www.boyut.com.tr  9/5/2008   Toplam Okuyucu: 17751442 |  Bugünkü Okuyucu: 29670 | On-Line: 54 |  Son Güncelleme: 18:30
 
   
 
• Favorilerime Ekle
• Turizmde Kim Kimdir?
Google
turizmdebusabah
Web

<<< TURİZMDEBUSABAH.COM ANA SAYFA  
Yazıcıya Gönder    Haberi Gönder Yorum Yaz
27.8.2002 16:14
 

Avrupa Birliği Turizm Politikası



-Avrupa Birliği İçin Turizmin Önemi
-Avrupa Birliği Turizmi Nasıl Destekler?
-Topluluk Hedeflerine Bir Katkı Olarak Turizm
-Avrupa-Akdeniz Ortaklığı: AB Ve Türkiye Arasında Turizm İşbirliği Çerçevesi
-Avrupa Birliği'nin Genişlemesi: Topluluk Müktesebatı'nın Benimsenmesi
-Konuyla İlgili Linkler

AVRUPA BİRLİĞİ İÇİN TURİZMİN ÖNEMİ

Avrupa, farklı diller, kültürler, gelenekler ve manzaralar içeren bir kaleydoskoptur.
Avrupa'nın çeşitliligi, aralarındaki farkları korudukları halde birçok ortak degere sahip olan
halklarının yenileşme ve yaratıcılıgına tanıktır. Turizm, Avrupa kimligini güçlendirir ve Avrupa degerlerininuluslararası sahnede savunulmasına ve tanıtılmasına katkıda bulunur.

Turizmin sosyal ve kültürel katkısı, sadece onun yararlı etkisiyle sınırlı degildir. Avrupa'daki kültürlerin ve geleneklerin zenginligi, Avrupa Birligi'ni (AB), pazarın % 53'üyle dünyanın en büyük turizm bölgesi yapar. AB GSYH'sinin % 5.5'i turizmden elde edilir. Turizm ile ilgili
faaliyetlerde istihdam edilen 9 milyon kişiyle, ki bu rakam toplam AB istihdamının % 6'sını temsil eder, turizm özellikle azgelişmiş ve çevre bölgelerde önemli bir iş yaratma kaynağıdır.

AB Üye Devletleri arasında yıllarca süren bilgi alışverişleri ve işbirligi sonucunda, 7 Şubat
1992'de imza edilen Avrupa Birligi Antlaşması'nın 3(u) sayılı maddesinde, Topluluk hedeflerine ulaşmak için turizmin geliştirilmesine yönelik "tedbirler" veya temel ilkeler için yetki verildi. Turizmin geliştirilmesi ve yönetilmesi, her şeyden önce üye devletlerin yetki
alanı içinde oldugundan, bu yenilik, turizme bir Avrupa boyutu verme fırsatı anlamına geliyordu. Bilgi, uzmanlık ve uygulama alışverişi yoluyla, Topluluk ve ülke politikalarında, hem kamusal hem de özel, sınırötesi işbirligini desteklemek bir öncelik haline geldi.
Ekonomik ve sosyal gelişmenin ve kaynaşmanın teşvik edilmesi bir turizm stratejisi hedefi oldu.

Ancak, AB Antlaşması, bir Topluluk Turizm Politikası geliştirilmesi için özel bir hukuki temel saglamaz. Turizm alanında Topluluk eylemlerinin açıkça gerekli olması ve Konsey tarafından oybirligi ile kabul edilmesi şarttır. Dolayısıyla, bir "Topluluk Turizm Politikası" olmamakla beraber, bu broşür, bugün turizme Topluluk katkısının, özellikle, turizm sektöründe etkili olan diger politika alanları yoluyla, önemli düzeyde oldugunu göstermektedir. Farklı alanları ilgilendiren mahiyeti nedeniyle, turizm konusunda eylem, sadece birkaçını belirtmek gerekirse, çevre, tüketici işleri, saglık, bölgesel kalkınma, istihdam, rekabet, vergileme, kültür, egitim, araştırma gibi diger politikaların kapsamındadır. Sonuçta, turizmi desteklemeye yönelik geniş bir Topluluk tedbirleri yelpazesi ortaya çıkmıştır.

AVRUPA BİRLİĞİ TURİZMİ NASIL DESTEKLER?

