|
Büyük Kaçış |
|
Ertuğrul Çınar
/
Artık turist üreten topluluklar ve bunların eriştikleri yüksek eğitim düzeyi, işbölümü ve uzmanlaşmada ihtisaslaşan çok sayıda yeni meslek çeşidine sahip bulunduğunu göstermektedir. Bu ileri iş bölümünden gelen insanların böyle bir düzeyden uzak kalmış kırsal ve doğa toplumu insanı ile daha sık karşı karşıya kalacağı bir olgudur.
Çünkü kentleşme ve sanayileşmenin hızla artması yani sanayileşmenin kentleşme kentleşmenin de sanayileşme getirdiği bir neden sonuç ilişkisi gözükmektedir. Bu endüstri toplumunun insanları artık kendilerini turizme iten nedenlerin başında çevre kirliliğinden, gürültüsünden ortamdan kaçış, kendini aramak istemek, özgürlük değişiklik temiz doğa ve gıda gibi faktörler gelmektedir.
Her yönü ile kirlilikten uzaklaşma isteği ve kent yaşamının baskıcı unsurlarından kaçma isteği hızla artmaktadır. Bugün tropik tamamen doğa ile iç içe sakin adalara turizmin artmasının en önemli nedenlerinden biriside budur. Çevre kirlenmesinden, ulaşım araçlarından kaçan bu yeni yüzyıl turizminin insanları ortamın doğal yapısının bozulmadığı bölgeleri tercih etmektedir.
Günün her saatinde gürültü, trafik tıkanıklığı, kirlilik yaşayan kent insanı, temiz doğa ve çevrede yapacağı bir “tatil” özlemini her an içinde duymaktadır. Hatta bu süreç artık kitlelerin turizme bir kurtarıcı gibi sarılmalarını sağlamaktadır. Kentleşmenin getirdiği kargaşa insanların sinir sistemini ve sağlığını bozduğu için gene sağlık için turizme katılan gurupların artması gibi bir durumda oluşmaktadır.
Büyük kaçışın yıl be yıl hızla çoğalması söz konusudur. Bu oluşacak süreçte ülke turizmi tespitlerini iyi yapmalıdır. Benim düşünceme göre gelecekte büyük kentlere yönelik turizm akışı azalacaktır.İnsanların hızla kentsel öğelerden uzaklaşma isteği artacaktır. Temiz doğa, sakin ortam, özgürlük olanakları gibi değerler daha da ön plana çıkacaktır. İnsanlar bozulan sağlık ve sinir sistemlerinin tedavisi için termal kaynaklara, bakir alanlara yönelecektir. Tabii bu alanların turistik bir alt yapısının da oluşmuş olması gereklidir.
Ülkemiz geçmişte ipek yolunun geçiş noktasında çok önemli bir kavşak olduğu gibi, büyük kaçış turizminin de gelecekte en önemli noktası olmaya adaydır.
Yapılması gerekenler; bini aşkın hidro mineral termal kaynaklarımızı korumak, bin beşyüz kilometre uzunluğundaki sahil şeridimizin önemli noktalarını koruma alanı ilan edip bu alanlara betonarme turizm yatırımları yerine ortama ve doğaya uygun, ülke mimarisine özgün yapıları teşvik etmek, Kapadokya ve Güney ve Doğu Anadolu bölgesindeki önemli turizm çekim merkezlerinin korunması sıralanabilinir. Diğer bir önemli nokta; Ülkemizde gerek tarihi yapısı gerek üstün doğa artısı ile bir “göller” potansiyeli vardır. Bu potansiyel yeterince kullanılamamaktadır. Oysa ki örneğin İznik, Van, gibi yöreler gelecekte ülkemiz için önemli avantaj merkezleri olabilir. Şimdilerden bu bölgeler sanayileşmeden ırak tutulup korunarak turistik alt yapısı oluşturulmalıdır.
Endüstri toplumu her yıl büyümektedir. Bu büyüme artarak büyük kaçışı oluşturacaktır. Ülkemiz bu büyük turizm kaçışından büyük pay alabilmek için top yekun ulusal seferberlik ilan etmelidir. Bu ulusal davadaki başarımız, yeni yüzyılda bizim çıkış noktamız olacaktır.