turizmdebusabah, turizm haberleri  
boyutstore.com
21.10.2014 Toplam Okuyucu: 78279317 | Bugünkü Okuyucu: 19450 | On-Line: 64 Dolar satış $: 2,2436 Euro satış €: 2,8693 Sterlin satış £: 3,6321
İSTANBUL: | LONDRA: | NEW YORK: | ROMA: | MOSKOVA: | L.ANGELES: | SYDNEY:
facebook bizi takip edin, turizmdebusabah.com twitter bizi takip edin, turizmdebusabah.com RSS akışına ekle, turizmdebusabah.com turizm haber bülteni üyeliği, turizmdebusabah.com
...
Yazıcıya Gönder Haberi Gönder Yorum Yaz yazı boyutu:

Can: 2001 yılında yapılan yönetmelik hayata geçmeli

10.08.2012 / 11:49:06
Can: 2001 yılında yapılan yönetmelik hayata geçmeli
İstanbul Turistik Yüzer Tesis İşletmeleri Derneği Başkanı Muammer Can

İstanbul Boğazı'nda turistik ve ulaşım amaçlı hizmet veren teknelerin yarattığı kirlilik ve trafiği, İstanbul Turistik Yüzer Tesis İşletmeleri Derneği Başkanı Muammer Can ile mercek altına aldık. Can, devletin denetleme konusunda daha agresif olması gerektiğini belirtirken, 2001 yılında çıkan yönetmeliğin uygulanması gerektiğini söyledi.


TurizmdeBuSabah

İstanbul Turistik Yüzer Tesis İşletmeleri Derneği Başkanı Muammer Can, deniz kirliliğinin ve bağlama yerleri sorununun İstanbul için devam etmekte olan ve bitmeyen bir dert olduğunu söyledi.

"5 tane vali yardımcısı, 5 tane liman başkanı değişti ama hiçbir şey yapamadık" diyen Can, Boğaz'da yaşanan sıkıntıları, tekne işletmecilerinin yapması gerekenleri, mevzuat ve denetleme eksiklerini, denizde yaşanan haksız rekabeti ve devlete düşen görevleri TurizmdeBuSabah'a anlattı.

HALİÇ VE BOĞAZ'DA 8 BİN 500 TEKNE VAR

"2001 yılında çıkan bir yönetmelik var. Turizmden sorumlu Vali Yardımcısı Erol Çakır zamanında denizdeki kirlilik ve diğer yapılması gerekenler konusunda bir yönetmelik çıkıyor. Bu yönetmelikte herkesin görevleri belirtilmiş durumda. 2009 yılında bir yasa çıkartılarak AB standartlarına uygunluk ortaya konuyor. Boğaz turizm açısından bizim için oldukça kıymetli. Maalesef 2001 yılında çıkan bu yönetmelikle ilgili hiçbir şey yapılmadı.

Son zamanlarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi İspark gibi Marinpark projesine başladılar. Milli Emlak'tan 2-3 yer kiralandı. Büyükşehir Belediyesi ile yapılan incelemede 8 bin 500 tane teknenin Haliç ve Boğaz'da bağlanmakta olduğu söylendi.

Boğaz ve Haliç sit alanı olduğu için aslında burada hiçbir teknenin bağlanmasına izin verilmiyor. Liman Başkanlığı ile bu durum konuşuldu ama senelerce önüne geçilemedi. "Başka yerimiz yok. Büyükşehir bize yer göstersin ona göre biz de yer verelim" dediler. Şu güne kadar hiçbir şey yapılmadı. 2009 yılında sevindik. Turizm işi yapan tekneler Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlandı. Bir yönetmelik çıkarıldı. Bu yönetmelik düzene girsin diye 1.5 sene süre verildi. Bu verilen sürede hiçbir denetleme yapılmadı.



"SIVI ATIKLARDA SORUN VAR"

Deniz kirliliğini önlemek için Büyükşehir Belediyesi ile katı atık ve sıvı atık anlaşmaları yapılıyor. 2001'de çıkan projede Boğaz'ın dört tarafına arıtma tesisi konulması düşünülüyordu. Bütün tekneler buraya yanaşacak hem sintinesini hem de yağlarını boşaltıp temizlenecekti. Bu yapılmadı.

Devletin yapması gereken en büyük işlerden biri buydu. Katı atıkta bir sorun yok poşetlere koyuyorsun; belediye zamanında alıp gidiyor ancak sıvı atıklar söz konusu olduğunda belediyeye bağlı bir tane tekne var. Tekneyi çağırıyorsunuz; sintine suları için 100 dolar, yağ suları için 400 dolar istiyor. Bunu verebilecek güç yok.

