www.boyut.com.tr  4/7/2009   Toplam Okuyucu: 30114207 |  Bugünkü Okuyucu: 8486 | On-Line: 108 |  Son Güncelleme: 09:37
 
   
 
• Favorilerime Ekle
• Turizmde Kim Kimdir?
reklam
Google
turizmdebusabah
Web

<<< TURİZMDEBUSABAH.COM ANA SAYFA  
Yazıcıya Gönder    Haberi Gönder Yorum Yaz
18.12.2008 14:27
 

İstanbul'u "Sivaslı Cindy" tanıtacak

Türkiye'nin 2009 tanıtım kampanyası açıklandı. İstanbul'un yaşayan yüzü olarak 'Sivaslı Cindy' Tülin Şahin kullanıldı. Her destinasyon için ayrı sloganlar belirlendi. TBS'nin sorusu üzerine Bakan Günay, Türkiye'yi kapsayan ortak slogan üzerinde çalışıldığını söyledi.

Resimleri büyütmek için üzerine tıklayabilirsiniz.
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]
[]



Eda ÖZSOY / TurizmdeBuSabah

Türkiye'nin merakla beklenen 2009 tanıtım kampanyası, İstanbul Swissotel'de Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın başkanlığında düzenlenen, bürokratlar ve turizmin önde gelen isimlerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda açıklandı. Basın toplantısına hem bakanlık yetkilileri hem de turizm örgüt yetkilileri tam kadro katıldı. İhaleye kazanan firmalar, hangi bölgelerde nasıl çalışmalar yapacaklarını anlattı. Destinasyonlar için oluşturulan sloganlar beğenildi ancak henüz Türkiye'nin ortak sloganı belirlenmedi.


BAKAN GÜNAY: İLK ETAPTA BÜTÇEMİZ 100 MİLYON YTL

Toplantının açılışında 2008 yılını değerlendiren Bakan Günay, "Ülkemizi ziyaret eden turistlerin ülkeler bazında değerlendirmesi yapıldığında, Almanya'nın 10 aylık dönemde 4 milyon, İngiltere'nin 2 milyon sınırını aştığı, Rusya'nın ise yıl sonunda 3 milyon geçeceği görülüyor. 2008'de bugüne kadar 120 milyon doların üzerinde bir bütçeyle çok kapsamlı bir tanıtım kampanyası gerçekleştirdik. Bu seneki bütçemiz 100 milyon YTL. Ancak ek ödeneklerle bu sayı umuyoruz milyon dolarlara çevrilecektir. Yılsonu itibariyle turizmin ülke ekonomisine katkısının 20 milyar doların üzerinde olması bekleniyor" bilgisini verdi.

2009 ZOR BİR YIL OLACAK

Küresel kriz nedeniyle 2009'un turizm açısından zor bir yıl olacağını dile getiren Günay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Dünya Turizm Örgütü'nün 2009 yılı için dünyada ortalama büyüme beklentisi yüzde 0 ile 2 arasında. Ülkemiz bu ortamda, fiyat kalite dengesi açısından avantajlı olarak değerlendiriliyor. Firmaların krizi minimum olumsuz etkiyle atlatması için, turizme yönelik destekleme paketi çalışmalarını sürdürüyoruz."

İNTERNETİ ÖZEL PROJELERDE KULLANACAĞIZ

2009 tanıtım stratejilerini belirlerken dünyada yaşanan eğilimler ve gelişmeler doğrultusunda hareket ettiklerini anlatan Günay, dünyada 200 milyonun üzerinde Avrupalının seyahat kararını internet üzerinden verdiğine de dikkat çekti. Bakan bu nedenle interneti özel projelerde etkili bir mecra olarak kullanacaklarını anlattı. 2009'da Fransa'da Türk Mevsimi olarak kutlamalar yapılacağına değinen Günay, "Bu kapsamda Fransa'da çeşitli kültürel organizasyonlar düzenleyeceğiz" dedi.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi kapsamında kurulan ajans ile de koordineli biçimde çalışacaklarını anlatan Günay, bu konuda kapsamlı projeler geliştirileceğini açıkladı.