Avrupa'da turizme bakıldığında, AB Üye Devletlerinin çıkarlarının farklılaşabildigini anlamak önemlidir. Turist gönderen -ülkeler esas olarak Kuzey - ve turist alan ülkeler- esas olarak Güney-arasında halen bazı yaklaşım farkları olmakla beraber, bütün AB üye devletleri, turizmi desteklemek üzere biraraya gelmişlerdir. Topluluk'un rolü, turizm kuruluşlarının temsilcileriyle işbirligi ve yakın ilişkiler kurulmasına dayanmıştır. Böylece, ilk başarı, üye devletlerin danışması için bir Turizm Danışma
Komitesi'nin kuruldugu Aralık 1986'da gerçekleşmiştir. Komitenin rolü, turizm alanında bilgilenme, danışma ve işbirligini kolaylaştırmaktır. Halen, Danışma Komitesi, 18 Avrupa Ekonomik Sahası ülkesinin temsilcilerinden oluşmaktadır.

1990'lardaki Başarılar
1990, Avrupa'nın yaratılması için turizmin bütünleştirici rolünü vurgulamak ve onun ekonomik ve sosyal önemini belirtmek amacıyla "Avrupa Turizm Yılı" olarak ilan edildi.
Topluluk bütçesinden toplam 7,74 milyon euro harcandı. Sektörün rekabet gücünü arttırma ihtiyacı ve diger politika alanlarında turizm konularını dikkate alma ihtiyacı, başlıca görevler olarak tanımlandı. Ortaklar arasında degişimlerin teşvik edilmesi, turizm faaliyetlerinin Komisyon bünyesinde ve Üye Devletler ile eşgüdümlenmesi ve yenilikçi örnek projelerin
desteklenmesi vurgulandı.

Bunu göz önünde tutarak, 1993-1995 Turizm Destekleme Eylem Planı, turizm bilgisini iyileştirmek ve işletmeler, ulusal ve yerel kamu yönetimleri, dernekler ve Sivil Toplum
Kuruluşları arasında sınırötesi işbirligini geliştirmek üzere, Avrupa'nın bir turizm bölgesi olarak tanıtılmasını hedefliyordu. Turizm sektöründeki tüketicilere ve profesyonellere daha iyi bilgi saglanmasına yönelik bazı düzenlemeler yapıldı. Çevre dostu turizmi teşvik etmeyi
amaçlayan girişimler yanında, turizm üzerine Topluluk istatistikleri oluşturuldu. AB, uzmanlık bilgisi aktarımı yoluyla, AB üyesi olmayan ülkeler ile işbirligini de geliştirdi. Kırsal, kültürel, egitimsel ve çevresel turizm üzerine incelemeler ve pilot projeler, toplam 21.7
milyon euro ile finanse edildi.
1995 yılında, Komisyon "Birligin Turizm Alanındaki Rolü" üzerine bir Yeşil Kitap kabul etti. Avrupa düzeyinde sektörün gelecegi hakkında tartışma yapılmasını teşvik etmek için, profesyonellerin, tüketicilerin, çevrecilerin ve diger çıkar gruplarının tepkilerini ölçmeyi
hedefliyordu.

Son Gelişmeler: Turizm ve İstihdam Politikası
Son gelişmeler, önemli bir istihdam kaynagı olarak turizmin rolünü belirginleştirmiştir. Kasım
1997'de, Avrupa Komisyonu ve Lüksemburg Başkanlıgı, turizm ve istihdam üzerine bir konferans düzenlediler. Bunun bir devamı olarak, Komisyon bir Yüksek Düzeyli Grup kurdu.
Bu grubun tavsiyeleri, Nisan 1999'da "Turizmin Istihdam Potansiyelini Arttırmak" başlıklı Komisyon Tebligi'nde dikkate alındı. Teblig, bir istihdam yaratıcısı olarak turizmin potansiyelini kullanmaya ve Avrupa turizminin rekabet gücünü iyileştirmek ve politika öncelikleri belirlemek için bir Topluluk stratejisi geliştirmeye yönelik tedbirler öngörüyordu. Turizm ve Istihdam üzerine 21 Haziran 1999 tarihli Konsey Sonuçları, bilgi, insan
becerilerinin geliştirilmesi, çevrenin korunması ve sürdürülebilir kalkınma ve turizm ürünlerinin kalitesi gibi bazı öncelikli alanlarda Üye Devletler ve Komisyon arasında işbirliginin önemini vurgulayarak yeni stratejiyi teyit ediyordu. Turizm politikasının istihdam politikası ile eşgüdümlenmesi, birkaç yıldan beri politik gündemin üst sıralarında olmuştur. Ayrıca, gelişmeler, (rekabet, çevre, tüketici hakları, vs. gibi) başka alanlarla ilgili olarak turizmin önemini açıkça göstermektedir. Böylece, turizm alanındaki faaliyetler, diger AB politikaları çerçevesinde en önemli rolü oynar. Turizme yönelik finansmanın çogu, sözkonusu diger politikalar çerçevesinde temin edilmektedir. Diger politikalar turizmi nasıl
destekler?