Boğazdaki deniz kirliliğinin engellenmesi için 2001 yılında yapılan bu yönetmeliğin hayata geçmesi gerekiyor. Bu da devletin görevi. Çünkü buna bizim gücümüz yetmez.

"SUADA, ADA OLMAKTAN ÇIKTI"

Son zamanlarda Milli Emlak'tan İstinye ve Tarabya koyu kiralandı. 11 bin 500 teknelik yer yapılacak. Yüzer platformlara tekneler bağlanacak. Galatasaray Adası'nın karşısına 60 teknelik yer yapılacak. Bu ufak yüzer platformlar en fazla 20 metrelik tekneler için geçerli.

Tabii Suada, ada olmaktan çıktı. Buraya devlet denizin altından doğalgaz bağladı. Bu aslında yasak bir uygulama. Oraya çivi bile çakamazsınız. Orası 10 metre büyüdü. Kapalı yer yapıldı. Devlet de artık baş edemiyor. Bunlar düzenlenmeden Boğaz kurtarılamaz.

Bildiğiniz gibi balık tutanlar ve kıyıya bağlanan tekneler kirlilik yaratıyor ve bizim de hoşumuza gitmiyor. Bir bağlanacak yerimiz olsun; elektrik ve su versinler, indirme-bindirme yapabilelim. Bizim maalesef bağlama yerimiz yok. Milli Emlak Müdürlüğü'nden Kabataş'ta 20 metrelik yer kiraladık. Boğaz'da durduğumuz yerler konusunda hiçbir şekilde resmi bir kayıt yok.

"KANUN AÇIK FAKAT UYGULANMIYOR"

Deniz kirliliği meselesi bizim güney sahillerimizde de var. Yeni çıkan yasada şartları çok zorladılar. Bu şartları yerine getirmek istediğiniz zaman epey para harcamak gerekiyor. Bunların yapılmasının şart olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz. Ancak bunları yaparken denetlemenin yapılması gerekiyor. Boğaz'da hizmet veren tekneler arasında da hizmet biçimi açısından farklılık var. Bu işin de merdivenaltı var. Biz bu tip tekneleri Liman Başkanlığı'na ve Turizm Bakanlığı'na şikâyet ediyoruz. Fakat hiçbir denetleme yapılmıyor. Yeni çıkan kanunda can yeleğinden lisan bilen personele kadar pek çok hüküm var. Kanun çok açık ama uygulanmıyor. Bizim derneğe bağlı 30 tane tekne var. Bunların hepsi Turizm Bakanlığı'ndan işletme belgesi olan tekneler. Biz kendi aramızda da bunları inceliyoruz ama bu işlerde öyle bir masraf var ki...

BOĞAZ'DA HAKSIZ REKABET VAR

UKOME'den hat almış şirketlerin bile bu işi yapması yasak. Ya yolcu motoru olacaksın ya da turizm amaçlı tekne olacaksın. Yolcu motorun olduğun zaman sabit koltukların olacak ve kaç kişiyse o kadar taşıyacaksın. Bu hattın dışına da çıkamazsın diyor. Bu arkadaşlar günde 35-40 bin tane insan taşıyıp akşam da bizim yaptığımız işi yapıyorlar ve dolayısıyla kaliteyi yakalayamıyorlar. Biz diyoruz ki bunlar yapmasın. Haksız rekabet var. İşte bunların önüne geçilse ve devlet üzerine gitse düzelecek.

"BAZI TEKNELERİN TUVALETİ BİLE YOK"

Burada teknelerin çalışma izni ve denetlenmesi Liman Başkanlığı'na bağlı. Liman Başkanlığı bütün tekneler bana bağlı ve benim hepsini incelemem lazım diyor. Liman Başkanlığı'nın da bu denetlemeyi sağlıklı yapabildiğini düşünmüyorum. Vasfı olmayan, tuvaletleri bile olmayan tekneler bu işi yapıyor. Kıyı emniyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü'ne bağlı. Bize bir yazı gönderdiler. Eylül ayına kadar egzozlara susturucu takma mecburiyeti getiriliyor. Yoksa ağır cezalar gelecek. Biz zaten bunların olmasını istiyoruz. Biz dernek olarak üyelerimize Eylül'e kadar susturucu takın diyoruz.