TANITIM İHALESİNE İLİŞKİN AYRINTILAR

2009 yılı reklam kampanyalarını yürütecek reklam ajanslarının seçimi için görev yapan Yurtdışı İhale Komisyonu, 20/24 Ekim tarihleri arasında Berlin'de bir araya geldi. Komisyon, 5 kültür ve tanıtma müşaviri gözetmen olarak görev yapan 1 öğretim üyesi, Reklamcılar Derneği, TÜRSAB, TÜROFED, TUREB, TUROB, TYD'den birer yetkilinin katılımıyla oluşturuldu. Yaklaşık 80 ülkede gerçekleştirilecek olan tanıtım ve halkla ilişkiler kampanyası, ocak ayı itibariyle başlatılacak.

HANGİ BÖLGEYİ HANGİ AJANS TANITACAK?

Yapılan çalışmalar sonucunda 2009 yılı reklam kampanyasını kazanan ajanslar ve bölgeleri şöyle belirlendi:

Amerika: Öykü Ajans
Almanya, Avusturya: Best Ajans
Rusya Federasyonu ve Ukrayna: Iconisus
Avrupa, Türk Cumhuriyetleri ve Balkanlar : dDf
Ortadoğu / Kuzey Afrika: Mediumrare / Inbar Konsorsiyumu
Uzakdoğu / Hindistan: B Tops

NEDEN TÜRKİYE'NİN ANA SLOGANI YOK?

Basın toplantısında ihaleye kazanan ilgili ajanslar, tek tek kendilerini tanıtıp, yapacakları projeleri anlattılar. Farklı bölgelere ait farklı sloganlar kullanılması dikkat çekti. Ancak toplantı sırasında Türkiye'nin henüz belirlenen bir ana sloganı olmadığı da ortaya çıktı.

TurizmdeBuSabah, basın toplantısı sırasında Bakan Günay'a "Neden Türkiye'nin sloganı yok" sorusunu yöneltti. Bakan Günay, "Haklısınız, ben de ilgili arkadaşlara ilettim. Her bir ajansın kendine ait çekici sloganları var ancak Türkiye'ye anlatan tek bir slogan henüz belirlenmedi. Bu toplantıdan sonra tüm ajans yetkilileriyle ortak bir toplantı yapıp, bu konuda bir çalışma yapılacak ve Türkiye için akıllarda kalacak bir slogan belirlenecek" cevabını verdi.

RUSYA'DA OTANTİKLİK ÖN PLANA ÇIKARILACAK

Iconisus'un tanıtım kampanyasını üstlendiği Rus pazarında geçen yıllarda olduğu gibi deniz/kum/güneş üçgeni üzerinde çalışmalar yapılacak. 6.5 milyon dolarlık bir bütçenin kullanılacağı pazarda 'otantiklik' teması vurgulanacak. Rus pazarında 'medeniyetlerin ana yurdu, aşkın merkezi, rüyaların ülkesi' sloganları kullanılacak. Ayrıca Karadeniz ve Bodrum gibi destinasyonlar da bu pazardaki müşteri kitlesine tanıtılacak.


Türkiye'nin 2009 yılında Uzakdoğu'daki tanıtımını ise B Tops ajansı üstlenecek. Ajansın seçtiği slogan ise "It's a Glamour of European & Asian Variety. It's a Turkey." Yani, "Asya ve Avrupa'nın birleşiminin yarattığı parlaklık. İşte burası Türkiye". Firma, iki kıtanın bileşkesi temasıyla Uzakdoğulu turistleri Türkiye'ye çekecek.

ALMANYA'DA SLOGAN: UNUTULMAZ....