TOPLULUK HEDEFLERİNE BİR KATKI OLARAK TURİZM

Insanlar, sınır kontrolleri olmaksızın, Avrupa havalimanlarında çifte rezervasyonlar veya
gecikmeler olmaksızın, otel rezervasyonunun haber vermeden iptal edilmesi sözkonusu olmaksızın Avrupa'da seyahat etmek, mavi bayrak taşıyan güvenli bir plajda yüzmek veya
adil muamele gören personel tarafından hizmet edilmek ister. Sadece birkaçını belirtmek gerekirse, rekabet, tüketici hakları, çevrenin korunması, işyerinde mesleki güvenlik ve saglık, turizm sektörünün gelişimi üzerinde dolaysız veya dolaylı etkisi olan AB politikalarıdır. Bu nasıl gerçekleşir?

Serbest dolaşım: turistler için kolaylık
AB'nin en büyük başarılarından biri, bütün Topluluk ülkelerinde kişilerin, malların, sermayenin ve hizmetlerin serbest dolaşımını saglamaktır. AB ülkeleri arasında sınır
kontrollerinin kaldırılması, Avrupa Tek Pazarı'nın temel unsuru olmuştur. Avrupalı vatandaşların çogunlugu için, dolaşım serbestligi hakkı, turist olarak seyahat ederlerken
kullanılır. Şimdi, AB vatandaşları Avrupa'nın her yerinde rahatça seyahat edebilmektedir.

Rekabet gücünün ve istihdamın teşviki
Avrupa turizm sektöründe, GSYH (% 5.5), istihdam (toplam istihdamın % 6'sı) ve dış ticaret(hizmetler ticaretinin yaklaşık üçte biri) bakımından AB ekonomisine önemli bir katkı yapan Küçük ve Orta Boy Işletmeler(KOBI) hakimdir. Turizm sektörünün ekonomik önemi nedeniyle, AB, Avrupa turizminin gelişebilmesi için elverişli bir ekonomik ortamın şartlarını teşvik etmiştir:

Küçük ve orta boy turizm işletmeleri için fırsatların çoğaltılması:
Avrupalı KOBI'lerin rekabet gücünü iyileştirmek için AB düzeyinde eylemler başlatılmıştır. Örnegin, turizm
işletmeleri, piyasadaki fırsatlarını geliştirmek için onlara bilgi saglayarak işletmelere yardım
eden "Avrupa Bilgi Merkezi" şebekesinden yararlanabilirler. Ayrıca, "BC-NET" şebekesi,
işlerini geliştirmek için ortaklar arayan işletmelerin uluslararasılaşmasını ve işletmelerarası işbirligini teşvik etmektedir. 1996 yılında kabul edilen ve 1997-2000 dönemini kapsayan, KOBI'ler için Üçüncü Çok-Yıllı Programın uygulanmasıyla başka fırsatlar da saglanmıştır.

Ulaştırma alanında tedbirler, rekabet gücünü takviye etmenin bir başka yoludur:
Turistlerin çogu başlıca seyahat yöntemi olarak arabayı tercih etseler de, havayolu ulaşımının serbestleşmesi Avrupalı turistler için fırsatları çogaltmıştır: bundan elde edilen sonuçlar, daha iyi baglantılar, daha fazla seçme imkanı ve daha düşük bilet ücretleri olmuştur. Bunun yanında, havayolu rezervasyonlarının çogunun yapıldıgı CRS sistemindeki iyileşmeler, daha büyük bir şeffaflık ve etkinlik getirmiştir. Internet temelinde, bu sistem
şimdi köklü degişimlerden geçmektedir.

Euro'ya geçiş:
Turizm sektörü farklı para birimlerinde iş yapmaya mecbur oldugundan, Euro'nun uygulamaya konulması, sadece turizm sektöründe rekabet gücünü arttırmayacak, aynı zamanda işletmeler arasında rekabeti de arttıracaktır. Euro ile, turistler, fiyatların şeffaflıgından ve mukayese edilmesinden istifade edebilecektir. Tek para, Avrupa ülkeleri arasında kambiyo komisyonundan dogan maliyetleri azaltacaktır. Ayrıca, Euro bölgesindeki ülkeleri ziyaret etmek için gerekli olan para birimlerinin azalması sonucunda, AB dışındaki ülkelerden seyahatler de kolaylaşacaktır. Ekonomik ve Parasal Birlik ve Euro'ya geçiş, faaliyetlerini AB'nin tamamına yaymak için yeni fırsatlarla beraber, turizm şirketleri açısından önemli stratejik, teknik ve örgütsel meydan okumalar getirecektir. Avrupa Komisyonu, KOBI'lere özellikle dikkat göstererek, turizm işletmelerinde Euro'nun sorunsuz
bir şekilde uygulamaya sokulmasını saglamak için etkin bir çalışma içindedir.

