www.boyut.com.tr  2/9/2010   Toplam Okuyucu: 40499880 |  Bugünkü Okuyucu: 25981 | On-Line: 71 |  Son Güncelleme: 18:12
 
   
 
• Favorilerime Ekle
• Turizmde Kim Kimdir?
reklam
Google
turizmdebusabah
Web
Sabiha Paktuna Keskin
Otel Rezervasyonu

<<< TURİZMDEBUSABAH.COM ANA SAYFA  
Yazıcıya Gönder    Haberi Gönder Yorum Yaz
HABERİ PAYLAŞ
Bahattin Yücel 
17.6.2010 15:16

Danıştay ve Sultanahmet Meydanı

İnsan belleğinin zayıflığına aldanarak, unutkanlığa yatırım yapanlarımız çoktur. Üretmek yerine zamana sığınan, asılsız bir takım dedikodulara dayalı tarih dersleri vermeye kalkışan ama iş bu ülkenin geçmişine saygı duymaya gelince, söyleyecek laf bulamayan sözde muhafazakarlar, bu kez gerçekten zor durumda kaldılar...


Saygınlıklarını basit fiyatlar karşılığında kiraya veren bir takım sözde bilim insanları, kürsüleri kimselere bırakmayan lafazanlar, eskinin deyişiyle; kerametleri kendilerinden menkul kültür adamları, ellerinden geleni yaptılar, ama sıra yargıya gelince maskeleri düştü.

Aralarında 12 Eylül döneminde üniversiteden uzaklaştırılmalarını, tarihi yağmalayan uyduruk projelerinin üstüne örtme çabasındaki istismarcıların, onları koruyan aksaçlı hocalarının, çıkarcı bazı STK'lar ve en önemlisi, yandaş yatırımcıları kollayan çok üst düzeyde siyasetçilerin de yer aldığı güçlü bir tarihi yağma koalisyonu, idari yargının kararıyla kesin yenilgiye uğradı.

Alman köylüsünün "Berlin'de hakimler var" deyişini ülkemizde de doğrulayan bu karar, salt Sultanahmet Meydanı'nı kurtarmakla kalmıyor. Kültür varlıklarımızı korumakla yükümlü Kültür (ve Turizm) Bakanlığının, tarih yağmasını desteklediği izlenimi veren, yapılaşmayı durduran önceki yargı kararlarına itirazını da geri çeviriyor.

Danıştay bu hafta Sultanahmet Meydanına, arkeoloji parkı yapılıyor aldatmacasıyla gerçekleştirilmeye çalışılan tarih yağmasını önleyen, gelecek kuşakların ders alacakları örnek bir karar verdi.

İktidarın sahiplendiği, Büyükşehir Belediyesinin sessiz kaldığı, sözüm ona tarih ile ilgili bir takım kuruluşların örtülü savunuculuğunda sürdürülen, İstanbul'un tarihine çakılan çelik kazıklar üzerinden rant elde etme girişimleri yargıdan döndü.

Four Saesons yönetim kurulu başkanı, "Böyle bir girişimi başka bir kentte, örneğin Paris ya da Roma'da uygulayabilir miydiniz?" sorumuzu tarihe geçecek bir pişkinlik örneğiyle yanıtlamıştı. "Bu inşaat ülkenizin uzmanlarının verdikleri görüşler doğrultusunda yürütülmektedir"

Şimdi bu yağmaya destek ve onay verenlerin, yargının bu kararı karşısında nasıl tepki göstereceklerini kestirmek kolay değil. Ama Danıştayın verdiği kesin kararı yüzlerine çarpmanın herhalde tam zamanı.

Yargıya başvuran CHP İstanbul İl Yönetimini, konuyu ilk kez kamuoyuna taşıyan Milliyet Gazetesi'nin başarılı muhabiri Şükran Pakkan'ı ve duyarlı turizmcileri kutlamak gerekiyor.

Umarız turizm sektörünün meslek örgütleri de bu karardan gereken dersleri çıkarırlar. Ve görüşlerini kamuoyu ile paylaşırlar.