Türkiye'ye en fazla turist gönderen ülkelerden biri olan Almanya ve Avusturya'da ise Best Weber ajansı kampanyalar hazırlayacak. Almanya'da bugüne kadar ağırlıklı olarak yapılan güneş, kum ve deniz tanıtımlarının yanında yeni büyüme potansiyeli olan alanlarda da tanıtım gerçekleştirecek. Firmamının 2009 yılı için seçtiği slogan Unforgettable, '(unutulmaz'. Bunun yanında alt slogan olarak da "Türkey...... my Holiday" Firma yetkilileri bu sloganla herkesin kendi ihtiyaçlarına göre Türkiye'de birşey bulacağıın anlatmak istiyor.


UNLİMİTED TURKEY

ABD pazarında çalışacak olan Öykü Ajans ise 'Unlimited Turkey' sloganıyla yola çıkacak. Bu slogan, tüm afişlerde şehir hayatı, insan dokusu gibi temalarla zenginleştirilecek.

Avrupa, Türk Cumhuriyetleri ve Balkanlar'da faaliyet gösterecek olan dDf ise 'so much tol ive, so much to love' sloganını kullanacak. Kişisel trendleri ön plana çıkaracak olan ajans, İstanbul tanıtımında Sivaslı Cindy olarak bilinen Tülin Şahin'i kullanacak. Tülin Şahin, İstanbul içinde yaptığı çeşitli aktivitelerle uluslararası arenada yer alacak.

TÜLİN, İSTANBUL'UN YAŞAYAN YÜZÜNÜ SİMGELEYECEK

dDF Yönetim Kurulu Başkanı Esra Ekmekçi, TurizmdeBuSabah'ın "Neden Tülin Şahin'i tercih ettiniz?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Tanıtımlarımızda özellikle İstanbul'un yaşanabilir bir kent olduğunu vurgulamak istiyoruz. Tülin ile birlikte genç, çağdaş ve dinamik bir insanın İstanbul'daki yaşam alanlarını vurgulamaya çalışacağız. Tülin alışverişte, Tülin, çay içerken, Tülin eğlenirken vs... Sonuçta uluslar arası dillere hakim olması ve 6 dil bilmesi de bizim için önemli bir faktördü. İstanbul'da yaşamla birleşen bir yüz olarak Tülin Şahin'i ön plana çıkarmayı tercih ettik."

Tülin Şahin de, "Türkiye'yi uluslar arası arenada tanıtmak benim için gurur verici bir olay. Kariyerimin en güzel günü bugün. Umarım bu kampanya, ülkem için çok faydalı olur" diye konuştu.

ORTADOĞU'DA TUBA BÜYÜKÜSTÜN ÖN PLAN ÇIKARILACAK

Ortadoğu'da yapılacak olan tanıtım kampanyalarında Arapların büyük bir ilgiyle izlediği Gümüş, Asi gibi diziler kullanılacak. Oyuncu Tuba Büyüküstün de, tanıtım afişlerinde kullanılacak. Ortadoğu pazarında slogan, "Live your dreams" olacak. Arap turistlere her şey dahil sisteminin avantajları anlatılacak ve daha uygun fiyatlara da Türkiye'de tatil yapılabileceği vurgulanacak.

İSRAİL'DE "BİR SONRAKİ TÜRKİYENİZ NE OLACAK?" SLOGANI

Türkiye, yılda 500 bin turistin geldiği İsrail pazarında ise farklı yönleriyle tanıtılmaya çalışılacak. Antalya'nın 'İsrail kumsalı' gibi olduğunu düşünen ajans yetkilileri, bu nedenle turistlere Pamukkale, Ege, Kapadokya gibi destinasyonları da aktarmaya gayret edecek. İsrail pazarında 'Bir sonraki Türkiyeniz ne olacak?' sloganı kullanılacak. Ülkemizde yapılabilecek faaliyetler, resimlerle turistlere aktarılacak.

TANITIM KAMPANYASI İLE İLGİLİ HER ŞEY BU DOSYADA.. TIKLAYIN..


