www.boyut.com.tr  13/5/2008   Toplam Okuyucu: 17806646 |  Bugünkü Okuyucu: 7988 | On-Line: 141 |  Son Güncelleme: 11:22
 
   
 
• Favorilerime Ekle
• Turizmde Kim Kimdir?
Google
turizmdebusabah
Web

<<< TURİZMDEBUSABAH.COM ANA SAYFA  
Yazıcıya Gönder    Haberi Gönder Yorum Yaz
Mustafa Sönmez 
2.5.2008 15:12

Batı Karadeniz'de gelişme sorunu ve turizm

Çok önemli bölgesel eşitsizlik sorunu yaşayan Türkiye'de, bırakın Doğu'yu, Karadeniz'in Batı'sı bile azgelişmişliğin ağır yükünü taşıyor. Oysa bölgenin gelişmesinde tek başına turizmle alınabilecek çok yol var. Ama mesele buna niyet etmekte.


Batı Karadeniz'in turizm potansiyeli olan illeri içinde 2003 sosyo-ekonomik gelişme sıralamasında, 81 il arasında Karabük 27'nci , Kastamonu 51, Bartın 55, Sinop 57'nci sırada yer alıyor.

Batı Karadeniz illeri, birçok Doğu ve G.Doğu illerinden farklı değil. İllerin milli gelire katkıları açısından Karabük bölgesi Urfa-D.Bakır bölgesinin gerisinde kalırken Kastamonu bölgesi, Erzurum çevresi ile aynı durumda.

Kişi başına gelir açısından Batı Karadeniz illeri Türkiye ortalamasının altında kalırken birçok Doğu ve G.Doğu illeri ile aynı kaderi paylaşıyorlar.




Mevcut yatırımları teşvik sistemi, bölgesel eşitsizlikleri daraltmaya pek yaramıyor. 2001 yılı kişi başına geliri 1500 doların altında kalan 50 dolayındaki ilin tamamını Kalkınmada Öncelikli İl ilan eden yaklaşım, Hakkari'den Düzce'ye kadar aynı teşvikleri verdiği için , yatırım yeri seçiminde tercih Düzce'ye oldu. Düzce'den öteye ne Batı Karadeniz illeri, ne de Doğusu yatırım çekemedi

2002-2006 döneminde İstanbul tek başına teşvikli yatırımların yüzde 23'e yakınını çekerken Batı Karadeniz'de sadece Zonguldak ve Düzce küçük paylar alabildiler. Diğer illerin payı çok düşük kaldı.

Tarım ve madencilikle geçinen nüfus, bu sektörlerdeki gerileme ile birlikte göçe zorlandı. Ağırlıkla İstanbul ve çevresine göç yaşandı. En çok göç veren 64 ilin ilk 5'ine Batı Karadeniz'den 3 il giriyor. Göçte en önemli etken geçim.




Batı Karadeniz'deki bazı illerin önemli ekoturizm ve kıyı turizm potansiyelleri olmasına karşın bugüne kadar alınmış yol çok sınırlı. Konaklama çok yetersiz. Batı Karadeniz'de turizm işletme belgeli 29 tesis var ve bunların yatak sayısı bin 861. Yatırım belgeli tesis sayısı ise 7 ve yatak sayıları 955. Böylece 4 ilin yatak sayısı 3 bine doğru ilerliyor. Türkiye'deki toplam belgeli yatak sayısının 783 bin olduğu anımsandığında Bölgenin bu avantajı açısından da büyük ihmale uğradığı söylenebilir.




NELER YAPILABİLİR?

Batı Karadeniz'in birçok ilinde, zengin doğal kaynaklar kullanılarak, sürdürülebilirlik ilkesine bağlı kalarak ve biyolojik çeşitliliği dikkate alarak eko turizm projeleri geliştirilebilir.

Bölgede doğaya uygun yerel mimariyi yansıtan yapılaşma, pansiyonculuk, agro-turizm, el sanatları, yöreye özgü atölyelerin gelişimi özendirilebilir.

Şile- Akçakoca- Amasra- Cide- Çaylıoğlu ve Sinop yerleşmelerinde yer alan balıkçı barınakları yatları kabul edebilecek şekilde yenilenebilir, marina,balıkçı köyü kavramı çerçevesinde gelişimi sağlanabilir.

Bu koridor, İstanbullu ve Ankaralılar için bir destinasyon haline getirilebilir.
Koridor boyunca yer alan orman içi dinlenme tesisleri gibi alanlarda karavan,çadır kamping olanakları kullanılarak düzenlemeler yapılabilir.

Butik otel,pansiyon,kırsal turizm tesisleri geliştirilebilir

Bu çabalar, bölgede 12 aya yayılan başlangıçta iç turizmi, giderek dış turizmi hedefleyen bir perspektifle geliştirilebilir.

