Turizm Haber - TurizmdebuSabah  
www.boyut.com.tr  22.05.2012 Toplam Okuyucu: 58940765 | Bugünkü Okuyucu: 14078 | On-Line: 70 | Son Güncelleme: 12:15
TurizmdeBuSabah Facebook TurizmdeBuSabah Twitter TurizmdeBuSabah RSS TurizmdeBuSabah Üyelik
Yazıcıya Gönder Haberi Gönder Yorum Yaz

Murat Ercan: Ucuz müşteriden bana hayır yok!

01.07.2009 / 10:28:22
"Fettah Tamince ile görüşmeden basında otelimi sattılar!"
Facebook
Twitter

Friendfeed
Delicious
Yahoo

İstanbul'daki Bentley Hotel'in sahibi Murat Ercan ile hip otel kavramından, Rixos Grubu'na satışa ilişkin iddialara kadar geniş yelpazede bir söyleşi gerçekleştirdik. Satış haberlerini yalanlayan Ercan, Fettah Tamince ile görüşmediklerini söylüyor. Açık sözlülüğüyle tanınan Ercan, "Bizim hizmetimiz belli. Beğenen gelir, beğenmeyen gelmez" diyor.

Eda ÖZSOY / TURİZMDEBUSABAH

Farklı bir seyahat kültürünün ülkemizdeki ilk temsilcisi olan Bentley Hotel, 6 yıl önce Türkiye'ye 'hip' otel kavramını kazandırmış bir tesis... Milano'lu mimarlar Piero Lissoni ve Nicoletta Canesi'nin tasarımı olan Bentley, İstanbul'daki ilk Design Hotels zincirine bağlı olan otel olarak da biliniyor.

Bentley'in sahibi, 50 yıl önce Türkiye'ye ilk beş yıldızlı özel yatırım oteli Çınar Hotel'i kazandıran merhum Tevfik Ercan'ın oğlu Murat Ercan... Murat Bey, babadan devraldığı mesleğini kendi kuralları çerçevesinde sürdürüyor.

Hatırlarsanız Bentley Hotel, son olarak Rixos Grubu'na satılacağı haberleriyle gündeme gelmişti. Fakat konuya ilişkin her iki taraftan da net bir açıklama yapılmamıştı.

Farklı kişiliği ve açık sözlülüğüyle bilinen Murat Bey ile Bentley Hotel'de keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik ve merak ettiğimiz tüm soruları kendisine yönelttik. İşte söyleşimiz...

Murat Bey, ben öncelikle otelin ismini merak ediyorum. İnsan neden bir otomobil markasının ismini oteline verir?

Tesisin yapım aşaması sırasında bir yandan işlerle uğraşıyordum, bir yandan da seyahat ediyordum. Bu sırada elimde bir kağıt parçası, aklıma geldikçe otel ismi not ediyorum. Bir türlü içime sinen bir şey olmamıştı. Bir gün bir dergi karıştırırken, karşıma çok güzel bir Bentley çıktı. Hemen bir şimşek çaktı ve 'aaa neden olmasın' dedim. İsim hakkını vermezler diye düşündüm, ancak kullanıma açık olduğunu öğrendim. Altı yıl önce kafamdaki lüksü ifade edebilecek, çoğu insanın tanımadığı, çok exclusive bir markaydı. Bundan yola çıkarak, tesisin ismi Bentley oldu.

Bu tesis için hip otel diyoruz. Hip otel kavramı size göre nedir? Neden hip otel konseptini tercih ettiniz?

Yurtdışında, İstanbul başlı başına bir ülke olarak algılanıyor. İstanbul, çok ülkeden daha büyük bir şehir.. Şehrimizde çok güzel 5 yıldızlı otellerimiz var. Üç, dört yıldızlı otellerimiz de vardı. Olmayan neydi? Türkiye'de modernizmden hoşlanan, minimalizm tarzında bir konsepti seven ancak buna hitap edecek bir mekan bulamayan bir kitle var. Bu fikirden hareketle Bentley'i açtık.

İSTEDİĞİMİ ELDE EDEMEDİM!

İnşaat ne kadar sürdü?

