turizmdebusabah.com   Boyut Yayın Grubu
YAVUZ ATAÇ ,Balıklar su içer mi? YAVUZ ATAÇ
Destination Turkey
18.12.2016 / 22:23:21

Balıklar su içer mi?


Ee, artık turizme yeni bir hedef koyuldu. Amaç pozitif bakış açısıyla mutluluğu yakalamak..


Bazen kim olduğumu bilip bilmediğini hep merak etmişimdir. Atatürk Havalimanı, iç hatlar cip lounge'unda tüm yerler dolu olduğundan masama oturdu. Şöyle tarif edeyim. Turizmde tanımış olduğum IQ'su en düşük insanlardan birisi.

Sekiz belki de dokuz yıldır sektörde aktif olarak çalışmadığı biliniyor ama şu an ismini veremeyeceğim bir birliğin başkan yardımcılarından. Belli ki siyasete girmeye uğraşıyor ama nedense bir türlü olmuyor.

Selam verdikten sonra elindeki gazeteyi masaya koyarak "Krizi atlatana kadar mevcut pazarları korumaya yönelik çalışmalara hemen başlamamız gerekiyor" diyerek söze başlayıp, gerekli gereksiz bir sürü şeyler söyledi.

Konuşmadığımı görünce "Sormak istediğin bir şey var mı" dedi. "Evet" dedim. "Balıklar su içer mi?"

Şimdi ne alaka diyeceksiniz? Ee, artık turizme yeni bir hedef koyuldu. Amaç pozitif bakış açısıyla mutluluğu yakalamak..

Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye de diyebilirdim.. Sanki bu yıl havalimanları girişlerine göre yüzde 20-30, konaklama tesislerine sorunca yüzde 35-45 arasında gerçekleşen ziyaretçi düşüşleri hiç yaşanmamış?

Artık bundan daha kötüsü olmaz falan diye söyleniyor ama seneye Avrupa'dan gelecek turist sayıları bu yılın bile altında düşerse şaşırmayın.

İnşallah ben haksız çıkarım! Ama daha düne kadar dakikada bir uçak veya günde ortalama 750 uçak iniyor diye öğündüğümüz Antalya Havalimanı'na, Avrupa'nın birçok şehrinden konulan direkt uçuşların yerini İstanbul ara inişli seferler alıyor.

İstanbul'un adı ise en çok sezon sonuna doğru uçuşlarını durduran yabancı hava yolu şirketlerinin sayısını ile anılmaya başladı. Siz Türkiye uçuşlarını durduranların gelecek sene tekrar başlayacağına inanıyor musunuz?

Otellerin durumunu ise artık kimse konuşmuyor. Zaten birçok tur operatörünün broşürlerinde sanki yok gibi. Turizmin kalbi olarak nitelendirilen Sultanahmet ve Sirkeci bölgesindeki otel sahipleri aynen şöyle söylüyor "Ne gelen, ne soran var?"

Yazarken belki de ipin ucunu kaçırıyor olabilirim ama en büyük pazarımız olan Almanya'ya bakabilirsiniz.

Bilmem hiç kültür turu sunan şirketlerin katalog sayfalarına göz attınız mı? Daha geçen sezon on farklı "Türkiye Kültür Turlarına" yer ayrılırdı. Şimdi maksat görüntü olsun diye bir sayfa "Batı Anadolu Turu" koyulmuş ise seviniyoruz.

Bir kaç yıl öncesine kadar katalog sayfalarında Kapadokya'nın yanı sıra Antalya ve Dalaman çıkışlı Likya Yolu Turu. Son yıllarda ise mavi yolculuk kombineli Karia Yolu'nu içeren üç, dört farklı "Doğa ve Yürüyüş Turları" olurdu. Şimdi açın bakalım kaç tane bulacaksınız?

Beş milyon turist hedefleyen Kapadokya bölgesinin durumu nedir, biliyor musunuz? Japonya, Fransa, Almanya, İtalya ve Amerika'dan gelen, daha doğrusu gelmeyen turist sayıları ile ilgili bir şeyler duydunuz mu?

Türkiye limanlarını programlarından çıkaran veya iptal etmiş olan kruvaziyer şirketlerinin vermiş olduğu zarar nedir, biliyor muyuz?

Son dönemlerde Avrupa'nın en önde gelen tur operatörlerinin 'her şey dahil' tesislerin yanı sıra 'geceleme ve kahvaltı' olarak hizmet veren küçük butik otellere de yönelme eğilimi içinde oldukları konuşulurdu.

Şimdi bırakın Türkiye'nin küçük butik otellerini Lara, Belek bölgesinin en beğenilen tesislerinin yüzde 20-30'lara varan fiyat indirimlerinin tur operatörleri tarafından sistemlere bile geçmediğini zamanları biliyoruz.

Mutluluk çıtasını daha da yükseğe koyan Kültür ve Turizm Bakanlığı ise Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa ve Mardin gibi kadim kültüre ve medeniyetlere ev sahipliği yapmış şehirlerde yeni bir turizm çeşidini hayata geçireceklermiş?..

Anlaşılan Diyarbakır'ın Toledo, Mardin'in Verona'ya dönüştürülme işinden vazgeçildi. Çünkü Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı "Artık Avrupa'daki şehirlerle yarışıyoruz. Neden Gaziantep bir Paris olmasın. Berlin'den benim ne farkım var" diye konuşuyor.

Yorum yapan hiç mi yok diyeceksiniz? Olmaz mı var. Hem de Gaziantep'ten "Kardeşim burasının yarısı Suriyeli oldu. Hatta belli başlı bölgelerde İŞİD mahalleleri oluştu. Ancak aklını kaçırmış Avrupalı buraya gelir" diye yazıyor.

Bir sürü sorunun içinde mutluluğu yakalayabilen sektör temsilcilerimiz de yok değil. AB'ye vize koymak isteyen mi? Helal turizmin faydalarını anlatan mı? Avrupa'dan eksilen turistleri Çin ve Hindistan'dan gelecekler ile karşılarız diyen mi? Yoksa 'Her şey dahilden' vazgeçersek, Akdeniz çanağında bir numara oluruz diye söyleyen mi?

Cumhurbaşkanı'na turizmden anlayan bir danışman tavsiye etmemiz gerekiyor diyen beyefendinin düşüncesi de çok orijinal ama benim favorim 'artık yeni bir paradigmaya ihtiyaç var' diyerek. Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde bir kriz ve tanıtım ekibi kurulması isteyenler.

Çünkü bu takıma tavsiye edeceğim oldukça isim var. Aklıma gelen ilk kişi ise şu an ismini veremeyeceğim bir birliğin başkan yardımcısı...
 


turizmdebusabah.com - Yazıcı gönderim sayfası / 22.02.2017 07:32:15