|
| W pattern | W örüntüsü | Uçakların kullanımını maksimize etmek için havayolu şirketleri boş konuşlanma uçuşlarından (bkz. ferry mileage) kaçınmaya çalışırlar ve bunun yollarından biri W örüntüsü şeklinde işlemektir. Örneğin bir uçak Gatwict'ten Palma'ya yolcu götürüp oradan yolcu alıp onları Cardiff'e götürebilir ve oradan da yolcu alıp Palma'ya gidebilir, oradan yine yolcusunu alıp Gatwick'e geri dönebilir. Bu tür yoğun kullanımlar kısa mesafeli charter'larda (bkz. charter) tarifeli seferlerde (bkz. tarifeli sefer) olduğundan daha yaygındır. | Öneri |
| w.e.f. | w.e.f. | ...den gelen etkiyle (with effect from) anlamında kısatlma. | Öneri |
| w.p. | working pressure | | Öneri |
| wadi | vadi | Arap ülkelerinde yılın büyük bir kısmı kuru kalan kayalık akarsu yatağı. | Öneri |
| Wagon-Lit | Wagon-Lit | Avrupa'da yataklı vagon. Kuşetlilerden (bkz. kuşet) çok daha konforlu fakat bir o kadar da pahalı. İngiliz demiryollarında Wagon-Lit'ler işlememekle birlikte en az onlar kadar nitelikli yataklı vagonlar bulunmaktadır. | Öneri |
| waiter | garson | Restoran vb. işletmelerden müşterilere yiyecek, içecek vs. servis eden kimse. | Öneri |
| waiting list | bekleme listesi | (Wait-list de denir) Bir yer veya etkinlik için rezervasyonlar doluysa işverenler (bkz. işveren) katılmak isteyen potansiyel müşterilerin bir listesini tutarlar. Bu liste, içinde yer alanların hepsinin katılabileceği sayıyı aşınca işveren başka isimleri buna eklemez; böyle durumlarda bekleme listesinin "kapandığı" söylenir. | Öneri |
| waiting room | bekleme salonu | Özellikle tren istasyonları ve otobüs terminallerinde seferlerini bekleyen yolculara tahsis edilmiş oda. | Öneri |
| wait-list | waiting list | | Öneri |
| waitress | | Bayan garson. | Öneri |
| waive | feragat etmek | Hakkından vazgeçmek veya el çekmek. | Öneri |
| waiver | feragat | Hakkından kendi rızasıyla vazgeçme eylermi. Örneğin, araba kiralama şirketine hasardan feragat ücreti ödendiyse, aracın kaza yapması durumunda şirket, bedelini tahsis etme hakkını kullanmayacak, ondan vazgeçecektir. | Öneri |
| wake | dümen suyu | Geminin arkasından biraktığı iz. | Öneri |
| walking tour | yürüyüş turu | Genellikle birkaç gün süren ve yürüyüşle geçen tatil. | Öneri |
| walkway | | Yapıların farklı kısımlarını birbirine bağlayan ve çoğunlukla yükseltilmiş bir yaya yolundan oluşan geçit. | Öneri |
| wanderlust | seyahat tutkusu | Şiddetli araştırma ve gezme arzusu. | Öneri |
| warrant | | Ordu ya da devletçe çıkarılan ve bilet ya da başka seyahat dokümanlarıyla değiştirilebilen belge. | Öneri |
| Warsaw Convention | Varşova Konvansiyonu | 1928 yılında varılan ve uluslar arası yolcuların uğradığı ziyan ve hasar konusunda havayolu şirketlerinin sorumluluğunu sınırlandıran uluslar arası anlaşma. Zaman içinde epeyce değiştirilmiş olmakla beraber kayıt ve şartlarının çoğu hala geçerliliğini korumaktadır. | Öneri |
| wash-out | | Sel nedeniyle kara veya demiryolunda meydana gelen çöküntü. | Öneri |
| washroom (ABD) | | Tuvalet. | Öneri |
| WATA | WATA | Dünya Seyahat Acenteleri Birliği. | Öneri |
| watch | vardiya | 1. Gemilerde beklenen nöbet. Aynı zamanda bkz. öksüz vardiya. | Öneri |
