|
| the bends | vurgun | Dalgıçlarda sıkça görülebilen, dekompresyon hastalığının genel adı. | Öneri |
| the bends | vurgun | 1. Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış olan, aşık. | Öneri |
| the bends | vurgun | 2. Kolayca ve yolsuzlukla elde edilen kazanç. | Öneri |
| The Commonwealth | The Commonwealth | (tam adı, the British Commonwealth of Naitons) aşağıda sıralanan bağımsız devletlerden oluşan serbest birlik: Antigua ve Barbuda, Avustralya, Bahamalar, Bangladeş, Barbados, Belize, Botsvana, Brunei/Darüsselam, Kamerun, Kanada, Kıbrıs, Dominik, Fiji, Gambiya, Gana, Grenada, Guyana, hindistan, Jamaika, Kenya, Kiribati, Lesoto, Malavi, Maldivler, Malta, Mauritius, Mozambik, Namibya, Nauru, Yeni Zelanda, Pakistan, Papua Yeni Gine, St.Knitts ve Nevis, St.Lucia, St.Vincent ve Grenadinler, Seyşeller, Sierra Leone, Singapur, Solomon Adaları, Güney Afrika, Sri Lanka, Svaziland, Tanzanya, Togo, Trinidad ve Tobago, Tuvalu, Birleşik Krallık, Vanuatu, Batı Samoa, Zambiya, Zimbabve. Avustralya, Yeni Zelanda ve Birleşik Krallığın sömürge ve bağlı devletleri de bu birliğe üyedirler. | Öneri |
| travel consultant | seyahat danışmanı | | Öneri |
| transport | nakliye | | Öneri |
| transporter | nakliyeci | | Öneri |
| trace | iz | | Öneri |
| Technical Manager | Teknik Müdür | | Öneri |
| twin bed | ikiz yatak | | Öneri |
| towel | havlu | | Öneri |
| tray | tepsi | tabla | Öneri |
| triple room | üç kişilik oda | | Öneri |
| trustee | vekil | | Öneri |
| tripod,trestle | sehpa | | Öneri |
| trafic calming | hız kesiciler | | Öneri |
| tentative | geçici | deneme olarak yapılan, kesin olmadan | Öneri |
| to part,to leave | ayrılmak | | Öneri |
| tourism marketing | turizm pazarlaması | | Öneri |
| to check out of a hotel | otelden ayrılmak | | Öneri |
| to take | almak | He took the book down from the shelf | Öneri |
| table d'hôte | tabldot | | Öneri |
| toothpick | kürdan | | Öneri |
| tailor | terzi | Giysi biçip diken kimse.
| Öneri |
| tourism types | turizm türleri | | Öneri |
| Tuesday | Salı | | Öneri |
| turndown | ret | kabul edilmeyen | Öneri |
| track | kulvar | | Öneri |
| tour leader | tur lideri | birebir çeviridir. | Öneri |
| telemarketing | telefonla satış | telefonla pazarlama | Öneri |
| total bed amount | yatak kapasitesi | total capacity | Öneri |
| tourism education | turizm eğitimi | | Öneri |
| transfer fee | transfer ücreti | | Öneri |
| tourism policy | turizm politikası | turizm stratejisi, turizm planı | Öneri |
| turnaround | eğilimin dönüşü | | Öneri |
| tenderloin | fileto | | Öneri |
| tdd telephone | engelli telefonu | işitme engelliler için rasarlanmış telefon | Öneri |
| trainee | kursiyer | stajyer | Öneri |
| travel agency | seyahat acentesi | tourism agency | Öneri |
| taxi | taksi | 1-pistte ilerlemek (uçak) | Öneri |
| teleferic, cable car | teleferik | | Öneri |
| travel | seyahat | | Öneri |
| the alphabet | alfabe | | Öneri |
| Trace | | Yerine ulaşmayan sefkiyatlarla ilgili yapılan soruşturma | Öneri |
| Thru B/L | | Tek konşimento | Öneri |
