketi esnasında havanın gösterdiği direnç. Özellikle uçaklar için çok önemlidir. | Öneri |
| drag lift | | Kayak teleferiklerinin en yaygın olanı. Sürekli hareket halindeki ana kabloya bağlı tali kabloların kayakçıları tuttuğu ve yukarı taşıdığı bir sistem. Yüzey veya kayak teleferiği de denir. | Öneri |
| draught | | geminin çektiği suyun derinliği. Yani, dibe temas etmeden hareket edebilmesi için gerekli asgari derinlik. | Öneri |
| dress code | kıyafet zorunluluğu | Üst kategorideki otel ve restoranlar belirli türden kıyafetlerin giyilmesini şart koşarlar. Bunlar tipik olarak erkekler için ceket ve kravat, kadınlar içinse elbise veya etekli giysilerdir. Gemi güvertesinde, özellikle İngiltere'den kalkan pahalı yolcu gemilerinde gece kıyafetleri hala yaygındır. erkekler için smokin genellikle yeterli oluyor. | Öneri |
| drift | sürüklenme | 1. Yan rüzgarlar ve akıntı sebebiyle belirlenmiş rotadan sapma. | Öneri |
| drift | sürüklenme | 2. Bir iş, sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelerle uğramak. | Öneri |
| drift diving | sürüklenme dalışı | Dalgıçların kendilerini akıntıya saldıkları dalış türü. | Öneri |
| drive-in | | Özellikle ABD'de, müşterilerin arabalarıyla girebilecekleri ve işlemlerini yürütebilecekleri banka vb. işletmeler. | Öneri |
| drive-on | | Vinç veya başka bir yöntemle değil de, araçların kendi sürücüleri tarafından bindirildiği feribot veya benzeri taşıt. | Öneri |
| drop off charge | bırakma bedeli | Sadece gidişi içeren durumlarla ilgili olarak araba kiralama şirketlerinin müşteriden aldıkları ücrete verilen isim. | Öneri |
| drophead | | Hareketli kumaş tavanı olan araba. | Öneri |
| droshky | droshky | Üstü açık, dört tekerlekli Rus at arabası. | Öneri |
| DRV | DRV | Deutscher Reiseburo Verband. | Öneri |
| dry dock | kuru dok | Gemiyi alacak kadar büyük ve suyu boşaltılabilir havuz. Özellikle gemi teknesinin normalde su altında kalan kısımlarıyla ilgili işlerin yapılmasına imkan sağlar. | Öneri |
| dry lease | | Uçak gibi bir taşıtın, tedarik veya mürettebat olmaksızın kiralanması. Aynı zamanda bkz. Wet lease. | Öneri |
| dry suit | su geçirmez elbise | Boyun ve ayakla kol bileklerinde bulunan kapanır kısımlar yardımıyla dalgıcı kuru tutan dalgıç kıyafeti. | Öneri |
| duchy | düklük | Bir dük veya düşesin arazisi. | Öneri |
| dude ranch | | Sonradan tatil merkezine dönüştürülmüş çiftlik. | Öneri |
| dumb terminal | dumb terminal | Kendi işlem yapma yeteneği olmayan, ana bilgisayara bağlı VDU (bkz Görsel teşhir birimi), yani monitör. | Öneri |
| dune | kumul | Kumdan oluşmuş yükselti veya tepe. Kumulların rüzgarla hareket ettiği ve oldukça büyük nesneleri içine alabildiği bilinmektedir. | Öneri |
| dune-buggy | Beach-buggy | | Öneri |
| duplex | dubleks | 1. İki katlı otel suiti. | Öneri |
| duplex | dubleks | 2. Çift katlı. | Öneri |
| Dutch | Dutch | 1. Hollanda'yla ilgili veya ona ait. | Öneri |
| duty | resim | Belirli mallardan, özellikle de alkol ve tütün mamullerinden alınan vergi. | Öneri |
| duty | resim | 1. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kağıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri. | Öneri |
| duty | resim | 2. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. | Öneri |
| duty | resim | 3. Fotoğraf. | Öneri |
| duty-free | duty-free | Uluslararası sulardan transit geçişte veya havaalanlarında vergilendirilmeyen yerlerden alınan mallar. | Öneri |
| duty-free allowance | duty-free limiti | Duty-free olarak alınan malların bir ülkeye vergi ödenmeden sokulabilecek miktarı. | Öneri |
| duty-free shop | duty-free shop | genellikle liman veya havaalanlarında, o ülkenin vergi ve resimlerinden muaf malların perakende satıldığı nokta. | Öneri |
| duty-free units | duty-free üniteleri | genellikle liman veya havaalanlarında, o ülkenin vergi ve resimlerinden muaf malların perakende satıldığı nokta. | Öneri |