"BOĞAZ'DA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK"

Müzik sesiyle inleyen tekneler var; egzoz kirliliği var. İşletme belgesi olmayan hiçbir tekne Boğaz'ın herhangi bir yerine yanaşıp yolcu alamayacak. Boğaz'ın her tarafında yolcu indirip bindirenler var. Bu da yasak. Biz yaz aylarında Beylerbeyi iskelesini kiraladık. Biz yolcularımızı orada indirebiliyoruz. Otellere de bu şekilde bildirildi. Buna uyulmadığı taktirde 7 bin 500 liradan 60 bin liraya ve ardından tekneyi bağlamaya kadar giden bir ceza süreci var. Fakat denetleme sıfır. Bunu da hep söylüyoruz. Tamam başlıyoruz diyorlar ama gidin bakın Boğaz'a değişen bir şey yok.

"BOĞAZ'IN 2 TARAFINDA 4 NOKTA BELİRLENEBİLİR"

Kıyı emniyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı ve onlar görevlerini yapıyor. Liman Başkanlığı'nın da denetlemesini yapması lazım. Bu 1980'li yıllardan beri devam eden bir dert. Bağlama yerleri olacak. İndirme ve bindirme yerlerini devlet gösterecek. Arıtma tesissi de hayata geçti mi Boğaz pırıl pırıl olacaktır. Boğaz'ın 2 tarafında 4 tane nokta belirlense ve küçük bir ücret karşılığında tekneler atıklarını buraya boşaltsa hiçbir sorun olmaz. Buna herkes razı olacaktır. Tabii 400 dolar vermemek için denize boşaltıyorlar. Boğaz'a boşaltmak açığa gidip boşaltmak gibi değil. Boğaz kirleniyor ve bir süre sonra burada turizm yapılamaz hale geliyor.

"YABANCI TEKNELER MEVZUATA UYGUN HAREKET ETMİYOR"

Yüzer gezer restoranlar ve motorların yaşadığı bu sorunların dışında yabancı bandıralı tekneler var. Bugün İstanbul Boğazı'na gidip marinalara bakın yüzde 90'ı yabancı bandıralı. Gümrük mevzuatına göre bu teknelerin yalnızca gümrüklü sahalarda yani marinalarda olması gerekir. Kalkıp gidip adaların olduğu yerde denize giremezler. Beraberlerinde Türk vatandaşı taşıyamazlar ama bakıyorsunuz istedikleri yerde durup kalkıyorlar. Şu anda bizim Boğaz'da olan teknelere bağlama mecburiyeti getiriyorlar. İstinye ve Tarabya yapılıyor ve bunlar çok güzel, yapılsın. Keşke bizim teknelerimiz için de yer yapılsa ve bize de yer gösterseler. Gidip buraya bağlayın denildiği zaman eğer bu Kumburgaz gibi bir yer değilse insanlar gidip seve seve bağlayacaklardır."



YASAL UYARI: TurizmdeBuSabah.com haber portalında yayınlanan köşe yazısı/haber/fotoğraf/video'nun tüm hakları Boyut Yayın Grubu'na aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden köşe yazısı/haber/fotoğraf/video'nun bir kısmı veya tamamı kullanılamaz. Tüm yasal hakları saklıdır.

Yorum Yaz

(Yayınlanan okuyucu yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan TurizmdeBuSabah.com ve Boyut Yayın Grubu sorumlu tutulamaz.)
Adınız Soyadınız:  
e-Posta adresiniz:    
Yorumunuz:  
Yorum için en fazla 1000/1000 karakter girişi yapılabilir!
Güvenlik kodu:
   
 

Diğer Haberler

Manşet Haberleri

Türkiyenin turizm imajını koruyan hamleler yapmalıyız
Türkiye'nin Suriye sınırında yaşanan olayların Avrupa ve İngiltere'deki tüketici...
Güngör: Sektördeki tüm problemlerin kaynağı dar pazar çeşitliliği
Almanya ve Rusya pazarları haricinde yeni ana pazarların yaratılması gerektiğini...
Bakan Elvandan Ankaradan yurtdışına direkt uçuşa yeşil ışık
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, kendisini makamında ziya...
392 işyeri seyahat acentalığı faaliyetlerinden men edildi!
TÜRSAB'ın kaçak tur ve işyerleri ile mücadele çalışmaları kapsamında 2014 yılını...
IATI, Antalyaspora forma sponsoru oldu
PTT 1. Ligde mücadele veren Antalyaspor, 2 yıl boyunca IATI reklamlı formalarla ...

Çok Okunan Haberler


Yazarlar

© 1996- BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
e-mail: tbsinfo@boyut.com.tr | Reklamlarınız İçin: tbsreklam@boyut.com.tr