Okuyucu Yorumları
 Vatandaş 15.4.2009 - 12:41
 YAZIK YAZIK YAZIK !!! Hey güzel ülkem ne yazık ki seni sadece dünyanın sayılı alanlarında tanıtabiliyoruz.Daha fazlasına malesef bütçemiz yetmiyor...Çünkü mantığımız stant kurmaya ,tv de reklam vermeye,yazılı basında yer almaya yetecek kadar sınırlı.Düşünebiliyor musunuz ,21.yüzyılda kullanılması planlanan en küçük reklam mecrası internet .O da birkaç tane portal adından ve prezentasyonda sadece 13 tane slide içerisinde ifade edilmiş sınırlı bir web adresinden ibaret bir reklam stratejisi.Sayın yetkililer, iş hayatımızın % 70 inden fazlası internet tabanlı gelişiyor.Mailsiz geçen dakikalarımız bile artık çok az.Ancak Türkiye 2009 tanıtım stratejisinde hiç mailing yapmayacak...Çünkü çok pahalı açık hava reklamları ,kısıtlı izleyicisi olan tv reklamları,kısıtlı kitleye ulaşabilen yazılı medya derken bütçede pay kalmamış.Oysa çözüm yolu bütün dünyada değişik dillerde tanıtıcı mailler atmak,tüm ziyaret alınan ülkelerin dillerinde web siteleri tasarlamak,her bir materyal içerisinde bu web adreslerini ön plana çıkarmaktadır.Lütfen bu dosyayı değiştirin.Milletin bütçesini de heba etmeyin.

 Ali Yalçın10.1.2009 - 12:44
 Dünya'da artık insanlar türkiyenin nerede olduğunu ve coğrafi konumunu .Turizm için nadide ülkelerden bir yer olduğu biliniyor.Türkiyenin tanıtımdan daha çok imaj içerikli sunum gerekli çünkü ülkemiz nekadarda dünyada turizm içerikli ülke olsada dünya turizminde siyasi ve politik olarak zayıf bir ülkeyiz bu yüzdende biz yabancı tur operatörlerinin eline düşmüş kuzuyuz her sezon yabancı tur operatörleri her yıl değişik senaryolar yazarak türkiyenin dış pazardaki hakkı tam alamamaktadır,Alsada değersiz fiyatlarla misafir kalitesi düşük konaklamalar yapılmaktadır.Buda türkiyedeki tesislerin hizmet ve mamül kalitesini düşürmektedir. dışa yansıması Türkiyede Turizm daha gelişmedi denmekte , bu söz türkiyeye çok büyük zarar vermekte,Hedef kitlenin güvenini negatif yönde etkilemektedir A klas turistlerin farklı ülkeler seçtikleri bilinmektedir. Buna bir çare varmı var.EN BÜYÜK avantajımızı kullanabiliriz yani tarih ve turizm zengini olan ülkemiz'deki turizm tesislerini kendimiz bire bir pazarlıyacağız. avrupa ve asyada plot ülkelerde, turizm bakanlığın destsklsriyle katılımcı otel sahiplerinde belli bir katkı payıyla yılın 12 ay'ı açık holiday market, holiday of tükiye olarak hizmet vercek bir konsept sağlana bilir düşük maliyetle. Tesislerdeki misafir doluk oranını yakalamış oluruz.THY LE YAPACAĞIMIZ ORTAK ÇALIŞMAYLADA ULAŞIMINI SAĞLARIZ. Uçak doluluk oranınıda yükseltmiş oluruz. Hantallaşmış DEMODE olmuş ,eski turizm operatörlerin yerine.tüketici bakımından güven terkin aden seçenek özgürlü ve zenginliği sağlayan sunumu, tanıtımı real olan. Ekonomi para trafiğini kendi denetimimize almış oluruz . gayriresmi hasılatıda önlemiş oluruz. İŞTE ÇIKIŞ ARANAN sistemsizleğe yeni bir satış tekniğle sistamatik birtarz edindirmiş oluruz .Bunu DAHA GELİŞTİREBİLİRİZ. Bazı üstadların yardımıyla