Üç yıl sürdü. Şehrin göbeğinde inşaat yapmak, büyük bir problemdi. Ancak geceleri çalışabiliyordunuz. Biraz çevresine saygı duyan insan olunca bu işler açıkçası zor oldu. Temel olarak komşularımızdan daha alttayız. Aşağıya doğru inmek demek, temkinli olmak demektir. Benim için malzeme kalitesi ve binanın dayanıklılığı çok önemlidir. Uzun ama içime sinen bir inşaat süreci geçirdim.

Şu anda işleriniz rayına oturdu mu?

Oturdu, oturdu. İşler 3-4 senedir rayında gidiyor. Ama istediğinizi elde edebildiniz mi derseniz, maalesef 'hayır'!..

ÇOĞU İNSAN, BOŞ BİR HAVA İÇİNDE!

The Plaza Hotel, açılışında hip otel olarak lanse edilmişti. Ancak burası çok farklı.. Size göre hip otel anlayışı nedir?

Bir kere The Plaza, 210 odası olan kocaman bir otel.. Biz butik otel kavramının liderliğini yaptık. Ama hip otel konseptini oturtamadık. Çünkü hip otel konseptinde çok daha fazla bar ve restoran aktivitesi olur. Bizim mekanımız çok küçük kalıyor. 30 kişilik bir restoranda insanları manevi olarak doyuramıyorsunuz. Bu insanlardan kaynaklanıyor. İnsanlar, birbirini görmek için yarışıyorlar. Çoğu boş bir hava içinde... Bu nedenle sadece otelcilik yapmaya karar verdik. Çünkü restorancılık yapmak çok çok ayrı bir olay... Ayrıca bu otele insanlar dışardan bir mobilya dükkanının vitrini gibi bakıyorlar ve hafif bir ürkmeyle yanımızdan geçip gidiyorlar.

BEĞENEN GELİR, BEĞENMEYEN GELMEZ!

İtifar edeyim, aynı izlenimi dışarıdan gelip geçerken ben de taşıyordum.

Bizim stratejimiz belli, hizmetimiz belli. Beğenen gelir, beğenmeyen gelmez. Söyleyecek bir şey yok. Kimi insanlar buna ukala tavır diyorlar. Desinler ama ben de bu hizmeti kimseye bedava sunma niyetinde değilim.

Oda fiyatlarınız hangi aralıkta?

Sezondan sezona değişiyor. Ancak diğerlerinden nispeten daha pahalı belki ama sözünü ettiğim farklılık 15-20 Euro seviyelerinde... Bazen 5 yıldızlı otellerin elinde 200 oda birden boş kalıyor, fiyat kırıyorlar. Bizim nihayetinde 50 odamız var. Biz belli bir konsept ve fiyat çerçevesi içinde hareket etmek zorundayız.

MÜŞTERİ UCUZA KAÇINCA OLMUYOR!

Yani bu otelden para kazanamıyor musunuz?

Kazanıyorum ama iyi hizmet vermek için müşteriyi de kaliteli bulmak zorundasınız. Müşteri, maalesef ucuza kaçmayı tercih ediyor. Ucuz müşterinin otele getirdiği hasar oluyor. Doldur-boşalt oteli olamayız. Belli bir kalite standartına göre hareket etmek zorundayız.

İstanbul'da hip otel tarzında size göre kaç otel var?

Birkaç tane var. Ama isim vermeyeyim. Reklama girer!

BENTLEY, LONDRA'DA OLSAYDI ORTALIK YIKILIRDI!

Dünyadaki hip otel kavramıyla Türkiye'deki hip otel kavramı farklı mı?

Farklı değil aslında ama hip otel tarzı, bizim insanlarımızın yapısına uymuyor. Bu oteli Londra'ya, Paris'e koyun ortalık yıkılır. Ama bizim insanımız kalabalık seviyor. Et çokluğu peşindeyiz. Herkes bir hava peşinde...

Bu arada Design Hotels zincirine nasıl üye oldunuz?