| DVW | DVW | Araca hasardan feragat. CDW'ye benzer (bkz. Kaza hasarından feragat). | Öneri |
| dyke | set | Taşkınları önlemek için genellikle akarsu kıyılarına çekilen uzun duvar. | Öneri |
| dyke | set | 1. Bir kara veya demiryolunu çöküntü bir araziden geçirmesi için yapılan toprak veya taş yığın. Basınç eğimi nedeniyle etkinliklerini kaybettiklerinden, özellikle demiryolu raylarında set ve diğer toprak işlerinin kullanılması hayati önem taşır. | Öneri |
| Dangerous deck | | Tehlikeli malların istif edildiği güverte | Öneri |
| DDU | | Gümrük resmi ödenmeksizin teslim | Öneri |
| Delivering carrier | | Varış limanına ulaşan malların alıcıya ulaştıran taşımacı | Öneri |
| DES | Gemide teslim | | Öneri |
| DEQ | Rıhtımda teslim | | Öneri |
| d.i.c. | Geminin yük alma kapasitesi | | Öneri |
| Dispatch money | Dispek ücreti | Geminin yükleme veya boşaltmayı zamanından önce yapması durumunda ödenecek ek ücret | Öneri |
| d.i.o | | Yalnız yüklemede ödenen dispeç ücreti | Öneri |
| d/p | | Ödemenin yapılması karşılığında vesaikin yollanması | Öneri |
| draft | taslak | yazı yazmadan önce kabataslak hazırlanarak kaleme alınan yazı. | Öneri |
| degree | rütbe | | Öneri |
| death | ölüm | ölüm, son, yıkım | Öneri |
| duty | görev | | Öneri |
| DBL | iki kişilik oda | | Öneri |
| decision | karar | | Öneri |
| disinfection | dezenfeksiyon | Fransızca. Cansız yüzeylerdeki hastalık yapma özelliği olan bakteri, virüs, parazit gibi mikroorganizmaların kimyasal maddeler kullanılarak sayıca, türce azaltılması veya yok edilmesi işlemi. | Öneri |
| dbx | Dubai | Uçuş kodu - Dubai | Öneri |
| download | yükleme | internet ortamında bulunan bir veriye ulaşarak, kullandığımız bilgisayara yükleme işlemi | Öneri |
| d.w.t. | d.w.t. | Bir geminin su kesimine kadar taşıyabileceği yük. | Öneri |
| daily delegate rate | daily delegate tarifesi | Otellerin konferanslar, spor etkinlikleri vs. organize edenlere uyguladıkları tarife. Genellikle oda ve yiyecek-içecekleri dahil eder. 24 saatlik bir 'delegate' tarifesi gün içinde verilen hizmetlerin tamamını, artı gecelik konaklamayı kapsar. | Öneri |
| Dalmatia | Dalmaçya | Eski Yugoslayva'nın büyük bir kısmının Adriyatik denizine olan kıyısı. Kuzeyde Hırvatistan'ın Zadar kentinden güneyde Karadağ'a kadar uzanır. Genel olarak kıraç bir bölge olmakla birlikte bazı olağanüstü limanlara sahiptir. Belli başlı şehirler: Zadar, Split ve Dubrovnik. | Öneri |
| dam | bent | Su tutmak ve biriktirmek için bir ırmak veya suyoluna çekilen yapay set. | Öneri |
| dam | bent | 1. Kanun maddesi; kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. | Öneri |
| dam | bent | 2. Gazete yazısı. | Öneri |
| Danelaw | Danelaw | 9. ve 10.yy'larda Danimarkalılarca yönetilen İngiltere'nin kuzey kesimi. | Öneri |
| Dark Continent, The | Kara Kıta | Afrika kıtası. Afrika'nın henüz büyük ölçüde keşfedilmediği dönemlerde Avrupalılarca kullanılan terim. | Öneri |
| data | veri | 1. Her türden enformasyon. Günüzmüzde daha çok bilgisayar ortamında saklanabilen bilgiler için kullanılıyor. | Öneri |
| data | veri | 2. Bir araştırmanın, tartışmanın, muhakemenin temeli olan ana öge. | Öneri |
| data | veri | 3. Bir sanat eserine veya edebi bir esere temel olan ana ilke. | Öneri |
| data | veri | 4. Matematikte, bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. | Öneri |
| davit | matafora | Genellikle filikaları asmaya yarayan ve gemilerin bordalarında bulunan özel bir vinç. | Öneri |
| Davy Jones's locker | | Denizin dibi için kullanılan denizci argosu. Denizde boğulanların akıbetini tarif etmede kullanılır. | Öneri |
| day out | | Bir günde tamamlanan kısa gezi. | Öneri |
| day rate | günlük tarife | Bir gece veya kısa bir süreliğine kalmak isteyen misafire otelin uyguladığı tarife. | Öneri |