| watch | vardiya | 2. Gemide nöbet yeri. | Öneri |
| watch | vardiya | Nöbetleşme çalışma. | Öneri |
| water bus | su otobüsü | Irmak, göl, kanal vs. üzerinden düzenli olarak yolcu taşıyan tekne. Bunların menzili genellikle kısa olur. | Öneri |
| water closet | water closet | Sifon ve suya sahip tuvalet. WC şeklinde kısaltılır. | Öneri |
| water park | su parkı | Suyla ilgili etkinlikleri merkez alan dinlence tesisi. | Öneri |
| water taxi | su taksisi | Genellikle motorlu yolcu botu. Programlı çalışmaz. Venedik gibi şehirlerde yaygındır. | Öneri |
| watercourse | su yolu | Akarsu ya da kanal. | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Uçurumdan aşağı dökülen akarsu. Görsel cazibe unsuru olmalarından dolayı önemli turistik atraksiyonlardan sayılırlar. Yüksekliklerine en büyük on çağlayan aşağıdaki gibidir: | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Angel | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Tugela | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Utigard | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Mongefossen | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Yosemite | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Ostre Mardola Fosse | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Tyssestrengane | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Kukkenaam | Öneri |
| welcome | hoşgeldiniz | | Öneri |
| West Indies | Batı Hint Adaları | | Öneri |
| world | dünya | | Öneri |
| West indies | Batı Hint Adaları | Kuzey ve Güney Amerika arasında bulunan Karaib Adaları
| Öneri |
| worried | üzüntülü | | Öneri |
| worried | kaygılı | | Öneri |
| workaholic | işkolik | | Öneri |
| washing-up | bulaşık | | Öneri |
| wash up | bulaşık yıkamak | | Öneri |
| withdrawn | içine kapanık | 1- sıfat olarak kullanılıyorsa;
içine kapanık (kişi),
2- fiil olarak kullanılıyorsa;
çekip gitmek, gitmek, geri çekilmek. | Öneri |
| word | sözcük, kelime, haber, işaret | | Öneri |
| word | sözcük, kelime, haber,işaret | | Öneri |
| ware | eşya, mal | | Öneri |
| wake up service | uyandırma servisi | wake up call service | Öneri |
| waybill | ordino | Tr: sevk fişi, nakliye senedi, manifesto. Ing: air way-bill | Öneri |
| wave, band | dalga | | Öneri |
| western | batılı | | Öneri |
| west | batı | | Öneri |
| workshop | uygulama | atölye | Öneri |
| Weight or measurement | | w/m, Navlunun ağırlığa veya hacme göre hesaplanması | Öneri |
| warp | eğrilmek | 1- eğrilmek
2- yolunu şaşırmak
3- dokuma tezgâhında boyuna ipler | Öneri |
| wellness | sağlık | | Öneri |
İlgili Terimler | walk-in | bağımsız müşteri | rezervasyon yaptırmadan bir tesise gelen konuk ya da müşteri | Öneri |
| walk in | rezervasyon yaptırmadan bir tesise ya da kuruma gelen müşteri | | Öneri |
| waiting list | | havayollarında faaliyet gösteren firmaların rezervayon alırken veya uçuşlara yer kalmadığı zaman yolcuları kayıt ettikleri liste. | Öneri |
| wage | ücret | | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Sutherland | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Kile | Öneri |
| waterfall | çağlayan | Angel Çağlayanı, Niagara Çağlayanı'ndan yaklaşık 20 kez daha yüksektir. | Öneri |