Bakın, Design Hotels bir konsept... Sizin oteliniz, bu konsepte uyuyorsa sistemin içine girebiliyorsunuz. Bu konsept beni kendi buldu. Ben üye olmadım!.. Benden rica ettiler, 'Lütfen üye olur musunuz' dediler. Benim bir çabam olmadı. Yanlış anlaşılmasın. Onlar beni buldular. Bentley, benim çocuğum gibi... Kendim büyüttüm, mutlu mesut yaşıyoruz.
.
SAĞA SOLA DAYANMAYIZ!

Peki tek çocuk mu kalacak, yoksa başka çocuklarınız olacak mı?

Çok çocuklu bir aile olmayı düşünüyordum ama hükümetimiz sağ olsun, her gün bir karar alıyor... Dolayısıyla insanlar kolay kolay cesaret edip yeni yatırımlara giremiyorlar. Eğer ki sırtları bazı şeylere dayalı değilse!.. Biz sağa sola dayanmayız. Ortada durmayı sevdiğimiz için rüzgara tabiyiz.

KRİZDEN BİZ DE DAYAK YEDİK!

Peki Murat Bey, ekonomik krizle birlikte oda fiyatları çok düştü. Kriz var ama lüks gruptaki insanları etkilemiyor deniliyor. Bu otelin müşteri portföyünü düşünürsek kriz sizi nasıl etkiledi?

Herkes gibi biz da dayak yedik. Dünyada en büyük dayağı yiyenler, en çok parası olanlar...Malı olan insanların malının değeri düştü. Garibim insan, işini kaybetmediyse o insan için çok değişen bir şey olmadı. Varlığı çok olan insanların varlığının değeri yarıya indiği için kaybı çok büyük oldu. Dünyada herkes yüzde 30 ila 50, elindeki mal varlığını kaybetti.

OTELİME HİZMET İÇİN GELSİNLER!

Bu gruba siz de dahilsiniz...

Evet herkes gibi... Kaybetmesem bir anormallik olurdu. Dünya bu serveti kaybetti. Evet, İstanbul'da oda fiyatları düştü ama kimse bana para için gelmesin, hizmet ayrıcalığı için gelsin istiyorum. O zaman başımın üstünde yeri var ama ben ucuzum diye bana gelen müşteriden bana hayır yok. Buna inanmıyorum. Bu yolun yolcusu olmanın bir manası yok benim için.

DESTEK OLMAYI BIRAKIN, KÖSTEK OLUNUYOR!

Siz bir turizm yatırımcısı olarak hükümetten ne istiyorsunuz?

Ben hiçbir şey istemiyorum. Adalet istiyorum. Üretenle hırsızlık yapanın birbirinden ayrılmasını, aynı kefeye konmamasını istiyorum. Ben bunu 30 senedir istiyorum. Menfaat grupları birbirlerini çok güzel buluyorlar ama sistemi sırtında taşıyan bizleriz. Sırtında sistemi taşıyanları hiçbir saygı duyulmuyor. Bırakın destek olmayı, köstek olunuyor.

VERGİ ÖDEYENİN TEPESİNE BİNİYORLAR!

Nasıl köstek olunuyor?

Türkiye, 30 senedir yanlış yönetiliyor... En büyük handikapı, politikacılarının eğitim seviyelerinin işadamlarının seviyesinde olmamasından kaynaklanıyor. Maalesef bu çok önemli bir unsur... İyi yetişmiş patronlar ve profesyonel yöneticiler, dertlerini anlatacak o seviyede insanlar bulamıyorlar. Başka hesabı olan insanlar buluyorlar. Vergi ödemeyeni kontrol eden yok. Vergi ödeyenin tepesine biniyorlar. Sözünü bile etmek istemiyorum. Bu ahlaksızlığa çanak tutan insanlara lanet okuyorum. Biz gittikçe azınlığa düşüyoruz.

TÜCCARIM, ALIP SATARIM!

Siz bütün bu nedenlerden dolayı mı bu oteli satmak istediniz?

Ben tüccarım, her zaman alıp satarım. Bana akıllı gelen bir insana, işimi devrederim. Ben de gider, o paraya yenisini yaparım. Ben daha iyisini de yapabilirim. Bir üç senemi daha harcarım.

FETTAH TAMİNCE İLE HİÇ TANIŞMADIM!

Peki Rixos Grubu ile olmadı mı?

