Kısa vadede iyi. Uzun vadede iyimser olabilmek kolay değil...
İstanbul otelleri tarihlerinin en yüksek doluluk oranlarını yaşıyor. Üstelik yine tarihlerinin en yüksek fiyatlarıyla.
İstanbul, yabancılar için cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Açılan onlarca yeni alış-veriş merkezi İstanbul'u 'shopping city'e dönüştürdü. Bu da olumlu bir gelişme...
Ak Parti iktidarı, komşularımızla 'sıfır sorun' açılımını sürdürmekte zorlanıyor. Yunanistan, tüm sıkışıklığına rağmen Türkiye ile vize konusunda iyileştirmelere yanaşmıyor.
Rus turistler, vizeli Türkiye'ye girdiklerinde 90 gün Türkiye'de kalabiliyorlardı. Güney sahillerimizde uzun yaz tatilleri yapan hatta ev kiralayan çok sayıda Rus turist var. Ancak vizesiz Türkiye'ye giriş yapan turist, 30 gün içinde Türkiye'yi terk etmek zorunda. Vizesiz giriş, beklenen faydayı sağlamayabilir.
İsrailli turistler, uzun yıllar Türkiye'de tatil yapmayacaklar. Recep Tayip Erdoğan Ortadoğu'da Müslümanlarca çok sevilirken Türkiye'nin imajı süratle 'doğu'ya kayıyor. İslam ülkesi kimliği ön plana çıkmaya başlıyor ki, uzun vadede gelecek turist profili açısından hiç de olumlu bir gelişme değil.
Türkiye bu politikalarına devam eder de Hamas yanlısı bir ülke profiline hızla yaklaşırsa turizmde işlerin iyi gittiğini ve gideceğini söylemek zorlaşacaktır.
Turizm sayılardan ibaret değildir. Turizm Bakanı Günay'ın söylediği gibi 40-50 bin azalacak İsrailli turist, 30 milyon turist ağırlamaya hazırlanan bir ülke için önemli olmayabilir. Hatta Suriye, İran, Irak, Arabistan gibi ülkelerden daha fazla turist girişi bile sağlanabilir.
Bu tablo bazı turizmciler için olumlu bile görülebilir. Ama Türkiye'nin; Ortadoğu'nun İslami kimliği ile anılan bir ülkesi olarak algılanmasının Türkiye turizmine yarar getirmeyeceğini düşünüyorum.
Batılı yorumcular, İran-Türkiye-Libya hattını oluşturan ülkelerden bahsetmeye başladılar. Sizi bilmiyorum ama bu hattaki bir ülkede yaşamak, beni mutlu etmeyecek.
|