 Levent Önder22.12.2008 - 18:44
 Değerli arkadaşlar; benim merak ettiğim birşey var! Acaba neden biz millet olarak kafa yapısını değiştiremiyoruz? Neden reklamlarda hep kamuoyunun tanıdığı kişileri kullanıyoruz? Neden uluslararası bir reklamda tanınan ve birisine benzetilen bir yüzü kullanıyoruz da neden halkın içinden bir annemizi ya da ninemizi reklam kampanyasında öne çıkarmıyoruz? Bunu gerçekleştirmek çok mu zor? Sorarım sizlere.

 Haydar Volkan19.12.2008 - 16:57
 Türkiye’nin tanıtımı için hazırlanan 2009 Yılı kampanyasının olumlu ve olumsuz tarafları Elbet her tür faaliyetin taktire ve tenkide şayan tarafları vardır. Ancak muhtelif reklâm şirketlerinin bir araya gelip de, yarısından fazlasında yanlış yaptığı kampanya işlerini görmek, bu yollardan geçmiş olan bizleri, üzmek demektir. Ben fazla uzatmadan satırbaşları ile bazı konulara değinmekte yarar görüyorum. Öncelikle Sayın Bahaddin Yücel’in yazısındaki “son yıllarda topluma egemen olan "çakma" marka kültürünün ulaştığı (vahim) boyutlar” fikrine, ben de iştirak ediyorum. Ancak, bu bizim iç sorunumuzdur, dışarıyı pek fazla etkilemez diye, ciddi ve millî bir özür haline gelen bu meseleyi, bu iş için hoş görmeye çalışıyorum. Aslında bu taklidin zararlı boyutu, bazı beyinlere orijinal kişi ve görüntüyü hatırlatacak olması ile Türkiye imajını geriye iterek, ciddi bir tehlike yaratmasıdır. Bu tür bir bilgi ve ehliyetleri olsa, bu hatâyı yapmazlardı zannımca. Bir reklâm şirketi yöneticisinin kerametinden menkul, Tülin Şahin kardeşimizin Altı lisan bildiği için, bu işe seçilmiş olmasını ben de anlayabilmiş değilim. Tülin’in bu işe yakışıp yakışmadığına gelince: Bu işe yakıştığı kesin ama, fotograflarını çeken her kimse? Bu model ile bu işi, bazı fotograflarda beceremediği de kesindir. Böyle bir vücuttan öyle bir basen çıkıntısı veya anatomiyi zorlayan bir duruş elde etmek, ciddi bir başarıdır. Bu fotografçıların ve fotografların çoğu, Photoshop özürlü olduğu için, hatānın kime ait olduğunu, orijinal olmadan belirlemek de mümkün değildir tabii. Ancak böyle internasyonal bir işte, bu tür hatāyı görmeyen gözler de, bence öpülmeye değer. Kadının önce kadına baktığı bir Dünya’da, o basen hatası da, çoğu bayan turistin beyninde, Türkiye’yi ezer geçer. Bu tür bir bilgi ve ehliyetleri olsa, bu hatâyı da yapmazlardı zannımca. Bu kampanyanın mecmuuna ters düşen bir bölüm var. Çok ufak tefek yine bilgisizlik ve ehliyetsizlikten kaynaklanan, keyfe keder bazı fotograf hatâları dışında, gerçekten hoş ve doğru bir kampanya, gençler için yapılmış olan kampanyadır. Bu fikri yaratan ve yürütenleri içtenlikle tebrik ederim. Niş kampanyaları muvacehesinde sema’ eden Mevleviler üzerine yazılmış olan “Open Your Heart” sözünü yazmak, kimsenin haddi değildir. Bu bir turiste de bir insana karşı da yapılabilecek büyük bir hakarettir. Ben bir Mevlevî olarak bu sözü şiddetle