www.boyut.com.tr  15/3/2010   Toplam Okuyucu: 36382254 |  Bugünkü Okuyucu: 9881 | On-Line: 113 |  Son Güncelleme: 12:43
 
   
 
• Favorilerime Ekle
• Turizmde Kim Kimdir?
reklam
Google
turizmdebusabah
Web
Sabiha Paktuna Keskin
Otel Rezervasyonu

<<< TURİZMDEBUSABAH.COM ANA SAYFA  
Yazıcıya Gönder    Haberi Gönder Yorum Yaz
HABERİ PAYLAŞ
Nedim Atilla  / Akşam Gazetesi İzmir Temsilcisi
16.11.2009 11:40

İzmir Ticaret Odası'nın Girit seferi

Savaştıktan 8 yıl sonra Atatürk'ü Nobel Barış Ödülüne aday gösteren Venizelos'un anıt mezarını doğduğu ve çok sevdiği Hanya'ya hâkim tepede ziyaret ederken bu önemli liderden günümüzün Başbakanı Yorgo Papandreu'ya uzanan süreçte Türk-Yunan ilişkilerini düşünüyorum.


Venizelos'tan sonra; göreve gelmiş Yunanistan Başbakanları içinde 'Türkiye'ye en dost' lider Papandreu'nun, İstanbul'a gelir gelmez 'eski ve sıkı dostu' İsmail Cem'in mezarına bıraktığı Samos'ta birlikte diktikleri zeytin dallarını...

Antik çağdan beri değişmediği için 'tarihin doğrulaması' dediğimiz bir gerçek var: Birbirleriyle ticaret yapanlar, ya da kültür alışverişinde bulunanlar asla savaşmıyorlar...

İzmir Ticaret Odası'nın düzenlediği Girit İş buluşmasına turizm damgasını vuruyor öncelikle... Turizmde Türkiye'nin daha ucuz olması onları düşündürüyor. Ortak turizm destinasyonları gündemde... Ama böyle bir ortaklık, "Schengen vizesi" varken nasıl gerçekleşebilir ki? Gelişmesi için çok çaba harcanan ilişkilerde vize söz konusu olunca Yunanlı dostlarımız yere çeviriyor bakışlarını... İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, bu konuda güzel bir örnek veriyor:

"AB'nin, Nikaragua, Panama, Andora gibi ülkelerin vatandaşlarına bile 90 günlük vizesiz ziyaret izni veriliyor. Bize bırakın 90 günü, ticaret kesimine dahi vizelerde zorluk çıkarılıyor, işadamlarımız birçok gereksiz prosedürden geçiyor, çoğu kez bir kaç günlük vize verililiyor."

Türk-Yunan Ticaret Odası Başkanı Panagiotis Koutsikos da, iki ülke arasında işbirliğinin gelişimi için vize sorununun kalkması gerektiğini, bu konuda iki ülkenin de çaba göstermesi gerektiğini söylüyor ve ekliyor:

"Bunu yapmamız için Türkiye'den geçiş sağlayan mültecilerin bir şekilde durdurulması gerek..."

Koutsikos açıkça, "Mülteciler meselesini çözün, Schengen için AB'ye baskı yapalım" diyor.

Türkiye ile Yunanistan arasında 300 milyon dolar olan ticaret hacmi 3.5 milyar dolara çıkmış. Hem de gelişme Türkiye'nin lehine... Demirtaş önümüzdeki beş yılın hedefinin 10 milyar dolar olduğunu dile getiriyor... Bu gezinin masrafı özel uçak kiralanmak zorunda kaldığı için 50 bin dolar civarında, ama hedefe ulaşmada devede 'tüy' gibi bir gider bu...

İlk durağımız Heraklion... Girit, Osmanlı toprağı iken biz 'Kandiya' derdik. Çok ama çok sonraları, 1930'larda antik çağın kahramanı Herakles'n kenti anlamında Heraklion dediler buraya... Heraklion Ticaret Odası Başkanı Nikitas Dolapsakis de umutlu gelecekten, ikili anlaşmadan sadece ekonomik değil kültürel işbirliğinin de doğacağını, iki ülke işadamlarının ortaklık sağlaması halinde global pazarda çok başarılı olabileceklerine inandıklarını dile getiriyor.

İkinci gün Hanya'ya geçiyoruz. Heraklion'u İkinci Dünya Savaşı'nda Almanlar o kadar bombalamışlar ki, kentte tarihsel miras adına pek bir şey kalmamış... Ama Hanya öyle mi? Hanya'ya bakınca gözünüze önce minareler çarpıyor... Adanın Osmanlı kimliğini koruyan önemli iki şehrinden biri... Diğeri de Resmo... Yeni adıyla Retimno... Hanya Ticaret Odası Başkanı Evangelos Spanudakis her zamanki sıcaklığında, "Bizler acıları bir kenara bırakıp tarihi artık yeniden yazmalıyız. Bunu cesaretle yapacağız" diyor... "Ben sizleri önyargısız ileri görüşlü kişiler olarak ağırlıyorum" diyen Spanudakis, "Sizlere resmi olarak hoş geldiniz demek istemiyorum. Sizleri bu şehrin anıtlarıyla tarihiyle karşılıyorum. Ege'nin daha önceden kanla kaplanmış olan toprakları geride kaldı. Önyargımız, korkularımız olmadan iki ülkenin barış içinde yakınlaşacağına inanıyorum. Sosyal açıdan bizim vatandaşların her mertebede tarihi anıları var. Fakat biz onları tarihin geçmişine gömüp bu günün realitesi ile karşılaşarak görmeyi arzuluyoruz" deyince salondan alkışlar yükseliyor.

Heraklion'da olduğu gibi Hanya'da da Spanudakis ve arkadaşları, İzmir'den gelen iş adamlarıyla daha çok ticaret nasıl yapacaklarını hararetli bir şekilde tartışıyorlar. Önemli işbirlikleri için adımlar atılıyor.

Ekrem Demirtaş'ın umut dolu sözleri ile bitirelim biz de bu seyahatin notlarını: Çinliler 'Büyük yolculuklar küçük adımlarla başlar' der... Biz birlikte bu büyük dostluk yolculuğuna katkı koymaya devam edeceğiz. Çocuklarımızın birbirine aşık olmasını ve ortak olmasını istiyoruz.



Okuyucu Yorumları
 vural kugu16.11.2009 - 12:34
 Yunanlilarla, bir birimize benzedigimiz icin bazen zorluklar cikiyor . En onemlisi politikacilarin anlasmasi Istanbulda 1955 lerde ve 1970 de ,cikan durumlar iki tarafin o gunlardeki hukumetinin sorumlulugudur.Dini bir tarafa birakarak cok iyi anlasirsak ,durumdan iki tarafada buyuk menfaatler temin eder .Hayat yeteri kadar zor, sevmek varken niye kavga edelim?selamlar.