Derdiyle yalnız, ayazlara inat sıcacıktırlar. Sert ve asidirler. Telaşlıdırlar, gene karların altında kalmaya vakit saydıkları için. Kar altı dediğin kriz üste kriz..
Dedim ya ne yalnızlıktan korkarlar ne de kurt pusularından. Bağımsızlığına düşkün ama bağlı olmanın acısındadırlar. Ta ki bahar güneşi yüzlerine vurana dek. O güneş ellerinden kaçacak diye diye korkuyu öğrenirler. Sertlikleri o güneşin sıcaklığı ile ılıman bir deniz yeline döner. O güneşin sevgisi yapraklarını büyüttükçe biraz kibirlenir, kendilerini gül falan zannetmeye başlarlar.
Ve bir gün kapattı mıydı yüzünü o bahar güneşi, gülmedi miydi bir gün o güneş, dalları kırılır üzerinde akbabalar oynaşır. Şu yaban asi dünyanın yaban asi çiçeği tam bir isyankardır. Dediğim dedik. Mesela bulutlanır ya hava baharda,çiseler ya tatsızlık yağmurları, çakar ya kavganın şimşekleri hah tamam yarın kar yağacak gibi hazırlanır. O sıra unutur yaprakları gülmeyi, kararır yüzü. Vahşileşir halleri. Derdini yılda bir mevsim anlatmaktan olsa gerek, pıstıkça pısıp sustukça susar. Tohumlarını bile sevecek hali kalmaz. O buz gibi kara toprağa serilip ölesi gelir.
Muhtaç dır dağ çiçeği, bahar güneşine. Onun sevgisine. Onun kendisini gül yerine koyup da sevmelerine. Onun ışığı ile hayat bulmaya.Onun o hep mutluluk veren yanına muhtaçdır.
Dağ çiçeği ekonomimiz, bahar güneşi turizmimiz.
O dağ çiçeği ekonomimiz ne halde? Ciddi oranlara varan bir dış ticaret açığı borçların ödenmesine engel olacak şekilde büyümeye devam ediyor. Borçları ödeyemeyeceği kadar çok olan bir ülkenin ciddi anlamda dış ticaret fazlası vermesi gerekmektedir aksi halde borçlar büyümeye devam eder. İhracatı ara mal ithalatına dayalı olan ve ithalatı karşılamaktan çok uzak olan ülkemiz yüksek borç stokunu kendi imkanları ile eritemeyecektir. Borçlarımız ile ilgili yapabileceğimiz tek şey vadesi geldiğinde erteleme yapmaktır ama nereye kadar? Hangi tavizler verilerek? İnşaat sektörü gibi istihdama en büyük katkıyı sağlayan bir sektör üst üste 3 yıl küçülmüştür ve her şeyin yolunda olduğu söylenen 2003’de de %-15 küçülmüşse fiili olarak büyük bir bunalım yaşanıyor demektir ve bu bunalım faizler ile dövize yansıdığında resmileşmiş olacak.Borçları 200 milyar dolara doğru emin adımlarla ilerleyen, işsizlik oranı %20’lere dayanan ülkemiz hayal kahvesinden çıkmak zorundadır. Belediye seçimleri nedeni ile yapılan harcamaların faturası sonra çıkacak.Kaçak inşaat sektörü ile oluşan istihdam ve hareket inşaat sektöründe bitince ne olacak?
Turizmde yeni oluşumları ve büyük oranda yapılması gereken yatırımları yapamadan o dağ çiçeğine istediği kadar bahar güneşi yollasa ne fayda. O çiçeğin etrafını çepeçevre saran, akla gelebilecek hangi engel varsa yok olmadıktan sonra, güneş gelse ne fayda ortalık çöle döndükten sonra…