www.boyut.com.tr  2/9/2010   Toplam Okuyucu: 40499880 |  Bugünkü Okuyucu: 25981 | On-Line: 71 |  Son Güncelleme: 18:12
 
   
 
• Favorilerime Ekle
• Turizmde Kim Kimdir?
reklam
Google
turizmdebusabah
Web
Sabiha Paktuna Keskin
Otel Rezervasyonu

<<< TURİZMDEBUSABAH.COM ANA SAYFA  
Yazıcıya Gönder    Haberi Gönder Yorum Yaz
HABERİ PAYLAŞ
Bahattin Yücel 
1.6.2010 13:57

Savaş Tamtamları

Antalya yakınlarındaki AKSU'da meydana gelen trafik kazasının Rus pazarına etkilerini tartışırken, gündeme İsrail komandolarının bölgedeki uluslararası sularda seyreden yardım konvoyuna karşı giriştiği silahlı saldırı haberleri geldi.


Aslında geldi demek yerine, bomba gibi düştü nitelemesi daha uygun olacak. Tabii bombanın asıl düştüğü yer, hedefte görünmemekle birlikte tahmin edileceği gibi, Türk Turizm Sektörü oldu.

Henüz doğrulatma olanağı bulunmamakla birlikte Aksu'daki kazanın ardından, Rus pazarındaki rezervasyonlarda yüzde 40'a varan düşüşten söz edilmesi, İsrail pazarında ise toplu iptallerin yürürlüğe girişi, bizim mesleğin giderek çöl ortasında buz depolamaya benzediğini gösteriyor.

Geçtiğimiz Pazar günü bir TV programında, bölgede siyasal gerginliğin tırmandığını, İsrail'in bölgede sürekli bulundurma kararı verdiği, nükleer başlık taşıdıkları öne sürülen üç denizaltısı ortalarda dolaşırken, Türkiye'deki turizmcilerin iyimser olmaları için fazla neden kalmadığını söylemiştik.

Kazanın etkilerini ortadan kaldırmaya fırsat bulamadan, Gazze Konvoyuna saldıran İsraili protesto etmek amacıyla gösteri yapanların oluşturdukları tablo, gündeme başka bir tehlikeli gelişmenin gelmek üzere olduğuna ilişkin işaretler veriyor.

Ağırlıklı olarak İstanbul'da sergilenen gösteri, son 50 yılda Ortadoğu kentlerinde sıkça rastlananlardan hiç farklı değil. Ellerinde Filistin ve yeşil "Kelime-i Tevhid" bayrakları taşıyan, benzer giyimli gruplar, bir yandan "tekbir" getirirlerken, öte yanda İsrail bayrakları yakılıyor.

Köktendinci nitelikli bu gösterilerin, Gazze'ye yardım olgusunu insancıl bir girişimden çok, İslamcı bir siyasal eyleme dönüştüğünün altını çizmek gerekiyor.

Kuşkusuz olumsuzluk sadece yukarıda değinilen savaş tam tamlarının yüksel(til)en sesleriyle sınırlı değil.
Pembe düşler ülkesindeki, Pollyanna'cılığı meslek edinenler bile; Avro'daki düşüş böyle giderse, sektörün zararının bu yıl 1 milyar doları geçebileceğini seslendirmeye başladılar.

Sektörün asıl savaşı; sıcak paraya dayalı, yüksek faizle borçlanmak dışındaki çözümlere direnen, ekonomi yönetimi anlayışıyla, sessizce sürüyor... Bu savaşın diğerlerinden farkı ise sürekli gerileyerek kaybeden tarafının, yani turizmzilerin herşeyin yolunda gittiğini, hemen her fırsatta ısrarla dile getirmeleri.

AKP Hükümeti Hamas'a duyduğu ilginin bir bölümünü, düşen Avro karşısında özkaynaklarını yitiren turizm sektöründen esirgememelidir.

Üstelik İsrail'e gösterilecek tepki; hamaset yerine, iptaller yüzünden zarara uğrayacakları kesin olan, Alanya,Marmaris,Bodrum gibi turistik merkezlerimize, AKP Hükümeti'nin özel bir yardım programıyla daha fazla anlam kazanacaktır.