Turizm sektörünün çağdaştırılması:
Bilgi iletişim teknolojileri ve egitim. Turizm sektörünün çagdaştırılması, rekabet gücü açısından çok önemli bir faktördür. Öncelikle, ögretmen ve ögrenci hareketliligi, mesleki egitim yöntemleri geliştirilmesi ve stajyer
degişimleri için destek saglamış olan Socrates ve Leonardo Programları çerçevesinde, ögrenim ve mesleki egitim desteklenmiştir. Aynı amaçla, yeni bilgi iletişim teknolojilerinin (BIT) geliştirilmesine veya araştırmanın teşvik edilmesine yönelik AB çabaları söz konusudur. Internet üzerinde çevrimiçi pazarlama ve bilgi hizmetlerinin dogması, turizm sektöründe köklü degişimlere yol açmaktadır. BIT kullanımı, özellikle pazarlama ve
rezervasyon açısından, turizmin işleyiş şeklini köklü bir biçimde degiştirecektir. Yeni teknolojilerin Avrupa turizm sektörünün rekabet gücü üzerindeki stratejik etkisinin bilincinde olarak, "Impact II" ve "Telematics" gibi programlar, turizm hizmetleri için teknoloji uygulamalarını ve demonstrasyon faaliyetlerini finanse etmiştir.

Işçi hareketliligini kolaylaştırmak amacıyla, Avrupa Ekonomi Alanı'nın kamusal istihdam servisleriyle işbirligi içinde Komisyon tarafından kurulmuş olan Avrupa Istihdam
Servisleri'nin (EURES) artan kullanımı yoluyla sonuçlar kaydedilmiştir. EURES yoluyla, 450 danışman içeren bir şebeke, işçilere, iş mevcudiyeti ve sosyal güvenlik hakları konusunda yardım ve rehberlik saglamaktadır.

Bölgesel Kalkınma: azgelişmiş bölgelerde turizmi teşvik etmek
AB Üye Devletleri arasında ve hatta tek bir Üye Devletin bölgeleri arasında ekonomik ve sosyal kalkınma düzeyleri açısından farklar vardır. AB Bölgesel Politikası, AB'nin her yerinde eşit fırsatlar saglamak için bu dengesizlikleri azaltmayı hedeflemektedir. AB, bölgesel dengesizliklerin azaltılması ve istihdamın teşvik edilmesi için turizmin katkısını kabul etmiştir. Bu husus, Avrupa yapısal politikaları ve Topluluk girişimleri çerçevesinde
desteklenen tedbirlerin sayısı ile ve, özellikle, 1 Temmuz 1999'da kabul edilmiş olan, "yerel kalkınma için avantajlar sunan önemli potansiyele sahip bir alan" olarak turizme dikkat gösteren, 2000-2006 dönemine ait Yapısal Fonlar Programlarına ilişkin Komisyon rehberi
ile daha şimdiden gösterilmiştir.

Yapısal fonlar ve özellikle Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF), turizm için en önemli AB mali yardımını temin ederler. Eylemlerin çogu, altyapının (yollar, havalimanları, vs.) geliştirilmesi, mesleki vasıfların arttırılması, turizm işletmelerinin geliştirilmesi, konaklama ve diger turizm tesislerinin ıslah edilmesiyle ilgilidir. Bununla beraber, Yapısal Fonlar, turizmin
gelişmesine daha geniş bir anlamda da katkıda bulunurlar. Örnegin kırsal alanlarda, kırsal çerçevenin korunmasına, yerel kültürel geleneklerin ve becerilerin sürdürülmesine köylerin yenilenmesine ve "eko-turizm", "spor turizmi", vs. gibi yeni kırsal turizm pazarlarının gelişmesine katkı yaparlar.

Çiftçilerin, turizm sektörüne girerek faaliyetlerini çeşitlendirmeleri için de Yapısal Fonlar'dan
destek saglanmıştır. Tarım sektöründe istihdamın azalması, kırsal alanlar için alternatif gelir
kaynakları bulma çabalarına yol açmıştır. Bir alternatif olarak "kırsal turizm" veya "agriturizm"
teşvik edilmektedir. Turizm, balıkçılıga bagımlı olan kıyı bölgelerinin veya eski madencilik sahalarının ekonomik yenileşmesine de yardım etmiştir. Bu amaçla, "Pesca"
veya "Konver" programlarından fon saglanmıştır.

Turizm sektörü, Ispanya, Portekiz, Irlanda ve Yunanistan'da çevrenin korunması ve ulaştırma altyapısının iyileştirilmesi amacıyla Kaynaşma Fonu vasıtasıyla da desteklenir.

