Ama yine gördüm ki, bu ülkeyi yönetenler bu orman güzelliğine karşı çok hoyratlar, ellerinin altındaki değeri bilmiyorlar. Turizm yatırımı için Kastamonu'da , Antalya'da, Muğla'da orman kesmeyi göze alacak kadar duyarsız, hoyratlar. Buna imkan tanıyan yasa çıkardılar, artık hektarına 24 bin lira verip bol bol ağaç kesebilecekler. Yazık...
TÜRSAB'ın altıncısını gerçekleştirdiği Kültür Turizmi Buluşmaları için geçen hafta Kastamonu'da katıldığım panelin öncesinde o güzelim Kastamonu ormanlarının değerinin pek de farkında olmayan AKP'li Kastamonu Milletvekili Musa Sıvacıoğlu yeniden düzenlenerek TBMM'den geçirilen Turizmi Teşvik Kanunu ile Kastamonu ve Batı Karadeniz bölgesinde yatırımların önünün açılacağını ballandırarak anlatıyordu. Bu zata Çankırı Valisi Ali Haydar Öner de eşlik ediyor, özellikle Ilgaz dağları ve Yıldıztepe kayak tesisleri projesinde önlerine orman engelinin çıktığını belirtip, yeni yasanın ağaç kesme hürriyeti sağlayacağından memnuniyetini ifade ediyordu. ...
Orman kesmenin önünü açan yeni yasa onları pek heyacanlandırmışa benziyordu. Söz sırası bana geldiğinde , bu yasanın turizmi teşvik edici bir yanı olmadığını , yasanın ağaç kesme, orman talan etme, hem de bunu öncelikle Güney'de , Antalya Lara Park'ta yapmak isteyenler için çıkarıldığını söyledim. Kastamonu milletvekili, pek alındı bu tesbite, söz alarak bilgi kirlenmesinden filan bahsetti. Türkiye'nin olur olmaz her yanının orman olarak nitelendirildiğini, bunun da kamu arazisi tahsislerini zorlaştırdığını iddia etti. Yasa, bu anlamsız nitelendirmeden ötürü eli kolu bağlanan yatırımcının önünü açacaktı.
Oysa hazrete sormak gerekiyordu; Olurolmaz orman nitelemesi bu kadar el kol bağlıyorduysa, bugüne kadar, bu çapta yatırım nasıl yapılmıştı peki? Kazın ayağı öyle değil tabi ki... Çoğu Antalya'daki projelerin patronları , binlence hektarlık koyları, kıyıları tüketmiş, şimdi de gözlerini ormanlık arazilere dikmişler ve bunların Orman Bakanlığından Kültür Turizm Bakanlığına devrinin, Bakanlığın da kendilerine tahsisisinin peşindeydiler.
Nitekim, Yasayla bugüne kadar izin alınan, ancak Anayasa Mahkemesi kararı nedeniyle iptal edilen 53 yatırım projesi tahsisinin de önü açıldı. Bu projelerin başında Tayyip Erdoğan'a yakınlığı ile bilinen Rixos otellerinin sahibi Fethullah Tamince'nin Antalya-Lara'daki Kentpark yatırımı var. Bakanlığın ön izin verdiği, ancak işlemi durdurulan 53 projenin 21'i Antalya, 12'si Mersin, 8'i Muğla,olmak üzere 42'si Güney'de ; 4'ü Kars, 3'ü Bursa'da bulunuyordu. Kayseri, Bolu, Aydın, Isparta ve Kütahya'da de birer proje vardı.
Kastamonu milletvekili, «Yaşasın ! artık Biz de ağaç kesebileceğiz » aymazlığı içindeydi.
KASTAMONU'YA UÇAK!..
Oysa ağaç kesmeden de o güzelim beldede turizmi geliştirmek, yörenin iş ve aş sorununa çözümler üretmek mümkün. Bölge, inanılmaz bir ekoturizm potansiyeline sahip. Havası muhteşem. Öyle ki Hacettepe Üniversitesi tıp fakültesi projelerini bu bölgeye taşımış ; bölgede yeni sanatoryum projelerinin araştırmaları yapılmaya başlanmış.. Bölge, sağlık turizmi için de önemli bir potansiyele sahip. Eğitim yatırımları da artırılabilir. Dahası, Bölge, Kurtuluş Savaşı'nın tarihi mekanları, cephane yolları, anıları ile oldukça zengin bir birikime sahip. Bunun için İstiklal Yolu adlı bir proje geliştiriyor Valilik. Eksik olan, Kastamonu'da ağaç kesmeye imkan tanıyacak yasa değil, eksik olan Kastamonu'ya ulaşım yatırımları, özellikle de acil bir havaalanı yatırımı. Aslında varolan havaalanına işlerlik kazandırılması uçak inip kalkmasını sağlamak. Bölgenin elbirliği ile Ankara'ya baskı yapıp bu ulaşım meselesini halletmesi, Kastamonu,Çankırı,Sinop illerinin tüm turizm potansiyellerine ciddi bir ivme kazandıracak.
Batı Karadeniz, „Batıda" görünmekle beraber, Doğu ve G.Doğu Anadolu kadar yoksul. Tarımda gidebileceği çok az yol var, tarım arazisi sınırlı çünkü.. Sanayi yok, belki , iyi ki de yok..O güzelim tabiat sanayiye dayanamazdı. Nüfus göçmüş..Belki de iyi olmuş, eğrisi doğrusuna gelmiş..Göç baskısı olmadığı için kent dokusu bozulmamış, konaklar evler yaşlanmış ama yıkılmamış, yeniden onarılanlar çok güzelller. Bölge insanı el yordamıyla da olsa, ekoturizmle bölgenin gelişebileceğini hissediyor, kendi çapında birşeyler yapıyor. Birilerinin ellerinden tutması, yol göstermesi gerek. Devletin altyapı , özellikle yol götürmesi gerek, eğitim, kent altyapı ihtiyaçlarını karşılaması gerek. Ama nerede ? Baksanıza, böyle bölgelere kol kanat germek yerine hala yoksullaştırıcı turizme destekler veriyor ; kum-deniz-güneş yatırımları için yeni orman kesme yasaları çıkarıyor, Bodrum'u daha da taşlaştıracak kat çıkma izinleri veriyorlar..
Ama, cin şişeden çıkmış görünüyor. Anadolu makus talihini kıracak adımları usul usul atıyor. Kastamonu ve havalisi de , ağaç kesmeden, doğayı tahrip etmeden, ormanlarını kıskançlıkla koruyarak güzelliklerini konuklarıyla, gezginlerle paylaşmada iyi bir yolda. Safranbolu epeyi yol almış..Kastamonu,İnebolu, Abana,Sinop da bunu başaracak.. Mutlaka..
|