Turgut Gür: Sektörü büyütmek devletin görevi
07.09.2010 / 15:02:39
Devletin turizm sektörünü büyütüp, kontrol etmesi gerektiğinin önemini belirten Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Turgut Gür, "Devletin görevi yol vermek, plan yapmak ve programlamak. O zaman büyük gelirler elde edilecek. Bu vergilere de cirolara da yansıyacak" dedi.
Mehmet GÜNELİ/ Gastronomi Dergisi
Turizmde teşvik konusu ile ilgili Gastronomi dergisine açıklamada bulunan TYD Başkanı Turgut Gür, turizmde ciddi kararların ve hızlı yatırımların 1984 yılından itibaren başladığını dile getirerek şunları söyledi:
"TURİZM HAREKETİ TURGUT ÖZAL İLE BAŞLADI"
"1980'li yıllarda turizmin gelişmesinde bürokrasi ve finansman ayağının önemine işaret eden Turgut Özal, turizmin teşvik edilmesiyle ciddi ihracat kapılarının açılacağını söyledi.
Sahillerdeki arazilerin envanterleri bilindiği için oralarda çalışmalar başlatıldı. Hazineye ait araziler hazine irtifak hakkı tesis etmek suretiyle Turizm Bakanlığı'na devredildi. Yatırım teşviki dediğimiz Teşvik Uygulama Genel Müdürlüğü yeniden organize edildi. 1982'de 2634 sayılı yasa çıkmıştı ancak o zamana kadar hayatiyeti yoktu. 1984'ten itibaren hayatiyet başladı.
Yatırım yapacaksanız size şu teşvikleri veriyoruz: Arazi tahsisi devlet tarafından, yatırımdaki bürokrasi sadeleşiyor, binaya yapacağınız yatırım için makine, teçhizat, inşaat malzemelerinin ithali için gümrük vergileri muaf tutulacak, KDV istisna, harçlar muaf, bankalara gidip 5-7 yıl vadeli kredi alacaksanız, 2 yıl ödemesiz turizm kredileri ve de turizm kredilerinin faizleri de düşük, üstelik enflasyon çok yüksek.
Yatırımcılar ithalat yaptılar ve bütün bunlar çok ciddi bir destek oluşturdu. Nerdeyse ortaya konulan sermayeye yakın bir devlet desteği geldi. İşte burada müthiş bir hamle başladı."
Zamanla teşvik sisteminin değiştiğini belirten Turgut Gür, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
"Kaynak Kullanımı Destekleme Primi altında sisteme başka teşvik koydular. Kaynaklar dar olunca dendi ki, 'sen kaynağını kullan ben senin kaynağını kullandığını görünce senin kaynağına yakın kaynak vereceğim.' Bu da başarılı oldu. İlk yatırımlar Antalya Kemer'de başladı. 1990'larda ise Belek açıldı. Side, Marmaris ve İstanbul derken bu teşvikler ile turizm yatırımları artırıldı."
TEŞVİK ALAN 4 BÖLGE VAR
Turgut Gür 2009 yılının ortalarında Turizm Teşvik Kararnamesi'nin çıkarıldığını ve buna göre hükümetin Türkiye'yi yaptığı analiz ile 4 bölgeye ayırdığını söyledi:
"İstanbul'un içinde bulunduğu Marmara birinci bölge oldu ve en az yatırım teşviki buraya verildi. İkinci bölge olarak Antalya'nın da içinde bulunduğu Akdeniz Bölgesi kabul edildi ve buraya Marmara'ya göre biraz daha avantaj tanındı. Üçüncü bölge dediğimiz Muğla, Uşak, Kapadokya ve Orta Anadolu Bölgesi oldu. Dördüncü bölge olarak ise G.Antep, Ş.Urfa, Mardin, Adıyaman, Van, Bingöl gibi şehirleri içine alan şehirler kabul edildi.