Turizm Sektöründe Mesleki Güvenlik ve Sağlık
Garsonlar, şefler, turist rehberleri, turist operatörleri, otobüs şoförleri, egiticiler ve animatörler, turizm sektörünün mevsimlik niteligine ve farklı çalışma saatlerine ve şartlarına tabi işçilerdir. Istihdam veya sosyal politika alanında Topluluk tedbirleri, turizm sektöründe çalışan dokuz milyondan fazla insanı ilgilendirir. Işçilerin temel sosyal haklarına ilişkin
Topluluk Şartında başlıca ilkeler ortaya konulmuştur. AB bu Şart yoluyla, işgücü piyasasına ve yaşama ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik tedbirler için rehber ilkeleri koymaktadır. Sosyal alandaki bazı AB yasal düzenlemeleri, sektörün mahiyeti nedeniyle, turizmi de dogrudan ilgilendirir.Geçici ve yarımgün işçiler için işyerinde saglık ve güvenlik üzerine mevzuat çıkarılmıştır.Vardiyalı çalışma için asgari dinlenme süreleri ve şartları koyarak, yaşama ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi de saglanmıştır. Söz konusu mevzuat, başka düzenlemeleryanında, 48 saatlik bir azami çalışma haftası öngörmekte, fakat acil durumlarda, azami 6hafta süreyle, bir ölçüde uzatmaya izin vermektedir.

Şirketlere özgü faaliyetlere ek olarak, AB düzeyinde sektörel diyalog vardır. Avrupa'daki oteller, restoranlar ve kafeler ulusal birliklerinin (17 ülkede 30 birlik) konfederasyonu olan Hotrec, işçileri temsil eden kuruluş olan ECF-IUF kuruluşu ile bir araya gelmektedir.

Tüketici hakları: turistlerin korunması
Genellikle, birçok turizm ürünü, tatiller, seyahat hizmetleri, turlar bir başka ülkede gerçekleştirilen faaliyetlerdir. Turist geldigi yerin dilini veya yerel satış adetlerini bilmeyebilir. Bir uçakta aşırı rezervasyon durumunda bir yolcuya tazminat verilmesi gerekmez mi? Işte bunlar, seyahat ederken turistlerin çıkarlarını etkileyen özel sorunlardan bazılarıdır.
Avrupa'da turistlerin korunması, turizmin tüketici politikasıyla bütünleştirilmesine yönelik
genel AB taahhüdünü açıklar. Bu amaçla, turistlere haklarıyla ilgili daha fazla bilgi saglanmasını veya tüketici korumayı iyileştiren hukuki araçların pekiştirilmesini hedefleyen eylemler sözkonusudur. Topluluk, otellerde yangın güvenligi hakkında tedbirler kabul etmiş ve tatil paketleri ve tur paketleri ile ilgili yasalar için asgari standartlar belirlemiştir. Bu
hükümlere göre, örnegin, hareket öncesinde turiste ayrıntılı bilgi verilmeli veya turist, kendisi onaylamadıkça degiştirilmesi mümkün olmayan bir sözleşme ile korunmalıdır. Pekçok turizm faaliyetinin uluslararası niteligi gözönüne alındıgında, adalete erişim ile ilgili
başka tedbirler de alınmıştır. Bu konu, ciddi sorunlar yaratabilmektedir.

Özürlülerin bütünleşmesinin kolaylaştırılması
Seyahat etmek ve tatile çıkmak, özürlü veya yaşlı insanlar için daha zordur. Boş zaman faaliyetlerine erişim, içinde bulundukları şartlara baglıdır. Bu nedenle, tekerlekli
sandalyelere erişim, tuvalet ve banyoda özel tesisatlar, özel donanımlı arabalar, bakım ve tıbbi destek, özürlü insanların da turizmden yararlanmalarını saglayan tedbirlerden bazılarıdır.

Yapılan düzenlemeler arasında, belli başlı özürlülük tiplerine ilişkin bir anlayış ve tatminkar turizm hizmetlerinin nasıl verilecegi konusunda bilgi saglamak amacıyla, "Avrupa'yı Özürlü Turistler için Erişilebilir Kılmak" başlıklı, turizm sektörüne yönelik bir elkitabı yayımlandı. Ulusal ve yerel düzeyde daha büyük dikkat yanında, turizm sektöründe bu konulara ilişkin
artan bilinçlenme, geçmişte turizm imkanlarından yararlanmaları çogu zaman mümkün olmamış kişilere bir fırsat eşitligi saglanmasına katkıda bulunacaktır.

Çevrenin korunması
Finlandiya'da bir ormanda yürümenin veya Portekiz'de bir Algarve plajında dolaşmanın keyfi, ancak çevrenin korunmasıyla mümkündür. Turizm ve çevre arasındaki dogrudan
baglantı artık geniş ölçüde kabul edilmektedir.