| waterfront | | Liman gibi kıyıya yakın veya kıyıda bulunan bölge. | Öneri |
| watering hole | yalak | Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap. Av koruma sahaları (bkz. av koruma sahası) gibi yerlerde ziyaretçilerin odak noktalarındandır. | Öneri |
| watering hole | yalak | 1. Çeşme, musluk vb.nin altına akan suyun çevreye sıçramasını veya akıp gitmesini önlemek için konulan delikli taş tekne. | Öneri |
| watering hole | yalak | 2. Boşboğaz, söz taşıyan. | Öneri |
| watering hole | yalak | İngilizce'de bar veya pub anlamında argo sözcük. | Öneri |
| waterline | su çizgisi | Gemi teknesinin, suyun ulaştığı noktası. | Öneri |
| waterman | kayıkçı | Kayık kullanan veya kayığını kiralayan kimse. | Öneri |
| water-ski | su kayağı | Katılımcının bir halat yardımıyla sürat teknesinin arkasına bağlandığı ve ayağına özel bir çeşit kayak taktığı spor türü. | Öneri |
| waterspout | su hortumu | Tornado veya hortum nedeniyle suyun kabarması ve yukarı çekilmesi. | Öneri |
| watertight doors | su geçirmez kapılar | Kapatıldığında gemiyi bir dizi ayrı kompartımana bölen ağır kapılar. Geminin teknesine hasar gelmesi durumunda su alan kısmın tecrit edilmesi yoluyla batma riski böylece asgariye indirilir. | Öneri |
| waterway | | Genellikle ırmak ve kanallarda, seyahat için kullanılan rota. | Öneri |
| watt | watt | Güç birimi. Elektrikli cihazlarda ne kadar güçle çalıştığı gösterilir. Bu gücü cihazın çalıştığı voltaja (bkz. voltaj) onun ne kadar akım (bkz. akım, 1. tanım) çekeceği hesaplanabilir. | Öneri |
| wave | dalga | 1. Deniz, göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgarın etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. | Öneri |
| wave | dalga | 2. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. | Öneri |
| wave | dalga | 3. Bir yüzeydeki kıvrım. | Öneri |
| wave | dalga | 4. Belli bir süre etkili olan (ısı, moda gibi) dönem. | Öneri |
| wave | dalga | 1. Saçların kıvrım genişliği. | Öneri |
| wave | dalga | 2. Gizli iş, dalavere. | Öneri |
| wave machine | dalga makinası | Yüzme havuzlarında dalga üreten aygıt. | Öneri |
| way station (ABD) | | Tali tren istasyonu. | Öneri |
| waybill | yük manifestosu | bir taşıttaki yük veya yolcuların listesi. | Öneri |
| wayside | | Yol kenarı. | Öneri |
| WC | WC | Tuvalet için kullanılan evrensel ifade. Bkz. water closet. | Öneri |
| weather | hava durumu | Hava sıcaklığı, yağış, nem gibi günlük hava değişimleri. Bir bölgenin genel durumunu bildiren iklimin aksine hava durumu değişken ve tahmini zor olabilir. Ilıman iklim bu özelliğiyle, yani değişkenliği ve zor tahmin edilebilirliğiyle öne çıkan bir iklim türüdür. | Öneri |
| week | hafta | Ardışık yedi günlük süre. Seyahatte genellikle verili bir hizmet, etkinlik vb.nin başlangıcından itibaren yedi günlük süre kastedilir. | Öneri |
| weekday | iş günü | Haftasonu dışındaki her gün. | Öneri |
| weekend | haftasonu | Normal çalışma haftasının ardından gelen ve çoğu işyerinin kapalı olduğu günler. Avrupa'nın büyük bir kısmı ve ABD'de Cumartesi ve Pazar günlerine denk gelir. Ancak Musevi ve Müslüman ülkelerde genellikle başka günler için geçerlidir. | Öneri |
| weigh anchor | demir almak | Geminin veya teknenin sefere çıkmasından önce çapasını çekmesi. | Öneri |