Okuyucu Yorumları
 bir dost2.6.2010 - 11:48
 Sn. Yucel, 1- Euro alacagi olan ve maliyetleri TL olan bir kurumda finans muduru; alacagin en azindan TL maliyetlere esit olan kismi kadar riskini onceden hedge`leyemiyorsa o iste bir is vardir. Ya da "is vardir ama kurumun Finans Muduru" yoktur. 2- "Ellerinde Filistin ve yeşil "Kelime-i Tevhid" bayrakları taşıyan, benzer giyimli gruplar" Turkiye icin aslinda yeni bir olgu degil bundan 30 sene oncede vardi fakat "Dante" hayrani elit kesim, bunlari anlamaktan cok bunlara Dante`yi "dikta" etmeye calistiklari icin sayilari 30 sene icerisinde artti. 1979 senesinde ulkede sag-sol catismalari hat safada dahi iken, bunlar Konya`da "Filistin`e Kurtulus" yuruyusu duzenliyorlardi. 3- Turizm disinda bir iktisadi gercek vardir ki; Israilin nufusu 7,5 mio kisi, arap dunyasi 300 mio kisidir. Isral`den gelecek olan 600.000 kisinin turizmle ulkeye birakacagi para tas catlasin USD 1 mia`dir. Turkiye`den arap ulkerine yapilan ve bu politikalardan sonra yapilacak ihracati saymasak bile, Turk insaat sektorun sadece Libya`da aldigi 2 adet ortalama projenin bedeli USD 1 mia`dir.Yine ayni Libya USD 120 mia`lik yatirim projesi aciklamistir. Diger arap ulkelerindeki isleri de tahmin edebilirsiniz. "Policy" kelimesinin Latince anlami benim bildigim kadari ile "oyun" demek. Nufusu her sene 1 mio kisi artan Turkiye`nin de; 300 mio`luk arap ve kalan 1,2 mia`lik musluman nufuslu ulkeler ile 7,5 mio`luk Israil nufuslu pazari arasinda bir tercih yapmasi ve "oyununu" buna gore kurmasi da normal karsilanabilir. Belki guneydeki turizmcilerimiz icin Israil`le olan bu durum, maksimum 3 sezon problem olacaktir ama Istanbul ve Bursa`daki turizmcilerimiz arap pazari icin avuc iclerini simdiden 2 kat daha fazla kasimaya baslamislardir. Syg.

 Nurcan Dag1.6.2010 - 16:54
  Degisim umidini kaybeden insanlar sikayet bile etmezler.... Son gunlerde,artık bu isin yapılacak bir tarafı kalmadı cumlesini hemen hemen her Acentacıdan duyuyorum.. Aynı zamanda durumun ciddiyetini anlamayan siyasilerin soyle dedigini duyar gibiyim.. Canım sizde fiyatlarınızı artırın... Acentacılar anlasmalarını bir kez imzaladıktan sonra sezon sonuna kadar degisiklik yapamazlar... Tıpkı otelcilerin sezon ortasında fiyat artıramayacları gibi.. Doviz bazında gelir sahibi olan her sektor gibi bir cok Acenta ,kurtulusu isletmeyi kapatmakta bulacaktır. 5000 orta ve buyuk Seyahat Acentası calısanı yuksek oranda issiz kalacaktır. Zamanında alınmayan tedbir tedbir degildir... Kalitesi ile one cıkmıs bircok otelci belki kardan zarar edecektir fakat Acentalar icin hikaye farklıdır... Yıllarca yanlıs kanunlarla sayısı artırılan icerik tanımları eksik kalan Acentalar haksız rekabet yuzunden handling artısı yapamamaktadır. belli bir kalitenin yakalanması icin yapılan taban fiyatı calısmaları serbest rekabete aykırı bulunarak onlenmistir. İstihdam icin servis sektorunu adres gosteren bakanlıgımız bu konunun takipcisi olmalıdır. Bu dovizle bu gemi yurumez....yurumeyecektir