| day return | tek günlük paso | Bir günlüğüne geçerli olan, genellikle indirimli seyahat tarifesi. | Öneri |
| day trip | Day Out | | Öneri |
| daylight saving | yaz saati uygulaması | Saati standart zamanın bir saat ilerisine geçirerek akşamları gün ışığından bir saat daha faydalanmaya yönelik uygulama. | Öneri |
| daylight time | | Gün ışığından tasarruf etmeye uyarlanmış saat. | Öneri |
| DC | DC-Direct current | Doğru akım. | Öneri |
| DCA | Deposit collection advice | Depozito tahsil ihbarnamesi. | Öneri |
| de luxe | de luxe | Genellikle, en iyi konaklama veya hizmet türü için kullanılan ifade. Ait olduğu sınıflamaya dair bir bağlam içinde kullanılmadıkça resmi bir anlamı olmaz. | Öneri |
| dead calm | | Ölçülebilir bir rüzgarın olmaması hali. | Öneri |
| dead reckoning | kaba kompas hesabı | Başkaca gözlemlerin mümkün olmadığı durumlarda bir geminin konumunu pusulayla hesaplama yöntemi. | Öneri |
| dead-and-alive | | Sıkıcı bir yer veya destinasyon. | Öneri |
| deadheading | boş araç | Bir aracın yolcu veya yük olmaksızın yola çıkması. | Öneri |
| debark | karaya çıkmak | Gemiden inip karaya çıkmak. | Öneri |
| debit card | debit kart | Şekil ve ebat bakımından kredi kartıyla aynı fakat, kart sahibinin hesabından alışveriş tutarını doğrudan düşüren kart. | Öneri |
| deck | güverte | Bir geminin yatay bölümleri. Üst güverteler genellikle isimlendirilir: lido güvertesi, güneş güvertesi gibi. Alt güvertelerse genellikle numaralandırılır veya harf verilir. Ancak, bunun br standardı bulunmamaktadır. | Öneri |
| deck plan | güverte planı | Gemide bulunan kabinlerin ve umumi alanların konumunu gösteren plan. | Öneri |
| deckhand | güverte tayfası | Geminin güvertesinde görev yapan kimse. | Öneri |
| decompression | dekompresyon | 1. Uçakta, kabin basıncının aniden düşmesi | Öneri |
| decompression | dekompresyon | 2. Dalgıçların su yüzüne çıkarken yaşadıkları basınç azalması ki bu süreç içinde azot gibi çözünmüş gazlar beden dokularından kaçabilir. | Öneri |
| decompression sickness | dekompresyon hastalığı | Dalgıcın bedeninde basıncın fazla hızlı düşmesi sonucu oluşan fiziksel durum. Basınçtaki hızlı düşüş azot gibi gazların çözünmesine ve dokularda kabarcıklar oluşturmasına neden olur. | Öneri |
| decompression tables | dekompresyon tablosu | Dekompresyon sürecinin güvenle gerçekleşmesi için dalgıcın çeşitli derinliklerde durup dinlenme aşamalarının gösterir liste. | Öneri |
| Deep South | Deep South | ABD'nin güneydoğu eyaletleri. Geleneksel güneyli kültür ve değerlerini yaşattığı kabul edilen bölge. | Öneri |
| deep-sea | dip deniz | Deniz veya başka su kütlelerinin daha derin kısımlarında gerçekleştirilen balıkçılık veya dalgıçlık gibi etkinlikleri tarif için kullanılan ifade. | Öneri |
| degree | derece | 1. * sembolüyle ifade edilen açı ölçüsü. Bir dairede 360 derece vardır ve tüm kerteriz ölçümleri, bunun bir parçası olan açı ölçümlerine dayanır. Her derece 60 dakikaya ( ' sembolü), her dakika da 60 saniyeye ( " sembolü) bölünür. | Öneri |
| degree | derece | 2. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamank, aşama, rütbe, mertebe. | Öneri |
| degree | derece | 3. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilen, başlıca bölümlerden her biri. | Öneri |
| degree | derece | 4. Sıcaklıkölçer, termometre. | Öneri |
| degree | derece | 5. Denli, kadar. | Öneri |
| delivery charge | teslim ücreti | "Bırakma" ücretinden (bkz. Bırakma bedeli) farklı anlama gelen bir araba kiralama terimi. Teslim ücreti, kiralanan aracı, kiracı tarafından talep edilen yere bırakma veya oradan alma karşılığı alınan ücrettir. | Öneri |
| delta | delta | Irmak ağızlarında bulunan ve kabaca üçgen biçimli toprak parçası. Irmakların taşıdığı alüvyonların buraya çökelmesi nedeniyle oluşur ve eğimsiz oluşu ırmağın, delta içinde birçok küçük kanal açmasıyla sonuçlanır. | Öneri |
