Eda ÖZSOY / TurizmdeBuSabah
TUROB Başkanı Timur Bayındır'ın sahibi olduğu Harem Otel, Üsküdar Harem'de 1965 yılında hizmete girmiş. "Biz burayı açtığımızda burası kuş uçmaz kervan geçmez bir oteldi' diyen Bayındır, o dönemi şöyle anlatıyor:
"O yıllarda doğru dürüst ne yol var, ne köprü...Kendi müşterimizi kendimiz aradık. 1966 yılında ilk charter havalimanını Yeşilkay havalimanına ben indirdim. Yabancı müşterilerin gelmesi için irtibata geçtik. Bize 'bir havuz yapın, gelelim otelinize' dediler. Bizim bahçe üç kattı. Yıktık katları, ortasına havuz yaptık ve anlaşma yaptık."
TESİSİ EŞİYLE BİRLİKTE YÖNETİYOR
Şu anda iş muhitiyle çalıştıklarını vurgulayan Bayındır, 100 odası bulunan tesisi eşi Maria Françoise Bayındır ile birlikte yönetiyor. Tüm odalarda wireless internet bağlantısının bulunduğu otelde, bir ay önce açılan bir sağlık merkezi de yer alıyor. Sağlık merkezinde saunadan hamama, masaj odalarına kadar her türlü hizmet veriliyor. Harem Otel'in 120 kişilik bir restoranı bulunuyor. Restoranda Türk ve Fransız mutfağından seçmeler sunuluyor...
Oteli eşiyle birlikte gezdiren Timur Bayındır ile keyifli bir söyleşi de gerçekleştirdik. Videolu söyleşimizden satırbaşlarını sunuyoruz sizlere....
SAHİL BÖLGELERİNİN HATALARINA DÜŞMEYELİM
"İstanbul'da işler iyi gidiyor. Oteller yüzde 80'ler civarında doluluk arzediyor. Kapasite ve müşteri oranları gayet dengeli ancak sahil bölgelerinin düştüğü hatalara düşmememiz lazım. İstanbul'da yeni bir yatırım düşünülüyorsa, iyice incelenip müşteri potansiyeline bakılması gerekiyor.
ANADOLU YAKASINDEKİ YENİ YATIRIMLARA NASIL BAKIYOR?
Bir zamanlar bu yakada doğru düzgün yatırım yapılmıyordu. Avrupa yakası gide gide neredeyse Edirne'ye kadar dayandı. Burada ne büyük araziler ne de büyük mekanlar kaldı. Anadolu yakasında ise güzel gelişmeler yaşandı. Örneğin Sabiha Gökçen Havalimanı açıldı. İşler o kadar iyi gidiyor ki, artık bir pist yetişmiyor. Yeni pistler gerekiyor. Yeni pistler için en uygun alanın Büyükçekmece arkası ya da Kurtköy civarı olduğunu düşünüyorum.
Şimdilerde yeni bir terminalin yapılacağı haberlerini alıyoruz.
Yakın bir zamanda umuyorum ki, Atatürk havalimanı bir Sabiha Gökçen, Sabiha Gökçen bir Atatürk havalimanı haline gelecek. Yani hareketin büyük bir kısmı Anadolu yakasına kayacak. Bugün bölgedeki yatak kapasitesi 8 bin civarında. Bu sanıyorum 12/14 bini bulur. Şu anda 20 bin yatak koyarsanız olmaz. Ancak uzun vadeye yayarsanız, bölge bu kadar yatağı kaldırabilir.
İHRA BAŞKANI OTEL ARIYOR
İHRA Başkanı İstanbul'da otel arıyor. Bir kere Kendisi Suriyeli, ABD ve Türk vatandaşı. Eşi Türk ve bir zamanlar Maçka ihaleye çıktığında ihaleye girmiş. İçinde hep İstanbul'da otel sahibi olmak varmış. Ürdün, Paris, ABD'de var. Bir tane de İstanbul'da olsun istiyor. Bugünlerde kendisine de otel bakıyoruz
HANGİ BİRİSİNİ NASIL ÖDEYECEĞİZ?
Şehir otelciliği ile sahil otelciliği arasında farklılıklar vardır. Müzik telif eserleriyle ilgili yapılan anlaşma doğrultusunda sahil otelleri sorunu çözmüş gibi duruyor ancak bizim için aynı sorun çözülmüş diyemeyiz. Bu dört müzik birliği bir araya geldi, sözleşme imzalandı ama kafi değil. Şu anda beşinci kuruldu. Bir de RATEM diye bir başka oluşum kuruldu. Bu dördüyle yapıldığında 5. kuruluş MÜYABİR'den yazı geldi. Bu nedenle bakanlık bünyesinde ortak bir havuz oluşturulmasını rica ediyoruz. Yeni çıkan her türlü telif hakkı buradan nemalandırılmalı. Yarın filmciler çıkıp, 'benim telif hakkını ödediğim film oynuyor' diyecekler. Skeç oynattığımızda hem yazarın hem oyuncuların telif hakkı ödenecek. Hangi birisini nasıl ödeyeceğiz biz?
Maalesef müzik eser birlikleri sahipleri bu konuda çok agresifler. Taviz vermek istiyorlar. Biz yıllarca bakanlığa bu kanunun yanlış çıkarıldığını söyledik. Yasa, umuma duyuranı korsan sayıyor. Ben korsanlık yapmıyorum. Ama tesisimde bir müzik, alışılagelmiş bir küçük tımbırtı da gerekiyor. Çünkü bizde gece kulübü yok, diskotek yok.
YAZIMIZ TAAHHÜTNAME OLACAK
Şu anda TÜROFED'in yaptığı anlaşma 150 bin oda bulunduğu taktirde gerçekleşecek. Bu sayı belki bulunabilir. Ancak katılmak hadiseyi tam olarak çözmüyor. Ne tür bir sözleşme yapacağımıza ilişkin elimizde henüz bir metni yok. Bizim yazımız bir taahhütname olacak. Önümüze sözleşmeyi koyacaklar. Ancak o zaman okuyacağız. Hayır, 'kabul etmiyorum' deme şansınız yok. Çünkü taahhütname vermişsiniz. Bu nedenle üyelerimize durumu anlattık ve serbest bıraktık. Katılmak isteyenler bize bilgilendirecek..Biz TÜROFED'e, TÜROFED de müzik eserleri birliklerine yollayacak. Müzik birlikleri bu sayımı haziran ayında yapacaklar. O tarihe kadar 150 bin oda olmuşsa yapacaklar.
TUROB YEMEKLERİNDE YENİ DÜZEN
Anlayacağınız turizm büyüdükçe, problemler de büyüyor. Bunlarla birebir mücadele ediyoruz. Çabamızı gören arkadaşlar, derneğimize üye oluyorlar. Artık TUROB'da öyle bir duruma geldik ki, üye sayımız çok arttı. Dört yıl önce 110 üyemiz var. Şu anda 250'ye geldik. Yemeklerimizde gazeteci ve protokolü de katarsak 350 kişiyi ağırlıyoruz. Bu kadar kişiyi ağırlayacak bir salon bulmamız giderek zorlaşıyor. Bu nedenle otellere bir bildiri yayımlayacağız. Her oteli temsilen bir kişinin gelmesini rica edeceğiz. İkinci kişinin ücretli olmasını isteyeceğiz.. Daha küçük salonu olan yerlerde protokol listemizi ikiye böleceğiz ve en önemlisi çok seçkin bir konuşmacı getirmeyi hedefliyoruz."
|