Rixos ile benim temasım bile olmadı. Fettah Bey gelsin, yüzleşelim. Nerede görmüş beni?.. Bu haberler, A.B.D.'de seyahatteyken ortaya çıktı. Ben de kahkahalarla güldüm.

Peki temasa geçseydi, satar mıydınız?

Olabilir. Niye olmasın ki... Çocuğu ben doğurdum diye satmayacağım diye bir kural yok. Çocuğu büyütüyorsun, evleniyor, kayboluyor. İş hayatı da böyle... Bir kısmet çıkar, evlendirirsin gider. Fettah Bey, o kadar isteseydi benim nerede olduğumu biliniyordu. Ancak tekrar ediyorum, benimle hiçbir teması olmadı. Temas kurmadan da hiçbir şey yapamaz. Ne alabilir, ne satabilir. Ama sonuçta herşey de para değil.

1 MİLYAR DOLARA OTEL YAPILMAZ!

Hiç resort otelciliği düşünmediniz mi?

Çok düşündüm, sonra vazgeçtim. Oradaki mantık çok farklı. Memleket maalesef, ucuz turist konseptinin üstüne gidemedi. Onu deneyen arkadaşlarımız oldu, ancak yapamadı. Bir de birileri dünyada bile doğru düzgün yokken, 1 milyar dolarlık otel yaptığını söylüyorlar. Nasıl olduysa? 1 milyar dolara otel yapılmaz. Afedersiniz, onu benim külahıma anlatsınlar. Onun için onlar otel değil, onlar başka bir konsept... Ayrıca bin tane oda var. Kim sizi nasıl tanıyacak da, hizmet verecek? İki bin müşteri var. Bin personel var. 100'ü sabit, 900'ü değişken... Bazı gerçekler var ortada... Doldur-boşaltla otel olmaz. Maalesef güneyimiz, doldur-boşalt sistemiyle çalışıyor. Bizim artık kalıcı, 12 aya hitap eden golf otelleri yapmamız gerekiyor. Konsept önemli. Konsepti eksik otel yapıyoruz.

BAZI OYUNLARIN İÇİNE GİRMEM!

Bizim gibi insanlar azınlıkta kaldılar dediniz, peki sizin gibi insanları bir araya getirip yeni bir oluşum ya da dernek kurmayı düşünmüyor musunuz?

25 senedir bu memlekette debeleniyorum. Bir şey yapamayacağımı gördüm... 50 yaşındayım. Bu saatten sonra kimseyle uğraşacak sabrım kalmadı. İnsanlar o kadar maddiyatçı oldu ki, menfaati gören o derneği anında terk eder. Açıkçası kazığını atar ve gider. Biz buyuz. İdealist olmakla bir yere varılmıyor. Gerçekçi olmak lazım. Ben de bunu öğrendim. Kusura bakmasın ama artık gençler düşünsün... Bazen gerçekten üzülüyorum. Çünkü benim elimde 10 tane daha böyle otel olması gerekiyordu. Niye yapamıyorum? Çünkü bazı oyunların içine girmem gerekiyor.. Giremeyeceğim için haddimi biliyorum. Çok da fazla konuşmak istemiyorum çünkü artık yıldım. 'Ukala' diye adlandırılmaktan usandım. Onun için herkes bildiğini yapsın, mutlu olsun. Bana kimse dokunmasın, başka bir şey istemiyorum.





turizm haber
turizm haber
"Turizm sektörünü yakından ilgilendireceğini umduğumuz açık bir işbirliği t...
turizm haber
Mısır Turizm Bakanı Münir Fahri Abdül-Nur, 2017 yılında turizm gelirlerini 25 mi...
turizm haber
Geçtiğimiz günlerde 17 uçağını ve İspanya'daki 5 otelde bulunan hisselerini...
turizm haber
Erbil'de açtığı ilk yurt dışı Duty Free mağazasının ardından Setur, Çukurov...
turizm haber
Geçen yıl 40 gün süren İstanbul Shopping Fest bu yıl 1 milyon turisti ağırlayaca...
© 1996- BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34 - Harita
e-mail: tbsinfo@boyut.com.tr | Reklamlarınız İçin: tbsreklam@boyut.com.tr