Avrupa Birligi'nin Beşinci Çevresel Eylem Programı, turizmi, çevre için potansiyel bir tehdit olarak belirledi. Buna göre, Topluluk çevre politikası, turizm sektörüyle genel olarak ilgilidir ve deniz suyunun kalitesini saglamaya, havayı kirleten emisyonları azaltmaya veya kentsel çevreyi iyileştirmeye yönelik tedbirleri içerir.

Kitle turizminin daha iyi planlanması ve yönetilmesi, sürdürülebilir turizm kalkınması ve turistlerde çevre bilincinin arttırılması, AB'nin ilgilendigi temel konulardır. Uygulamada bu, AB finansmanı yoluyla uygulanmıştır: Yapısal Fonlar çerçevesinde, turizm sektöründe bir proje geliştirmek için destek arayan herkes, en iyi çevresel seçenekleri hesaba katmalıdır.
Bu fonlar, çevresel bakımdan sürdürülebilir turizm şekillerinin gelişmesine olumlu katkı yapabilir. Özellikle de kaliteli bir dogal çevrenin turistler için cazip unsurlardan biri oldugu kırsal alanlarda. Ayrıca, mevcut mevzuata göre, turizmi dogrudan etkileyen bazı kamu veya
özel sektör projeleri için çevresel etki degerlendirmeleri de yapılmalıdır.

Turizm ve kültür arasındaki işbirliğinin arttırılması
Avrupa mirası ve daha genel olarak Avrupa kültürü, haklı olarak, turizmin en eski ve en önemli yaratıcılarından biri kabul edilir. Bu miras ve kültür, dünyanın her yerinden gelen ziyaretçiler için Avrupa şehirleri ve bölgelerinin cazibesine katkıda bulunmaya devam eder
ve Avrupa kimligi bilincini aydınlatır. Topluluk tarafından alınan bir kararda şöyle denilmektedir: "Topluluk eylemi, kültürel mirasın turizm için önemini aydınlatmayı ve Avrupalıların kültürleri, gelenekleri ve yaşam biçimlerinin daha fazla tanınmasını saglamayı hedefler." Müzeler için destek verilmesi ve tarihsel binaların otellere veya başka konaklama
tesislerine dönüştürülmesi gibi çeşitli eylemler söz konusudur. Ayrıca, konser salonları, tiyatrolar ve kitaplıklar gibi kültürel merkezler için mali yardım yapılır. Kentsel yenilenme programları kapsamında, çogu zaman, tarihsel şehir merkezlerinin korunması da yer alır.
Bütün bu desteklerden en çok yararlanan sektör turizmdir. Çagdaş kültür ile ilgili olarak, Avrupa Birligi, bir Avrupa boyutu içeren ve en az üç üye ülkeden katılımcıların yer aldıgı kültürel etkinlikleri veya faaliyetleri teşvik etmek için, Avrupa Kültür Şehri, Avrupa Kültür Ayı ve Kaleidoscope Programlarını desteklemeye devam etmiştir.

AVRUPA-AKDENİZ ORTAKLIĞI: AB VE TÜRKİYE ARASINDA TURİZM İŞBİRLİĞİ ÇERÇEVESİ

Turizm, Türkiye ekonomisinde önemli bir rol oynar. Otelcilik ve ikram sektöründe yarım milyona yakın insan istihdam edilmektedir. Dış ticaret kazançları açısından, turizm gelirleri, Türkiye'nin 1998 yılındaki cari hesap girdilerinin % 11,4'ünü teşkil eder. Kapadokya,
Istanbul, Antalya, Efes veya Ege ve Akdeniz sahili gibi yerler, Türkiye'de turistlerce en fazla ziyaret edilen yerlerden bazılarıdır.