Bölgedeki turistik girişimler nitelikli, niteliksiz işgücünün gelişimine yardımcı olur, Göçü frenler, eko-turizm çevre bilincini geliştirir.

Kamunun ve yerelin vergi gelirleri artar, korumaya dönük projeler hayat bulur.
İç göç yavaşlatılarak, başta İstanbul olmak üzere metropoller üstündeki göç baskısı azalmış olur. Bölgenin tarımsal potansiyeli de yeni bir gelişme ivmesi yakalar, tarımsal sanayinin önü açılır.

Kum-deniz-güneş turizminin baskın niteliği yabancı turist yönelimlerini belirlediği gibi, iç turizme de etki ediyor. Kitle turizmi dışında kalan alternatif turizmin tanıtımı, pazarlaması geri planda kalmaktadır. Kamu-özel kuruluşlar, meslek örgütleri, STK'lar, iç turizmin alternatif turizmlere , farklı bölgelere ve bu arada Batı Karadeniz'e de yönelmesi için etkili bir tanıtım programı yürütmelidir. Başta İstanbul ve çevresine göç etmiş Batı Karadenizlilere dönük sistemli pazarlama faaliyetleri sürdürülebilir.




Okuyucu Yorumları
 Yücel Kırkağaç9.5.2008 - 12:50
 Kastamonuma turizm gelmesin.Neden mi? her turizm yatırım, girdiği yeri taşlaştırıyor, tahrip ediyor. Baksanıza Antalya'ya Bodrum'a..turizm yatırımı diye ne hale getirdiler.. istemem turizm murizm..bozulmuş yerlerle yetinsinler, kastamonu'ya dokunmasınlar..latife yapmıyorum..bunu savunuyorum..

 Kemal Gönenç5.5.2008 - 12:41
 Hocam, Kastamonu ve çevresinin büyük bir gelişme potansiyeli var. Bu konuya daha çok , daha sıklıkla yer ayırmanızı bekliyoruz. Saygılarımla

 egemen kaya11.5.2008 - 11:52
 Batı Karadenizde turizmden bahsedilecekse öncelikle sahil yolu projesinin irdelenmesi gerekir.Gelecek yıllarda Karadeniz önemli bir turizm alternatifi olacak ancak dünyanın en değerli plaj ve kumsallarını,deniz kıyılarını koca kayalarla kapatarak bu sahil şehirlerini denizden kopartarak nasıl bir turizm hedefinden bahsedilebilinir.Çocukken oynadığımız kumsallar şimdi koca kayalarla kapatılmış ve denize elinizi dahi sokamıyorsunuz. İşin tuhafı siyasetçi,mütahit,yerel yetkililer bu durumdan memnun iken halkımız da bu durumdan gayet memnun.Kendince 15 dakikada gideceği yere 5 dakikada gitmeyi çok önemli bir avantaj sanıyor.Bu yollar nedeniyle birçok karadeniz şehri denize Güneydoğu Anadoludaki vatandaşlarımızdan daha uzak.Bu gerçek ekonomi rakamlarında da ortaya çıkıyor.Diğer bir batı Karadeniz gerçeği de Türkiye'de hava alanı olmayan tek bölge batı karadeniz.Bu bölgeyle ilgili gerçekçi değerlendirmeler yapılmazsa samimi projeleri hayata geçiremezsiniz.Milyonlarca yılda oluşmuş güzelim sahilleri kayalarla doldurarak turizm yapamazsınız.Ülkemizin İsviçreden,Avusturyadan güzellik konusunda hiçbir eksikliği yok bizdeki tek fark vizyon sahibi yöneticilerin ortaya çıkamaması.Nohut,kömür demokrasisi ile geldiğimiz yer ortada.Ormanlarımızı,sahillerimizi yok ediyoruz ardından ağaçlandırma kampanyaları,turizm panelleri yapıyoruz.Ama suya sabuna dokunmuyoruz...Ülkemizde turizm 5-10 yıl sonra Karadenize kayacak ama Karadeniz öyle hale getirilmiş ki bu fırsatı kaçırmak için her türlü doğa katliamı yapılıyor.Artık yeter.Biran önce Karadeniz turizmde alternatif olma hazırlıklarına başlamalı ama akıllı,doğa ve çevreyi koruyarak,kollayarak yapmalı.Dünyanın neresinde görülmüş doğayı,çevreyi katlederek turizm yapmak.Bir kızılderili sözünü Karadeniz gerçeği için bir kez daha hatırlatmak istiyorum.." Doğa bize miras kalmadı biz onun emanetçisiyiz" Kendimizi bir kenara bırakalım ama çocuklarımıza bunun hesabını nasıl vereceğiz...Artık mış gibi yapmayalım Karadeniz'in gerçek sorunlarına sahip çıkalım. Saygılarımla.