| delta wing | delta kanat | Kanatları üçgen biçimli uçak. | Öneri |
| demand valve | hava supapı | Dalgıca hava sağlayan bir regülatör. | Öneri |
| demesne | miri arazi | Devlet veya hükümdara ait topraklar. | Öneri |
| demi-pension | yarım pansiyon | Oda, kahvaltı ve bir öğün daha içeren bir otel tarifesi. | Öneri |
| democracy | demokrasi | Halkın seçtiği temsilcilerce yönetilen ülke veya devlet. | Öneri |
| demographics | demografi | Belirli bir nüfusun özellikleriyle ilgili faktörler. Demografi nüfusun yaş, gelir, aile büyüklüğü, istihdam vb. yönlerini kapsar. | Öneri |
| demurrage | kuntra istralya | Yükünü belirlenmiş zamanda alamaması veya indirememesinden dolayı yük gemisi işleticisinin ödemekle yükümlü olduğu tutar. | Öneri |
| dengue | dang | Sivrisineklerin bulaştırdığı tropikal, viral bir hastalık. | Öneri |
| denied boarding compensation | uçağa alınmama tazminatı | Sırf havayolu şirketinin fazla yer ayırtmış olmasından dolayı, yolcunun, yer ayırttığı ve zamanında check-in yaptırdığı halde uçağa binmesine müsaade edilmemesi nedeniyle yasal olarak hakkı bulunduğu tazminat. | Öneri |
| denizen | | Bir yerin yerlisi veya orada yerleşik olan kimse. | Öneri |
| departure | hareket | 1. Ayrılma. | Öneri |
| departure | hareket | 2. Kalkış. (Bir seferin kalkışı gibi.) | Öneri |
| departure | hareket | 1. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi; devinim. | Öneri |
| departure | hareket | 2. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldatma. | Öneri |
| departure | hareket | 3. Davranış. | Öneri |
| departure | hareket | 4. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım. | Öneri |
| departure | hareket | 5. Yer sarsıntısı, deprem. | Öneri |
| departure | hareket | 6. Müzikte, Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. | Öneri |
| departure delay insurance | kalkış gecikme sigortası | Yer ayırtılmış bir taşıtın gecikmesini kapsayan sigorta. Sigorta ödemesini iki şekilde yapar. Birincisi, neden olunan olumsuzluklardan dolayı üzerinde anlaşılmış bir tutar ödenir. İkicisi de, seferin iptal edilmesi ve ilave bir sefer gerekiyorsa iptal ücreti; yolculuğu tamamlamak için konaklama gerekiyorsa konaklama masrafı gibi masraflar dahil, belirli kayıpları tazmin etmek amacıyla yapılan ödemeler. | Öneri |
| departure tax | yurt dışına çıkış vergisi | seyahat, ağır şekilde vergilendirilen bir hizmettir. Yolcuların çoğu da bilet ücretinin ne kadarının hükumetçe yutulduğunun farkında değildir. İki ana vergi çeşidi vardır. Biletin satın alınması esnasında alınan bilet vergisi ve, tahmin edileceği üzere, yurt dşına çıkış esnasında alında yurt dışına çıkış vergisi. | Öneri |
| dependency | bağlı devlet | Başka bir devletin idaresi altında olan devlet. | Öneri |
| deplane | | Uçaktan inmek. | Öneri |
| deportation | sınırdışı etme | Yabancı uyruklu birinin bir ülke veya devletten kanun gücüyle çıkarılması. | Öneri |
| deportee | | Sınırdışı edilen kimse. | Öneri |
| deposit | depozito | Yer tutmak veya iyi niyet göstergesi olarak yapılan kısmi ödeme. | Öneri |
| deposit collection advice | depozito tahsil ihbarnamesi (DCA) | Bir müşterinin depozitosunun alındığını konfirme eden ve seyahat acentelerince çıkarılan bir doküman. Acenteler toplanan depozitoların toplam değerleri üzerinden, üzerinde anlaşılmış belirli dönemlerle faturalanırlar. Elektronik ödeme sistemleri yaygınlaştıkça DCA'lar kullanımdan düşmektedir. | Öneri |
| depot | depo | Saklama ve koruma yeri. | Öneri |
| depot | depo | Terminal veya istasyon için kullanılan bir diğer isim. | Öneri |
| depression | döngü | Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. Böylesi hava şartları genellikle yağışlı havalarla ilişkilidir. | Öneri |
| |