| weir | büğet | Su seviyesini yükseltmek ya da akışını düzenlemek için akarsu üstünde kurulan set. | Öneri |
| well-appointed | mükemmel donanımlı | Özellikle konaklamayla ilgili olarak, beklenen tüm demirbaşları, aksesuarları vs. olan. | Öneri |
| well-travelled | gezmiş görmüş | Çok yeri gezmiş, dolaşmış kimse. | Öneri |
| West Indies | Batı Hint Adaları | Karayip Denizi'ni çevreleyen adalar: Bahama Adaları, Büyük Antiller, Küçük Antiller. | Öneri |
| Westerlies | Batı rüzgarları | 30* ile 70* enlemleri arasında çoğunlukla batıdan doğuya esen rüzgarlar. Kuzey yarı kürede ağırlıklı olarak güneybatıdan, güney yarı küredeyse kuzeybatıdan eser. | Öneri |
| Western civilisation | Batı medeniyeti | MS 675 yıllarında başlayıp hala süregelen medeniyet. | Öneri |
| western hemisphere | batı yarı küre | Dünyanın Amerika'yı kapsayan yarısı. | Öneri |
| wet lease | | Özellikle gemi, tekne veya uçağı mürettebatı ve tedarikleriyle beraber kiralamak. | Öneri |
| wet suite | havalı dalış elbisesi | Suyu geçiren koruyucu kauçuk dalış elbisesi. Başlangıçta içeri sızan su ekstra tecrit edici bir tabaka oluşturur ve koruyuculuğu arttırır. | Öneri |
| wetland | | Bataklık alan. | Öneri |
| wharf | | Gemilerin bağlandığı iskele. | Öneri |
| wherry | | 1. Hafif kayık. | Öneri |
| wherry | | 2. (ABD) Büyük ama hafif mavna. | Öneri |
| whirlpool | girdap | Güçlü burgaç, su çevrintisi. | Öneri |
| whirlwind | | bkz. tornado. | Öneri |
| whirlybird | | İngilizce'de helikopter anlamına gelen sözcük. | Öneri |
| whistle stop | | 1. (ABD) Küçük, öenmsiz tren istasyonu. | Öneri |
| whistle stop | | 2. Az sayıda ve kısa süreli molası olan çok hızlı tur veya gezi. | Öneri |
| white ensign | beyaz bandıra | İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri ve Kraliyet Yat Filosu'nun bandırası. | Öneri |
| white night | beyaz gece | Yukarı enlemlerde havanın tam olarak kararmadığı gecelere verilen isim. | Öneri |
| white out | | Özellikle tipi nedeniyle havada ve yerde kardan başka hiçbir şey görememe hali. | Öneri |
| white tie | beyaz kravat | Smokin ve beyaz papyondan oluşan son derece resmi erkek akşam kıyafeti. | Öneri |
| white-water rafting | köpüklü su raftingi | Rafting araçlarının son derece zorlu su kesimlerinden, çoğunlukla hızlı akışlardan (bkz. hızlı akış) geçtiği ekstrem spor türü. | Öneri |
| wholesaler | toptancı | Ticarette, üreticilerden büyük miktarlarda satın alıp perakendecilere satan kimse veya kuruluş. Seyahatteyse toptancılar genellikle tur operatörleridir. | Öneri |
| wide-bodied aircraft | geniş gövdeli uçak | geleneksel tipteki uçaklardan daha fazla sayıda yolcu taşıyabilen ve iki ya da daha çok koridoru olan uçak. En iyi örneği belki de Boeing 747'dir. | Öneri |
| Wild Coast | Vahşi Kıyı | Güney Afrika'da East London'la Port Shepstone arasındaki manzaralı sahil şeridi. | Öneri |
| Wild West | Vahşi Batı | ABD'nin batısının tarihsel olarak yasasız dönemi. | Öneri |
| wilderness | | Yabani ve gelişmemiş bölge. | Öneri |
| wildlife attraction | yaban hayatı atraksiyonu | Hayvan, kuş ve diğer canlıların ziyaretçiler tarafından izlenebildiği yaban hayatı parkı (bkz. yaban hayatı parkı) gibi bir atraksiyon. | Öneri |