Turizm, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ve sosyal ilişkilerin güçlenmesinde de önemli rol oynar. Bunu dikkate alan AB, aralarında Türkiye'nin de bulundugu on iki Akdeniz ülkesi ve AB arasında ortaklık kuran, Aralık 1995'te Barcelona Bildirgesi ile tesis edilen Avrupa-
Akdeniz Ortaklıgı çerçevesinde işbirligini geliştirmeye çalışmıştır. Bu ortaklıgın üç hedefi vardır: ekonomik ve mali işbirliginin geliştirilmesi, siyasi diyalog ve güvenligin güçlendirilmesi; sosyal, kültürel ve beşeri boyut üzerinde daha çok durulması. Bu çerçevede, 1995 yılında Kazablanka'da toplanan turizm bakanları, Akdeniz Turizm Şartı'nı kabul ettiler. Öngörülen işbirligi eylemleri, özellikle bilgi, tanıtım ve egitimle ilgiliydi.
Avrupa-Akdeniz Ortaklıgı'nın başlıca finansal aracı olan MEDA kapsamında projeler finanse edilmiştir. MEDA, tüm ortaklar tarafından Haziran 1997'de kabul edilmiş olan, turizm istatistikleri üzerine Avrupa-Akdeniz işbirligi programı ("Medtour") gibi projeleri desteklemiştir. 2000 yılına kadar devam eden bu üç yıllık programda, bütün ortaklar, turizm alanında istatistikler için katkı yapmaktadır. Bölgesel işbirligi yanında, AB, Türkiye'de turizm sektöründe bir mesleki egitim programını da finanse etmiştir. Program, 1997'den 1999'a kadar devam etmiştir. Projenin amacı, otelcilik sektöründe hem şimdiki hem de gelecekteki çalışanlar için egitim konusunda Türkiye Turizm Bakanlıgı'nın çabalarına katkıda bulunmaktır. Hedefler arasında, otel yöneticilerinin egitici olmak üzere egitilmeleri ve Türkiye için teşvik edilen otel tesislerinde egitim programları uygulamakta yardım etmek
üzere gerekli ögretim malzemeleri ve örgütleme becerilerinin saglanması da vardır. Proje için toplam 2,4 milyon euro ayrılmıştır.

AVRUPA BİRLİĞİ'NİN GENİŞLEMESİ: TOPLULUK MÜKTESEBATININ BENİMSENMESİ

Avrupa Birligi, halen 15 üyeden oluşmaktadır, fakat Avrupa bütünleşmesinde yeni bir aşamaya giren AB kapılarını yeni üyelere açmaktadır. Oniki ülke - Bulgaristan, Çek
Cumhuriyeti, Estonya, Kıbrıs, Latviya, Litvanya, Macaristan, Malta, Polonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya - AB'ye katılma hazırlıklarını sürdürmektedir. Türkiye'nin Avrupa Birligi'ne katılmak üzere aday ülke olarak ilan edildigi 10-11 Aralık 1999 tarihindeki Helsinki
Zirvesi'nde Avrupa Bütünleşmesine dogru en son adım da atılmıştır.

Genişleme sürecinde, Türkiye ve diger aday ülkeler, kendi mevzuatlarını, Avrupa Birligi'ni oluşturan bütün hukuki araçlar, politikalar, hukuki çerçeve ve kurumsal yapı demek olan "Topluluk Müktesebatı" ile uyumlulaştırmak zorundadır. Katılım için hazırlık yapılırken ilgili
Topluluk ve Birlik mevzuatı ve bunun aday ülkelerdeki uygulaması incelenmektedir. Topluluk Müktesebatının benimsenmesi için önceliklerin belirlenmesini müteakip, Türkiye ile Avrupa Birligi arasında bir katılım ortaklıgı tanzim edilecektir. Türkiye, Topluluk programlarına ve ajanslarına da katılma fırsatına sahip olacak ve katılım öncesinde mali yardım alacaktır. Bugüne kadar, Komisyon, diger aday ülkelerin ilgili ulusal makamlarıyla işbirligi içinde, turizm alanında Topluluk faaliyetinin finansman ve mevzuat ile ilgili olası sonuçlarını degerlendirmiştir.
Avrupa Birligi, turizmin kültürel, ekonomik ve sosyal yönlerden önemini kabul etmiştir. Bütün
bunlar, turizmin Topluluk hedeflerine getirdigi faydaların içine girmektedir. Avrupa Parlamentosu'nun bir kararında belirtildigi gibi, "Topluluk'un ekonomik büyümesi için bir
sektör olarak çok önemli olan turizm, aynı zamanda, kültür, topografya ve yaşam tarzı çeşitliliginin tanınmasını ve bölgesel eşitsizliklerin azaltılmasını kolaylaştıran inkar edilemez bir sosyal faktördür."

BİLGİ KAYNAKLARI

Avrupa Komisyonu Turizm Genel Müdürlügü

AB Turizm politikası kapsamındaki alanlar Turizm ve KOBI'ler

Turizm ve Euro

Tüketicilerle ilgili konular

1997- 1998 Avrupalılar tatilde - Eurobarometer araştırması

COM(97) 332 final Turizmi etkileyen Topluluk Önlemleri

Turistler için rehber

Avrupa Turizmi- Iş alanları için yeni ortaklıklar (Ekim 1998 - Turizm ve Istihdam Yüksek Düzey Gurubunun Tavsiye ve Sonuç Belgesi

Turizm Şirketleri için Euro'ya hazırlık elkitabı

Euro ve Turizm konulu Konferans: Iş dünyası için fırsatlar ve stratejiler (18.10.1998):

Turizmle ilgili Avrupa-Akdeniz Işbirligi üzerine 13 Mayıs 1996 tarihli Konsey Kararı