Şimdi burada yatırım teşvik belgesinin 2 tablosu var. Genel tablo ve özel tablo. Genel tablo bütün bölgeler için geçerli. Baktığınızda yatırım yapanlara gümrük muafiyeti veriliyor. Bunun yanında KDV istisnası veriliyor. Yine bazı kredi avantajları var. Vade uzun ve faiz düşük oluyor. Bu bir avantaj. Sonra şöyle bir şey var; çalışanlarınız için vergi ödüyorsunuz ve bir de işveren payı diye çalışan üzerinden siz ayrıca daha fazla bir ödeme yapıyorsunuz. Devlet bunu sizden 3 yıl, 5 yıl, hatta 7 yıl almıyorum diyor. Yatırım yapılacak bölgeler için bu da ciddi bir avantaj.
"İSTANBUL VE MARMARA BÖLGESİ AYRI DEĞERLENDİRİLMELİ"
Bütün bunlara rağmen yatırımcılar olarak diyoruz ki İstanbul ve Marmara Bölgesini bir masaya yatır ve master planı içine al. Burayı turizm sektörünün göz bebeği olarak kabul et ve özel önem ver. 50 yıllık, 100 yıllık planlar yaparak limanları, otoyolları, marinaları ve alt yapı hizmetlerini artırmak gerekiyor.
İstanbul ve Marmara Bölgesi'ndeki turizm yatırımlarını teşvik etmek için yeni bir skala koymamız lazım. En büyük sıkıntı KDV muafiyeti değil. Bugün yatırım yapacak yer yok ve İstanbul'un her tarafı gecekondu. Arazi üretebilmek için kentsel dönüşüme ihtiyaç var. Kongre ve kruvaziye turizmini geliştirici önlemler almak ve golf turizmine yatırım yapmak gerekiyor."
Bu yıl gelen turist sayısında artış olduğunu belirten TYD Başkanı Gür, "30 milyon turisti geçebileceğimizi düşünüyorum. Ancak gelirlerde düşüş var. Gelenlerin her şey dahil sistemden dışarı çıkmaması veya 8-9 gün kalanların 5-6 gün kalmaya başlaması, bunun sebebi olabilir. Geliri artırmanın yolu zengin turisti ağırlamaktan geçiyor. Kültür turizmini ve dini turizmi mutlaka devreye sokmak gerekiyor. Yeni bir atak ile inanç turizmi bu ülkeye ekstra 10-15 milyon turist getirecektir" dedi.
VERGİLERİN OLUMLU VEYA OLUMSUZ ETKİLERİ VAR
Dünya turizminde öncü olmuş ülkelerin bu noktaya nasıl geldikleri incelendiğinde vergilerin turizm sektörü üzerinde olumlu veya olumsuz etkiler taşıdığını belirten Turgut Gür, "Mesela Portekiz, İtalya, İspanya, Fransa ve Yunanistan'ın zaman zaman Katma Değer Vergileri'ni indirdiklerini görüyoruz. Siz bu ülkelere rakipseniz neden yüzde 10 fazla KDV ödeyeceksiniz? O vakit, haksız rekabeti önlemek lazım.
Rakip ülkeler arasında uyum sağlamak gerekiyor. Yaptığım incelemelerde Portekiz ve İspanya, müthiş vergi indirimleri yapıyor. KDV ve gümrük vergileri alınmıyor. Uzun vadeli krediler alıyorlar ve yüzde 1-1.5 faizle ödüyorlar. Ayrıca ne kadar çok turist getirirseniz fonlarla o kadar çok destekleniyorsunuz" dedi.
|
|
Etstur Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ersoy, erken rezervasyo...
|
ETİK Başkanı Mehmet İşler, bertaraf bedellerinin turizmciyi ...
|
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Turizm ve Çevre Bakanı Ünal Üs...
|
Arjantin Turizm Bakanı, EMITT Fuarı'nın açılış konuşmas...
|
2011 yılında Almanya'dan gelen ziyaretçi sayısını yüzde...
|
|