www.boyut.com.tr  2/9/2010   Toplam Okuyucu: 40499880 |  Bugünkü Okuyucu: 25981 | On-Line: 71 |  Son Güncelleme: 18:12
 
   
 
• Favorilerime Ekle
• Turizmde Kim Kimdir?
reklam
Google
turizmdebusabah
Web
Sabiha Paktuna Keskin
Otel Rezervasyonu

<<< TURİZMDEBUSABAH.COM ANA SAYFA  
Yazıcıya Gönder    Haberi Gönder Yorum Yaz
HABERİ PAYLAŞ
Bahattin Yücel 
19.7.2010 15:41

Sıra Büyüklere Geliyor

Son günlerin iflasları ve geçen sezondan bu yana süregelen birtakım olumsuz gelişmeler bizi "keşke olmasaydı" söyleminden çok "böyle olmayabilirdi" düşüncesine yöneltti.


İnsanoğlunun "keşke olmasaydı" diye tanımlanacak, talihsiz olaylarla -nadiren de olsa- karşılaşması kaçınılmazdır.

Bazen birkaç basit önlemle ya da erken davranarak önlenebilecek, istenmeyen gelişmelerle sonradan "keşke olmasaydı" nidalarıyla yüzleşmek, sadece bireylere özgü bir davranış değildir.

Toplumun değişik kesimleri de bu kez daha kollektif biçimde; "keşke olmasaydı" düşüncesine kapıldıkları dönemlerden geçerler.

Sorun ve çözüm ekseninde, bilgi birikimi ile zenginleşen toplumların gelişmelerinin temelinde, "keşke olmasaydı" yakınmalarını en aza indiren etken ise; toplumsal ders alma becerisidir.

Son günlerin iflasları ve geçen sezondan bu yana süregelen birtakım olumsuz gelişmeler bizi "keşke olmasaydı" söyleminden çok "böyle olmayabilirdi" düşüncesine yöneltti.

Kıyı bölgelerindeki turizm yatırımlarının fazla abartılmaması gerektiğini, 1985 yılından bu yana yazıp söyleyen çok az kişiden birisi olsak da, bugün yaşanan olumsuzluklar karşısında; bBen zaten söylemiştim" demeyi -sözün doğrusu- yadırgarız.

Ancak yaşadığımız bu süreçte, peş peşe gelen olumsuzlukların nedenlerini görmezden gelme lüksümüzün olmadığına inananlardanız.

En azından, sektör yönetimine çöken sessizliğin bozulmasını savunmak durumundayız.

Çözümü kendi imkânlarımızla üretmek yerine, bu iflasların büyüklerin değirmenlerine su taşıdığı izlenimine kapılıp, hiçbir şey olmamış gibi davranma yanlısı ise asla olamayız.

O halde yeniden son zamanlarda bıkmadan, usanmadan savunduğumuz teze kısaca dönelim.

Yaşanan iflaslar ABD başlangıçlı büyük ekonomik krizin, bölgemizi bu yıl etkilemeye başlayan doğal sonuçlarıdır.

Sekiz yıllık iktidar döneminde, neredeyse her gün güneşi doğurmayı bile marifet gibi algılayan, başarılı icraat olarak göstermekten çekinmeyen bu iktidarın, ekonomik kriz Türkiye'yi teğet geçti iddialarını yalanlayan, çok önemli bir durum ile karşı karşıyayız.

Son gelişmeleri analiz ederken, gerçekçi ve objektif olmaktan kaçamayız.

Batı ekonomik sistemi geçmişte doğal kaynak ve emek sömürüsüyle sağladığı ekonomik üstünlüğünü, son yıllarda çoğunluğunu kendi yurttaşlarının oluşturduğu geniş kesimlerin, tasarruflarına göz dikerek sürdürme çabalarının sonuna gelmiştir.

Kısa dönemde her şeyin hatta tarihin bile sonuna gelindiğini öne süren, beyaz yakalı -kimileri bilim adamı kimlikli –soyguncuların pompaladıkları sanal refah döneminde; Batılı emekçilerin de aktif olarak katıldıkları "kitle turizmi" giderek bir tatilcilik oyununa dönüşüyor.

Bu yapay mutluluk döneminin çöküşünde son aşamaya gelindiğini görmemek için her halde kör ya da -dilimiz varmıyor- bu sektörde meslek kuruluşu yöneticisi olmak gerekiyor.

Satın alma gücüyle sağlanan olağanüstü indirimleri, sözde serbest rekabet olarak niteleyen, her türlü etkinlikten aşırı kâr sağlamak için akla gelmedik yolları deneyen bu anlayış, son 10 yılını zayıfların pazardaki paylarını ele geçirmek amacıyla sergilenen satın alma savaşlarıyla geçirdi.

Türkiye gibi toplam yatak kapasitesinin yüzde 70'inin pazarlamasını, bu yanlış yapılanmanın insafına terk eden bir ülkenin, günümüzdeki gelişmeleri irdeleyerek yeni bir model geliştirmek yerine, Goldtrail'in ödeme yapılmayan müşterileri için kriz masası kurmasını, yukarıda değindiğimiz bu kaçınılmaz gelişmenin sonucu olarak görmeliyiz. Yoksa bu masaları kurmanın kime yararı olur ki?

Daha dün JOY üzerinden çalışanlarımızın emeklerinin karşılığını, tedarikçilerin alacaklarını, kâr payı olarak transfer edenlerin, bugün bir Türkiye spesiyalistini satın alarak, bu ülkenin turizm sektörüne hangi katkıyı yapması bekleniyor, anlamak gerçekten mümkün değil.

Ama yararı yok. Göreceksiniz. Toptan satın alarak kâr yönetme devri giderek kapanacak, kimsenin kuşkusu olmasın. Hizmet üretenleri baskı altında tutarak, gerçeklerin tartışılmasını engellemek de bu gelişmenin önünde durmak da imkânsız.

Uluslararası ekonomideki gelişmeler ve teknolojiye karşı çıkmaya kimsenin gücü yetmez.









Okuyucu Yorumları
 bir dost20.7.2010 - 18:19
 Sn. Yucel; Yaziniz derin ve guzel olmus. Hele son cumleniz daha da anlamli. Tebrik ederim. "Toptan satin alarak kar yonetme" aliskanligi olanlarin daha karsisina daha Sn. Husnu Ozyegin gibi bir adam cikmamista ondan boyle pervasizca hareket edebiliyorlar.Bir Turk vatandasi olarak sizden ricam, satin almayi seven bu arkadaslari yazilarinizla fazla uyandirmamaniz yonundedir ki; bu sayede yillarca somurerekte olsa kazandiklari sermaye birikimi, ulkemiz vatandaslarina transfer olabilsin. Onlarin atladiklari ufak bir detay varki; bu irkin evlatlari tarihte 16 buyuk devlet kurdu. Parayi bulduktan sonra ayni isin benzerini kurmak onlar icin cocuk oyuncagi. Syg.