turizmdebusabah.com   Boyut Yayın Grubu
YAVUZ ATAÇ ,Nuh'un gemisi ile Van Gölü canavarı! YAVUZ ATAÇ
Destination Turkey
03.04.2017 / 08:56:25

Nuh'un gemisi ile Van Gölü canavarı!


Nuh'un gemisi ile Van Gölü canavarını hiç fena bir fikir değil ama eğer rezervasyon akışı bu şekilde devam ederse Avrupa'dan, Türkiye'ye yönelik satışlarda yüzde 50'lik bir düşüş bile yaşayabiliriz!


Geçenlerde bir köşe yazarımızın anlatıyordu. Her seçim öncesi bizim memlekette "geleneksel fışkırma" haberleri yayınlanıyormuş.

Şöyle ki, seçim tarihi yaklaşınca medyamız her gün bir başka şehrimizde milyonlarca ton altın rezervleri, bor madenleri, doğalgaz veya petrol kuyularının bulunduğu haberleri veriyormuş.

Türk turizm camiası ise son on beş yıldır Avrupa'da bile en yüksek artışı sağlayan sektör olduğu için şimdiye kadar 'mutluluk hormonu' salgılayan haberlerle çok fazla içli dışlı olamamış.

Geçen seneye nazar diyelim! 2002 yılından itibaren ciddi sayılabilecek bir düşüşü sadece 2006 yılında Almanya'da yapılan FIFA Dünya Kupası Finalleri nedeniyle yaşamışız! Yine mi Almanya diyeceksiniz ama maalesef öyle. Cumhurbaşkanımız Şansölye Merkel'e boşuna kızmıyor..

Her şeye rağmen 2007 genel seçiminin hemen öncesinde Ağrı'da Nuh'un gemisi bulunmuş. Birkaç gün sonra da Van Gölü canavarı görülmüş. Haberin devamını okumadım ama yorumlardan şu çıkıyor. Doğu Anadolu Bölgesi iç ve dış turizmde büyük bir cazibe merkezi olacakmış!

Şimdi kimse alınmasın ama Karadeniz'deki altın rezervleri. İç Anadolu Bölgesindeki bor madeni yatakları. Ege Bölgesinde bulunan doğalgaz rezervi ve Marmara'nın derinliklerinde bulunan petrol kuyuları yanında Nuh'un gemisi ile Van Gölü canavarı ancak çerez kalır!

Ancak bunu fark eden bazı uyanık turizmcilerimizin hoş görünmek veya ihtirasları uğruna çok daha farklı bir 'mutluluk hormonu' salgılama peşine düşmüşler.

Hadi Rusya falan deseler olur diyeceğiz ama özellikle İngiltere'den yapılan satışlar son haftalarda ciddi olarak artıyor! Avrupa'dan talebin ise son günlerde gelen rezervasyonlar ile iyice hızlandığını görüyoruz şeklinde mesajlar veriliyor..

Her yazılanın gerçek olduğuna inanan birkaç saf otelcimiz ise her saat başı müdürlerini arayıp. Avrupa'dan kaç rezervasyon geldiğini soruyormuş?

Antalya'dan bir otel müdürü "Efendim, Avrupa'dan gelen yeni rezervasyon yok. İptaller iyice azaldı ama ara sıra birkaç geliyor" diye söylediğimizde ise bize kızıyor.. diyor.

Neyse fazla kaygılanmasınlar. Ne yapıp edip, huysuzlaşan patronlarına çaktırmadan bu yazıyı okutsunlar.

ITB Berlin fuarı açılışı itibari ile yaşanan malum olaylardan sonra Avrupa ülkelerinden Türkiye'ye gelen rezervasyonlarda iptal ve değişikliğinin yanı sıra ciddi sayılabilecek bir durgunluk hala devam etmektedir.

Türkiye satışlarının 'artık bundan daha kötüsü olmaz' diye söylenen geçen yaz sezonunun seviyesine gelmesi bile tahmin edilenden çok daha uzun bir süre alabilir. Bunları söylerken de şunu ilave etmeyi unutmayalım. "Tabi bu arada yine başka gelişmeler yaşanmaz ise.. "

Eğer rezervasyon akışı bu şekilde devam ederse Avrupa'dan, Türkiye'ye yönelik satışlarda yüzde 50'lik bir düşüş bile yaşayabiliriz!

İçinde bu bilgiler mi var? Yoksa Nuh'un gemisi ile Van Gölü canavarı mı geçiyor onu bilmiyorum ancak Türk turizmin kanaat önderleri 41'inci 'Turizm Raporunu' geçenlerde bir fırsatını bulup Cumhurbaşkanı'na teslim etmişler.

Alelacele neden böyle bir rapora ihtiyaç duyuldu onu da anlamış değilim? Çünkü neyin ne olduğunu herkes çok iyi biliyor. Ama Cumhurbaşkanı'na sunulan raporun giriş yazısı benden istenmiş olsaydı söyle yazardım:

Yaşadığımız dış faktörler nedeniyle turizmin 2017 yılında bu noktaya gelmesinde doğrudan CHP sorumlu ve kusurludur. Bu sözleri geçen hafta telefonda görüşmüş olduğum biri söyledi!

Belki felsefe yapıyor şimdi bak diyeceksiniz ama başka ne söyleyecekler? "Avrupa'nın turizm başkenti olması hedeflenen İstanbul'un artık Ortadoğu'nun başkenti oldu" diye mi anlatacaklar?..

Diyarbakır'ın Toledo, Mardin'in Verona olamadığını mı? Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin'in "Neden Gaziantep bir Paris olmasın. Berlin'den benim ne farkım var" diye söyleminin sadece fanteziden öteye gitmediğini mi?

Deniz, kum ve güneş ile her şey dahil konsepti içerisine sıkışan Türk turizmini sahillerden ülke geneline yayılmasını beceremediğimizi mi? Marka Şehirler oluşturamadığımızı mı? Sürdürülebilir kavramını anlatamadığımızı mı?

Kültür turizmini ciddi bir potansiyele sahip olduğumuz halde bitirdiğimizi mi? Dağ ve doğa yürüyüşü turizmini canlandıramadığımızı mı? Daha da kötüsü, turizmi altı aydan on iki aya çıkarmak için çaba sarf ederken şimdi üç aya düşürdüğümüzü mü?..

Neyse, kimin aklına gelmiş ise şu Nuh'un gemisi ile Van Gölü canavarı hikâyesine biraz daha kafa yormak istiyorum. Çünkü hiç fena bir fikir değil..
 


turizmdebusabah.com - Yazıcı gönderim sayfası / 11.12.2017 04:52:46