Okuyucu Yorumları
 metin ser18.6.2010 - 11:46
 sayin bahattin bey, danistay karari ile ogunc duyabilirsiniz. ancak kararin dogru ve adil olduguna inanmiyorum. soyleki bu konuda gercekler sizin ve milliyet gazetesi yazarinin basi cekmesi ile saptirildi. bu insaat baslamadan bu duyarliligi gosterseydiniz siz alkislardim . lutfen siz ve okuyucular asagida belirttiklerimi dikkatle oluyun. 1. insaat bir izinle gerceklestirilmistir. 2. bu insaat icin projeden herkesin haberi vardi. ama kimse reaksiyon gostermedi insaat baladiginda. 3. adi gecen yerde sanki baska yapi yokmus da sit alanina alana yenibir insaat yapildigi imaji yaratilmistir. 4. bu alanda italyan mimar fossati tarafindan abdulhamit emriile adalet sarayi yapilmis, bunun temelleri dahi altta kalan bizans sarayi duvarlarina istinat ettirilmemistir. bu bina daha sonra yanmis ve yok olmustur. bunu kamudan gizlediniz, ama bunun resimleri var 5. arkeolojik alanda 11 yil suren arkeolojik sondajlar ve kazilar adi gecen firme tarafindan sponsor edilmis, inanilmaz bulgular ortaya cikmistir.son 3 yildan beri mahkeme karari ile bu kazilar durduruıldugundan toprak alti katmanlar tabiatin tahribatina ugramistir. 6. madem bu kadar duyarli idiniz sizin tursab baskankligi ve bakanlik yaptiginiz donemlerde bolgede antikite uzerine asagidaki tesisler yapildi. armada oteli bizans sarayi uzerindedir. sultanahmet sarayi oteli, bizans sarayi uzerindedir, eresin oteli bizans sarayi uzerindedir, nakkas magazasi bizans sarnici uzerine insa olunmustur sarnic oteli, bizans sarnici uzerindedir. niye bunlarin hic birine ses cikarmadiniz soruyorum. 7. ben insaat firmasinin sozcusu degilim ama sansasyonel tutumlarla kamu oyu yanlis yonlendirilmis ve danistayda bu tesirle boyle bir karar almistir. 8. four seasons oteli , nakkas magazasinda oldugu gibi altkatmanlara bir zarar vermeksizin celik konstriksiyon ile olusturulmustur. bu en gecerli ve korumaci insaat sistemidir. nicin bu durumu sizler gozardi ettiniz ve kamu oyunu yanilttiniz ? bu nedenle sizi kiniyorum

 Murat Soygun17.6.2010 - 16:58
 Sn. Yücel, yazınızın içeriği güzel olmak ile birlikte ne sizin bu yazıyı ne de benim bu yorumu yazmamam gerekirdi. 1991 yılından beri turizm sektörünün içinde profesyonel olarak bulunuyorum ve birkaç yıl öncesinde atıldığım turizm maceramda yaşadığım bir anımı size ve sizin aracılığınız ile okurlarınıza aktarmak istiyorum. Henüz daha Turizm Otelcilik Lisesinde hazırlık öğrencisi iken, o sıralarda otelcilikle meşgul olan dayım ile İstanbul'da gezdiğimiz bir sıra, elimde bulunan bir kağıdı yere attığımda bana "sen nasıl onu yere atarsın, bi de turizmci olacaksın" diye kızmış ve yerden attığım kağıda alana kadar, sözlerine devam etmişti. O gün, bugündür kulağıma küpe olan bu konuşmadan sonra kimi zaman, elimdeki çöpü metrelerce elimde taşımış ve bir çöp kutusu aramışımdır. Bir çöpün bile yere atılmaması gerekirken, kendilerini turizmci adledenlerin "o eserleri korumak maksadıyla" inşaat yapmalarını ne anlamak mümkün, ne de kabullenmek. En acısı da Bakanlığın böyle bir tutum karşısında sessiz kalması. Asıl davaya müdahil olanın bakanlık olması gerekirken... Saygılarımla. Murat Soygun

 Vedat Bayrak17.6.2010 - 16:04
 Four Seasons tarafından yapılan ve finanse edilen ve Istanbul için önemli bir değer teşkil edecek 15.000 metrekarelik arkeolojik park Aydın Doğan'ın gazeteleri tarafından sürdürülen kampanyalar ve açılan davalar sonucu artık iki yıldır durdurulmuştur ve o zamandan beri atıl vaziyette ve sürüncemede bırakılmıştır. Eskiden bu alanda (alanın tümünü kapsayan şekilde) askeri kışla ve cezaevi bulunuyordu. Arazinin yüzölçümü 23 dönümdü. Bunun 6 dönümünün üzerinde hapishane binası vardı. Kalan 17 dönüm alan hapishane döneminde askeri kışla olarak (muhafız taburu) için kullanılmıştı. Tabii hapishane ve askeri kışla o alanda bulunabilirdiler. Ama arkeolojik park ve arkeolojik park alanı dışında kalan yaklaşık 6 dönümlük arazinin yarısında (3 dönümlük alanda) (masa gibi) 4 çelik ayağa oturacak ve yerden 2.5 m yükseklikten başlayacak güzel 50 yataklı otel binası bulunabimez. Çünkü Türkiye'nin istemezükçüleri istemez!