www.boyut.com.tr  2/9/2010   Toplam Okuyucu: 40500164 |  Bugünkü Okuyucu: 26264 | On-Line: 55 |  Son Güncelleme: 18:12
 
   
 
• Favorilerime Ekle
• Turizmde Kim Kimdir?
reklam
Google
turizmdebusabah
Web
Sabiha Paktuna Keskin
Otel Rezervasyonu

<<< TURİZMDEBUSABAH.COM ANA SAYFA  
Yazıcıya Gönder    Haberi Gönder Yorum Yaz
HABERİ PAYLAŞ
Bahattin Yücel 
16.5.2010 10:38

Bu gidişle zil takıp oynarız

Son zamanlarda değişik kademelerde görev üstlenen yöneticilerimizin, sorunlara yaklaşımları ve çözüm önerileri incelense, bilimsel olmadıkları ama pekala"medyasal" hatta bir anlamda; "internetsel" bir çizgi izledikleri rahatlıkla öne sürülebilir..


Özellikle geçtiğimiz hafta Rusya ile imzalanan anlaşmalar arasında, turistik amaçlı seyahatlerde vizenin karşılıklı kaldırılması da yer alınca, turizmcisinden politikacısına kadar farklı kesimlerde bir sevgi yumağı oluştu.

Her derde deva görülen bu anlaşmanın ardından yapılan yorumlar gerçekten birer tez konusu olabilir. Örneğin bir meslek kuruluşu başkanımız; vizenin kaldırılmasının ardından çok değil bir, iki yıl içinde Rusya'dan gelen turist sayısının 5 milyona çıkacağını buyurdu. Evet yanlış değil yazıyla tam beş milyon kişi gelmesi bekleniyor. Özetlersek tam yüzde elli artış. Bu beklentiyi öne sürüldüğü gibi iki yıla yayarsak, yılda yüzde yirmibeş büyüyecekmiş Rus pazarı.

Tabii bu yeni potansiyelin nasıl taşınacağına ilişkin açıklama yok. Herhalde kendi kanatlarıyla gelirler.

Yukarıdaki örnek gibi olmasa da başka bir garip gelişme de Ağrı'da yaşandı.

Eskilerin deyimiyle "kerametleri kendilerinden menkul" bir takım Uzakdoğu'lular; Ağrı Dağına gerçekleştirdikleri tırmanışta, Nuh'un Gemisinin kalınıtlarını bulduklarını açıkladılar.

Kısa bir süre sonra –yanılmıyorsak- bu ilimizin Vali Vekili de Uzakdoğulu sözde uzmanları doğrular nitelikte demeçler verdi. Daha sonra söylediklerinin dünya kamuoyunda bölgeye ilgi çekmek amacı taşıdığı öne sürüldü.

Doğrusu bu tür denemelerin yabancısı değildik. Meslekteki geçmişimiz bizi uzun yıllar öncesine götürdü.

Soğuk Savaş yıllarında ABD'li gizli servis görevlileri sık sık Ağrı'da Nuh'un Gemisini aramaya gelirlerdi. Herhalde teknoloji bu denli gelişmemişti ki, son zamanlardaki gibi somut tahta kalıntılar ile değil, bazı fosilleşmiş şekillerle karşılaştıklarını öne sürerler ve ülkelerine dönerlerdi.İtiraf edelim böylesine bir saçmalıkla karşılaşacağımızı aklımıza bile getiremezdik.

İşte tam bu sırada şaşırtıcı ve çok üzücü bir olay yaşandı Ağrı'da. Kenti uzun yıllar sonra ilk kez yetersiz alt yapı ve zamanında önlem alınamadığı için sel bastı.

Anlaşılan yöneticilerimiz sahte Nuh'un Gemisi'nin peşinde koşarlarken, Ağrı halkına gerçek bir tufan yaşatmayı başarmışlardı.

Başbakan da yanında çok sayıda Bakanıyla Yunanistan'a resmi bir gezi yaptı. Bu sırada geçen kısa bir İngilizce konuşma, aklımıza bilinen bir fıkrayı getirdi.

"Yağız delikanlı komilik ile garsonluk arası bir iş bulduğu kıyı kasabasında, turist kızlarla arkadaşlığını ilerletme çabasındadır. Kısa süre önce tanıdığı kız arkadaşına, yeni öğrendiği İngilizcesi ile "i love you" der. Zaten bunu beklemekte olan kız arkadaşı doğallıkla; "i love you too" yanıtını verince, bizimki gecikmez; "i love you three".

T.C Pasaportu taşıyan yurttaşlarımızın Yunanistan'a vizesiz girmelerine ilişkin taleplere; "AB ile bir günlük -yanlış duymadınız tek bir gün- vize konusunu görüşeceğim karşılığını veren Yunanistan Başbakanı Papandreu'ya ; "Two days, two days" diye seslenmiş.

Bu seslenişi duyan Yunanistan Başbakanı'nın yanıtı tam fıkradaki gibi: "Why not three days"

Bu derinlikli dialogun ardından, bizim tarafta olağanüstü bir sevinç dalgası yayılıyor. Yunanistan'ın vizeyi kaldırmasında olumlu adımlar atılmış.

Başbakanın bu sırada verdiği demecine noktasına, virgülüne dokunmadan ve hiç yorum yapmadan yeniden kulak verelim.

"Turizm, Yunanistan'ın en önemli kaynağı ve turizm noktasında Türkiye son yedi yıl içinde ciddi bir sıçrama gerçekleştirdi. Turizm noktasında ciddi destinasyonlara sahip olan bir Yunanistan var, aynı şekilde bir Türkiye var. Eğer biz bunları birleştirirsek inanıyorum ki dünyanın uç ülkeleriyle paket turizm düzenlemek suretiyle bu bölgede farklı bir turizm patlamasını gerçekleştirebiliriz."

Fıkra gibi dedikleri böyle olmalı..

Kanımızca Başbakan'a Yunanistan konusunda verilen bilgiler eksik ve yetersizdir.

Türkiye'nin uzun yıllar boyunca yerleşip tutunduğu destinasyonları, Yunanistan ile kıyaslanamayacak ölçüde gelişmiştir. Türk sadece kıyılarımızın akılcı kullanımı bile bu farkı gözler önüne sermeye yeterlidir. Paket turlar konusunda ise bizim Yunanistan'ın potansiyelinden yararlanacağımız alanlar sınırlıdır.

Ekonomik kriz nedeniyle Yunanistan özellikle 12 Ada Eyaletine bu yıl yeterli turist gelmeyeceği endişesini taşımaktadır. İlk dört aylık istatistikler bu endişeyi doğrulamaktadır. Açıklarını Türkiye'den yöneltilecek taleple kapatmayı tasarlamaktadırlar.

Gösterilecek sözde kolaylık, iyi komşuluk isteklerinden çok yeni bir müşteri profilini kazanmak amacıyla gündemdedir.

Böyle durumlarda atılması gereken asıl adım, henüz krizden kurtulamamış Türk Turizm Sektörünü destekleyecek bir takım uygulmaların başlatılmasıdır. Örneğin yaz tatili sırasında iç turizmi özendirecek mali enstrümanların kullanılmasıdır.

Son söz ; turizm ciddi bir iştir. Ciddi yönetim ve yöneticiler ister.