Fotoğrafların büyük hallerini görmek için üzerlerine tıklayın.
Geleneksel gulet yatlarıyla yapılan Mavi Yolculuk, Ege ve Akdeniz
kıyılarımıza özgü bir tatil biçimi
Geleneksel
gulet yatlarıyla yapılan Mavi Yolculuk, Ege ve Akdeniz kıyılarımıza özgü bir
tatil biçimi. Doğa harikası koyları keşfetmek, denizle, doğayla, tarihle iç içe
farklıbir tatil geçirmek isteyenler tercihlerini Mavi Yolculuk’dan yana
kullanıyor....
Mavi Yolculuk
ülkemize özgü bir turizm çeşidi. Akdeniz ve Ege kıyıları boyunca sıralanan göz
kamaştırıcı güzellikteki koylar, sadece deniz yoluyla ulaşabileceğiniz saklı
cennetler, Anadolu insanının konukseverliği, benzersiz antik kentler ve tabii
ki deniz üzerinde olmanın verdiği keyif Mavi Yolculuğu özel kılan başlıca
etmenler. 50 yılı aşkın bir süredir yapılan Mavi Turların ortaya çıkışının
oldukça ilginç bir hikayesi var. Mavi Yolculuğun başlangıcı, Cevat Şakir'in bir
öyküsünden dolayı Bodrum'da 3 yıl "kalebent" liğe mahkum edilmesine
dayanıyor. Cevat Şakir'in Bodrum'daki yaşantısının, kısa sürede cezadan çok
keyife dönüştüğünü gören yetkililer, onu tekrar İstanbul'a çağırıyor. Cezasının
son yarısını İstanbul'da tamamlayan Cevat Şakir, Bodrum'a yerleşerek 25 yıl
burada yaşıyor. Bu dönemde yazdığı yazılarda Bodrum'un Karya dönemindeki
adından esinlenerek "Halikarnas Balıkçısı" takma adını kullanan Cevat
Şakir’in, Bodrum'un gelişip bugünkü ününe kavuşmasında büyük katkısı var.
Mavi Yolculuğun Kısa Tarihi
Halikarnas Balıkçısı,
arkadaşları Bedri Rahmi Eyüboğlu, Azra Erhat gibi hümanist aydınlarla küçük
balıkçı veya süngerci tekneleriyle birkaç günlük kısa Gökova turları yapmaya
başlıyor. Bu turlar, 1950’lerin ortalarından itibaren, her yıl artan sayıda insanın
katılımı ile sürüyor. Önceleri mütevazı şartlarla yapılan "Mavi
Yolculuk" adını, denizi, dostluklarını pekiştirmek için mekan seçen bu ilk
yolculardan alıyor.
1950’lerden günümüze her geçen sene daha büyük bir ilgiyle karşılaşan turlar en
başından beri gulet yatlarla gerçekleştiriliyor. En fazla 14-16 kişilik
grupları ağırlayan guletler, dünyaca ünlü geleneksel ahşap ve el işçiliğinin
ürünleri. İlk olarak balık ve sünger avcıları için inşa edilen yatlar, bugünkü
modern ve konforlu hallerini alana kadar uzun bir süreçten geçmiş. Guletler,
motor yatlar olarak bilinmelerine karşın yelkenle de yol alıyorlar. Ön bölümde
oldukça geniş bir güneşlenme alanı var. Orta alan bar, mutfak, oturma grubu ve
yemek masalarının bulunduğu kapalı salona ayrılmış. Kıç tarafında üzeri tente
ile kapatılmış yemek masası, oturma grubu ve dümenin bulunduğu açık alan, alt
kısımda ise kamaralar yer alıyor.
Mavi Turlara katılanlar güne sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor. Önce yüzme, daha
sonra da kahvaltıyla başlayan gün, birkaç saatlik seyirin ardından, programda
yer alan doğa yürüyüşü ve arkeolojik gezilerle devam ediyor. Bu tarz yürüyüşler
size göre değilse, yatta kalıp kitap okuyabilir ya da güneşlenebilirsiniz. Daha
aktif olmayı sevenler ise yüzme, kürek çekme, dalış, balık tutma, jet-ski veya
su kayağı gibi su sporları aktivitelerine katılabilirler.
Mavi Yolculuğa çıkmak için en uygun dönem, Nisan ve Kasım ayları arasındaki
zaman dilimi. Mavi yolculuk güzergahı Kuşadası'ndan Antalya'ya kadar yaklaşık
350 deniz millik bir alanı kapsıyor. Kıyıların kıvrımlı olması, katedilen
mesafenin uzunluğu arttırıyor ama konukların bundan memnun olmadığını söylemek
mümkün değil. Yolculuk boyunca her burnun etrafında ya yeni bir koy uzanıyor,
ya küçük bir köy, ya da bir antik kent...
Onlarca farklı rotadan kendinize en uygun olanı seçebileceğiniz gibi, özel tur
opsiyonunu seçerek güzergahı kendiniz de belirleyebilirsiniz. Bodrum çıkışlı
klasik bir rota izlendiğinde ilk olarak Bodrum yarımadasının kuzey ucundaki
Güllük Körfezi'nin ıssız koylarıyla karşılaşıyorsunuz. Güllük Körfezi'nden
yalnızca birkaç kilometre içerilerde antik Didim harabeleri ve Iasos bulunuyor.
Bodrum'dan güneydoğuya doğru gidildiğinde, Güllük'ten daha popüler olan Gökova
Körfezi yer alıyor. Gökova'nın onlarca koyu ziyaretçilerine inanılmaz
güzellikler sunmakta. Bir ada üzerinde kurulu antik Keramos şehri
kalıntılarıyla ünlü.
Datça Yarımadası'nın altındaki Hisarönü Körfezi'nde, keşfedilebilecek yüzlerce
koy ve ada var. Hisarönü'nün ardından ulaşılan Marmaris'in geniş koylarında,
görkemli oteller ve marina yer alıyor.
Marmaris'ten Antalya'ya kadar uzanan kıyı olağanüstü güzellikleri gözler önüne
seriyor. Caretta Caretta kaplumbağalarının son yuvalandıkları yer olan İztuzu
kumsalı yemyeşil Dalyan'ı korumakta. Antik Kaunos harabelerinden sonraki durak,
Göcek Köyü ile Fethiye Limanı. Fethiye'nin güneyindeki Ölü Deniz'in çakıllı
kumsalı, benzeri görülmemiş güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Küçük birer köy
olan Kalkan ve Kaş'ı ziyaret edenler batık şehri ve Osmanlı Kalesi'ni görme
şansını sahipler. Mavi yolculuğun son durağı ise turizmin kalbinin attığı
Antalya.