| temple | tapınak | ibadet etmek/tapınmak amacıyla inşa edilmiş yapı | Öneri |
| technique | teknik | | Öneri |
| tennis court | tenis sahası | | Öneri |
| tour operator | tur operatörü | paket turlar düzenleyen firmalara verilen genel ad | Öneri |
| to ladle | kepçeyle koymak | | Öneri |
| tour operator | tur operatörü | yurt içi ve/veya yurt dışı gezileri yöneten kişi ya da kurum | Öneri |
| title | başlık | | Öneri |
| title | ünvan | | Öneri |
| title | mülkiyet hakkı | | Öneri |
| time share | devre mülk | | Öneri |
| transmit onward | | bir şeyi aktarmak, havale etmek | Öneri |
| Thomas Cook | Thomas Cook | Dünyanın en büyük tur operatörlerinden. İngiliz. | Öneri |
| twin bed | tek kişilik yatak | iki kişilik bir odadaki tek kişilik iki yataktan her biri | Öneri |
| trend | eğilim | modaya uygun olan, genel eğilim | Öneri |
| twin room | çift yataklı oda | twin-bedded room | Öneri |
| T Junction | T kavşak | Bir yolun başka bir yola, onu kesmeden, dik açıyla katılması. | Öneri |
| t.b.a. | to be advised | | Öneri |
| t.b.n. | t.b.n. | Bildirilecek, anlamına gelen kısaltma. | Öneri |
| TAANZ | TAANZ | Yeni Zelanda Seyahat Acenteleri Birliği. | Öneri |
| table d'hôte | tabldot | Lokantalarda sabit bir ücret karşılığı sınırlı seçenekleri olan menü. | Öneri |
| tableland | masa yapılı arazi | Yükseltimiş geniş arazi. | Öneri |
| tables | dalış cetveli | Derinlikleri, o derinliklerde kalınacak süreleri gerekli dekompresyon duraklarıyla birlikte gösteren grafik tablo. | Öneri |
| tachograph | takograf | Otobüs gibi taşıtlarda bulunan ve yapılan hızı, duraklamaların süresini ve sürücünün ne kadar direksiyonda kaldığını ölçen cihaz. | Öneri |
| tack | | Yelkenli geminin dümen ve rüzgarın etkisiyle gittiği yön. | Öneri |
| taffrail | kıç küpeştesi | Geminin kıç tarafını çevreleyen tırabzanlar. | Öneri |
| taiga | tayga | Sibirya'da çok geniş alana yayılan iğne yapraklı ağaçla kaplı bölge. | Öneri |
| tail wind | arkadan rüzgar | rüzgar yönünün seyir halindeki araçla aynı olması. | Öneri |
| tailor made | kişiye özel | Bir müşteriye özel olarak tasarlanmış tatil veya başka bir düzenleme. | Öneri |
| tailplane | kuyruk yüzeyi | Uçak gövdesinin geri kısmındaki dikey kanat. Taşıtı dengelemeye ve kontrol altında tutmaya yarar. | Öneri |
| take a chance | | Kimi deniz seyahat şirketlerince kullanılan pazarlama yöntemi. Bununla potansiyel müşteriler doğru kamara ve gemiyi tahmin ederek oldukça indirimli tarifelerle seyahat edebilirler. böyle bir durumda yerleri bir ay öncesinden ayrılacaktır. | Öneri |
| take off | havalanmak | Uçağın yerle temasını kesip uçmaya başlaması. | Öneri |
| taking air | | Kayak ya da snowboard yaparken kişinin isteyerek ya da istemeyerek yerden kesilip havaya zıplaması anlamında bir kayakçılık ifadesi. | Öneri |
| tall ship | yüksek gemi | Yüksek direğe veya direklere sahip yelkenli gemi. | Öneri |
| Tannoy | Tannoy | Duyuru sistemlerinden birinin markası, ancak İngiltere'de bu tür sistemlerin geneli için kullanılan isim. | Öneri |