| wildlife park | yaban hayatı parkı | Safari park olarak da bilinir. Egzotik hayvanların, ziyaretçiler tarafından seyredilebilecek şekilde yarı yabani koşullarda tutuldukları yer. | Öneri |
| wind chill | | Sert ve soğuk rüzgarlar ısıyı olduğundan çok daha düşük derecelerde hissettirebilir. Buna hissedilen sıcaklık da denir (bkz. Hissedilen sıcaklık). | Öneri |
| wind force | rüzgar gücü | Rüzgarın Beaufort ölçeğiyle (bkz. Beuafort ölçeği) ölçülen gücü. | Öneri |
| wind shear | | Özellikle fırtına şartlarında görülebilen, rüzgarın ani biçimde aşağı yönlü vuruşu. Bu yüzden uçak kazaları yaşanmıştır. | Öneri |
| windbound | | Bir yelkenlinin ters rüzgarlar nedeniyle işleyemez hale gelmesi. | Öneri |
| windjammer | | Yelkenli ticaret gemisi. | Öneri |
| windward | rüzgar üstü | Rüzgarın estiği taraf, geminin rüzgar alan yanı. | Öneri |
| Windward Islands | Rüzgarüstü Adaları | Aralarında Grenada, Martinik, St. Lucia, St. Vincent ve Grenadinler'in de bulunduğu bir grup Karayip adası. | Öneri |
| wine bar | şarap barı | Yiyecek ve içecek sunan bar ya da küçük restoran. | Öneri |
| wine waiter | şarap garsonu | Bazı büyük restoranlarda şarap ve diğer içecekler, görevi sadece bundan ibaret olan özel bir garson tarafından servis edilir. | Öneri |
| wings | kanatlar | Uçağın gövdesinden çıkan ve uçuş boyunca kaldırma gücü sağlayan uzantılar. | Öneri |
| wingspan | kanat açıklığı | Uçağın iki kanadının uçları arasındaki mesafe. | Öneri |
| winter sports | kış sporları | Buz pateni, kızakla kayma, kayak vs. gibi kar ve buz üstünde yapılan sporlar. | Öneri |
| wipe out | | 1. Snowboard ya da kayaktan düşmeye veya bu sporları yaparkenki çarpmalara verilen isim. | Öneri |
| wipe out | | 2. Sörf yapanların benzer kazalarına verilen isim. | Öneri |
| withdrawal of services insurance | hizmetlerin iptali sigortası | Önceden ayarlanmış bir hizmet veya etkinliğin sunulmaması durumunda, mali kayıp olsun olmasın, "eğlence kaybı"na karşı tazmin edilmeyi güvence altına alan sigorta kapsamı. | Öneri |
| workday (ABD) | | iş günü. | Öneri |
| working pressure | çalışma basıncı | Dalış tüpünün günlük kullanımda doldurulması gereken azami basınç. | Öneri |
| World Heritage Site | Dünya Mirası Sit Alanı | UNESCO tarafından tarihi, kültürel ya da doğal nedenlere dayanarak özel öneme sahip ilan ettiği koruma alanı. | Öneri |
| Wolrd Travel Market | Dünya Seyahat Fuarı | Her kasım ayında Londra'daki Earl's Court'ta düzenlenen, dünyanın en önemli seyahat fuarı. Fuarın ziyareti ancak seyahat sektörü çalışanlarıyla sınırlıdır. | Öneri |
| Worldspan | Worldspan | Delta ve diğer bazı havayolu şirketlerinin sahibi olduğu GDS (bkz. Küresel dağıtım sistemi). | Öneri |
| Worldwide Fund for Nature | Dünya Doğa Fonu | Dünyanın en büyük özel doğa koruma kuruluşlarından biri. Amacı canlı türlerinin ve ekosistemlerin çeşitliliğini muhafaza ederek doğal çevreyi korumaktır. | Öneri |
| WP | WP | Kelime işlemcisi. | Öneri |
| write out | | Bir dokümanı elle çıkartmak. | Öneri |
| WTB | WTB | Galler Turist Kurulu. | Öneri |
| WTM | World Travel Market | | Öneri |
| WTO | WTO | Dünya Turizm Örgütü. | Öneri |
| WWF | Worldwide Fund for Nature | | Öneri |