|
Bir turizm yazarı |
|
Ertuğrul Çınar
/
Yazar ile yorumcu arasındaki farkın en önemli özelliği yazmak ve yazamamaktır.Yazar her şeyi yazamayan yorumcu ise her şeyi yazandır. Yazar her an yazdıklarını sorgular.Tüm katmanları kurgular.Yorumcu günün şartlarını değerlendiren ve bazen yazmak için yazdığı açıkça görülen kurgusuzluklar yaşar.Yazar geleceğe dönük yaşar ve her yeni gün kendini aşmak zorunda olduğunun farkındadır. İşte turizmde yazar ve yorumcu ikileminin örneklendiği geniş bir sektördür.Gerçek turizmci turizmin yoruma dayalı olmadığını bilir.Turizmde yorum değil yazar kurgusunun oluşması gerektiğini bilir. Projelerin şekillenip bir işlevsel üretim mekanizmasına dönüşmesini uzun çabalarla uzun süreler ile sabır ile bekler.Gün kurtarmak için kısa süreli planlar ve kendini kurtarmak çabası içinde olmaz.Bilir ki yazdıkları gelecekte kitlesel getirilere dönüşecektir.Bireysel imzasının ve çabasının sonucunun çok geniş katmanlara ulaşma hazzı onu mutlu eder. Yazar adını koyduğu mücadelede yalnız olmaz.Yorumcu gün gelir kendi yazdıklarının gerisinde kalarak kendi kendine yalnızlaşabilir.
Gerçek turizmci ülke gerçeklerini ,tarihsel ve kültürel etmenleri duyumsayabilmelidir.Geniş bir bilgi birikimine sahip olmalıdır.Kitabının başlangıç sayfasından son sözüne kadar an be an “yeni ve özgün “projeler sunabilmelidir.Kendini bilip ona göre sunumunu ona göre yapabilmelidir..Gün kurtaran yorum değil temeli sağlam yerde adı gelecekte kalabilmelidir.
Araştırıp tartışan her yeni gün bir şeyler öğrenen ve kafasında şekillendirdiklerini uygulayan olmalıdır.Taraf olurken dahi karşı tarafın düşüncelerine saygı gösterebilen bir hümanizmada olabilmelidir.
Ve bir ülkenin turizmini şekillendirmek bir kitap yazmak gibi olmalıdır. Tüm felsefi değerleri ve herkesi kucaklayan bir kitap.Adı Üretim olan bir kitap. Ve turizm gün kurtaranların değil bunu yazanların ellerinde çilesini çokça yıl çekenlerin ellerinde yükselecektir.