Komisyon'un Yeşil kitabı: "Birligin Turizm alanındaki rolü": COM(95)97


Vizeler için tek bir format belirleyen 29 Mayıs 1995 tarihli Konsey Yönetmeligi

Vatandaşların, Üye Devletlerin dış sınırlarını geçerken vize kaşıması gereken üçüncü ülkelerin belirlenmesine ilişkin 25 Eylül 1995 tarihli Konsey Yönetmeligi

Kalkınmakta olan ülkelerde sürdürülebilir turizmin gelişmesine destek olmak için Avrupa Toplulugu stratejisi: COM(1998)563 final

Avrupa Parlamentosu Bilgi Raporları



Okuyucu Yorumları
 Şükrü Çelik31.10.2002 - 14:18
 Giremeyiz, almazlar , hazır değiliz, yetersiziz.... Onur kırıcı hal alan bu kaos ve beklentiden kurtulup kendimize dönüp aynada bakmamız ve nelerin yanlış olduğunu görmemiz gerekir. Almışlar almamışlar çok önemli değil deme gücümüz varsa o zaman kazandık demektir. Avrupa’ya gireceğiz diye onların her dediği makyajı yapmaya kalkarsak maymuna döneriz. Aynanın karşısına geçecek esaretimizde kalmaz.. Kimsenin kuklası ve şamar oğlanı olmamak, en onurlu yöntemdir. Nasıl olacak ; ---Tanıtım : Yurt dışında o ülkenin yabancı dilini dahi konuşamayan temsilcilerle mi, Ülkemiz aleyhine yapılan propagandalara sesi çıkmayan sistemsiz dış siyasetle mi ? Gireceğiz. ---Eğitim : Özel eğitim kurumlarını ölçek olarak saymamak kaydı ile ..40-50-60 kişilik sınıflarda okuyan ilköğretim kurumları ile mi ? İlkokula dönmüş üniversitelerle mi ? Gireceğiz. Beş kuruş parası olmayan WC ‘leri amonyak kokan, sabunsuz okullarla mı ? Gireceğiz. ---Sağlık : her polikliniğinin kapısında sabaha karşı kuyruğa giren bir doktoru bekleyen 120 hasta ile mi ? , yoksa 6 aydan 2 yıla kadar ameliyat sırası verilen sağlık sistemi ile mi ? Gireceğiz yoksa arapsaçına dönmüş sosyal güvenlik örgütleri (SSK, BAĞKUR,DEVLET HAST)ile mi ? ---Ulaşım: Demiryolunun, raylı sistemlerin , deniz taşımacılığının adı bile anılmayan, her gün onlarca hatta yüzlerce insanın öldüğü, altyapısını bırak !! üst yapısı olmayan taşıma ve ulaşım sistemi ile mi ? Gireceğiz. ---Kitler : Hortumlanan bankaları , on binlerce insanın gereksiz yere isdihdam edildiği siyasi arena ve arpalığa dönen her gün zarar eden fabrika yada işletmelerle mi ? Gireceğiz. --Yargı-Adalet : Sağlıkta olduğu gibi insanların yıllarca beklemek zorunda olduğu ‘’yerini bulamayan hak -adalet’’ ve ‘’yargı’’ sistemi ile , yargılanamayan kamu görevlileri ve ‘’Benim halkım’’,’’Seçmenin’’ diye diye kendini onların üzerinde egemen güç gören vekilleri ile mi ? Gireceğiz. ---Demokratik Kitle Örgütleri : Demokratik ölçeklere uymayan ve çıkar yuvaları haline dönüşen partiler, dernekler, kooperatifler, odalar, federasyonlar ve konfederasyonlarla mı, ve de bunların hiç mi hiç talep etmedikleri demokratik toplum hakları ile ve sesi çıkmayan örgütsüz tepkisiz toplum ile mi.? ---Rüşvet –Torpil : Herkesin bildiği ve sesini bile çıkarıp mücadele etmediği ahlak çöküntüsü ile mi ?. Sonuçta örnekleri çoğaltmak .Temelde önemli olan yaşanabilir, örgütlü, kimlikli, kişilikli toplum bireyleri yaratarak , kendi eksiklerimizi düzeltmek Avrupa’nın zoru yada onların boyunduruğuna girip ‘’ daha neler yapalım ‘’ diye onlara sormadan onlardan beklemeden çözümleri kendimizde arayıp makyajımızı kendimizin yapmamız gerekir. Ülkemizi düze çıkarmanın yolu kendi ellerimizdedir. Onursuzca yardım dilenmeden ,onlardan beklemeden .

 kiddrapid furkan kereci21.5.2007 - 2:58
 bu SUKRU CELIK adli arkadasa katilmamak isterdim ama enazindan kendime durustum..maalesef reel seylerden bahsetmis:(