ret ediyorum. Öyle beyin, gönül, göz, açmak, Senin benim söylemimle olacak işlerden değildir. Hele Bir turizm posterinde yer alabilecek bir cümle de hiç değildir. Zamanında diyen en doğrusunu zaten demiş. “ Her ne olursam ol, Yine gel ” Bütün Dünya’nın bildiği bu muhteşem çağrı üzerine, cevahir yumurtlamak, kimin ne haddi?!. Bu insanların, bu tür bir bilgi ve ehliyetleri olsa, bu hatâyı da yapmazlardı zannımca. Bu gazetede İki gündür intişar eden makalemde bulunan, bir sözümü burada da tekrar edeyim. Belki bu söz, bu işe soyunmuş olan reklâm şirketlerine ciddi bir fikir verir. Hattā her reklâm şirketi fakîrin bu sözünü giriş kapısı üzerine asacak olursa kendine iyilik eder. prodüksiyon ve reklâm dünyasının en talihsiz işleri o faturayı ödememiş, o mamulü kullanmamış, o hizmeti almamış, o tadı tatmamış, o hayatı yaşamamış, o konuyu hayâl dahî etmemiş, o durumu idrake ve izaha yeterli lisānı bile olmayan, o kafa ve ruha da sahip bulunmayan insanların, ellerinden çıkan işlerdir. ve maalesef bu kötü işlerin ülkemizdeki numuneleri, tüm işlerin üçte ikisinden daha fazladır. Bu acı gerçek indinde, hemen ilâve edeyim ki, “Ülkemizi tanıtmak adına” yapılan, kolajı pikajı bol olan, nispeten işçiliği temiz görünen, bu kampanyanın sair işlerinde, akademik ve psikolojik açılardan çok fahiş, grafik ve fotografik açıdan önemli hatālar da söz konusudur. Bunların tabii hepsini burada tektek yazabilirim. Tabii bu hatāları öğrenenler de, herhalde hatālarını düzeltirler. Ancak, yukarıda işaret ettiğim gibi, hazım olunmayan hiçbir mesele, ciddi bir çözüme sebep teşkil edemez. Ve her beyin yapılan o hatāyı otomatik olarak görür. Ve kendine o mesajı vereni de, otomatik olarak şaibeliler listesine alır. Ya da listesinden siler. Bu ciddi bir ilimdir. Bu ilmi bilmeyenler de reklâm işine girmemelidir. Türkiye için, bunca reklâm şirketinin düzgün bir slogan bulamaması, Türk’üm diye geçinenlerin asır dîde Türk olamaması ya da karış karış Türkiye’yi tanımamasından ileri gelmektedir. Kezā İstanbullu olmamak ve/veya olamamak da yapılan işlerde, “Beyoğlu taşı” vasfı ile sırıtmaktadır. Böyle büyük bir meselenin ruhuna inmeden, mesele tüm boyutları ile hazmedilmeden satış, ancak bu kadar olur. Oysa, İstanbul ve Türkiye için slogan tükenmez. Çünkü “İstanbul tükenmez.” Çünkü “Türkiye tükenmez.” Nedense? Bana, toplanmamış ama dağınıklığı çok hoş olan bir yatağı hatırlatan, ziyade intizamlı bir adam olmama rağmen de, bu görüntüsü ile hoşuma giden, tüm afişlerdeki “Türkiye” ambleminin lâlesine gelince: Bu lâle malum olduğu üzre, stilize edilmiş, Osmanlı’nın ters lâlesidir. Bu sebeple bir sıkıntısı da yoktur. Ancak, bizim çok ciddi ihmalimiz sayesinde, Dünya lâleyi Hollanda’ya mâl etmiştir. O lâle orada durduğu müddetçe, ne kadar Türkiye’yi, ne kadar Hollanda’yı satar? Bunu da bir gözden geçirmemizde belki yarar vardır. Haydar Volkan