| tapas | tapas | İspanyol barlarında servis edilen kokulu küçük tabaklar. | Öneri |
| taproom | | Başta bira olmak üzere, alkollü içeceklerin servis edildiği oda. | Öneri |
| tariff | | tarife | Öneri |
| tarmac | asfalt | Ana maddesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım. İngilizce'si asfalt iniş pistleri (bkz. iniş pisti) için de kullanılır. | Öneri |
| tavern | | İngilizce'de han için kullanılan eski sözcük. | Öneri |
| taverna | taverna | Çalgılı meyhane anlamında Yunanca kökenli sözcük. | Öneri |
| taxi | taksi | 1. Belli bir ücret karşılığında yolcu taşıyan, belgeli taşıt. Adını taksimetre (bkz. taksimetre) cihazından alır. | Öneri |
| taxi | taksi | 2. Uçağın yerdeki hareketi. | Öneri |
| taxi way | taksi yolu | Uçakların park etme, yolcu veya yük alma ile pist arasında hareket ettikleri düzeltilmiş zemin. | Öneri |
| taximeter | taksimetre | Taksinin kat ettiği mesafeyi esas alarak müşterinin ödemesi gereken ücreti hesaplayan cihaz. | Öneri |
| T-bar | T-kolu | Ağırlıklı olarak Avusturya, İsviçre ve Almanya'da bulunan kayak teleferiği. Söz konusu teleferik yan yana iki kayakçı taşır fakat ikisini her zaman dengede tutmanın zorluğundan biraz eğreti kaçar. | Öneri |
| TC | TC | Timeshare Council. | Öneri |
| tech stop | technical stop | | Öneri |
| technical stop | teknik durak | Yolcu almak veya indirmek amacıyla yapılmayan planlı durak. Genellikle yakıt ya da mürettebat değişimi için yapılır. Yolcuların uçaktan inmeleri gerekmez fakat bu da genelde yerel düzenlemelere tabidir. | Öneri |
| téléférique | | bkz. teleferik. | Öneri |
| Telemark skiing | Telemark kayağı | Norveç'in Telemark yöresinde 1860'larda keşfedilmiş olan yokuş aşağı kayakçılığın orijinal yöntemi. | Öneri |
| temperate | ılıman kuşak | Isı bakımından ne çok sıcak ne de çok soğuk olmayan, havanın değişken olduğu iklim kuşağı. | Öneri |
| temperature-humidity index | ısı-nem endeksi | Havadaki ısı ve nemliliğin birleşik etkisinin yol açtığı rahatsızlığın ölçüsünü veren değer. | Öneri |
| tempest | fırtına | Şiddetli ve sert rüzgar. | Öneri |
| tender | yardımcı gemi | Geminin açıkta demirlemek zorunda kaldığı durumlarda yolcuları limana taşıyan gemi. | Öneri |
| tender | | Bir iş için teklif sunmak. Artık düzenli aralıklarla bazı şirketlere teklifler sunan seyahat acenteleri arasında yaygınlaşmaktadır. | Öneri |
| tent | çadır | Keçe, deri, kıl dokuma, bez vb. malzemeden yapılarak tutturulan, taşınabilir barınak. Modern tipteki çadırlar bir hayli lüks olabilmekle birlikte çoğu durumda en ucuz konaklama biçimi. | Öneri |
| terminal | terminal | 1. Havaalanları, otobüs garları vb. yerlerde gelen ve giden yolcuların ilgili muamemelelerinin yapıldığı bina. | Öneri |
| terminus | son durak | Otobüs güzergahı veya tren hattının bitim yeri. | Öneri |
| terra firma | terra firma | Hava veya suya karşılık, katı toprak, yeryüzü anlamına gelen Latince ifade. Örneğin, "terra firmaya döndük" dendiğinde kastedilen, karaya inildiğidir. | Öneri |
| terra incognita | terra incognita | Bilinmeyen, keşfedilmemiş topraklar. | Öneri |
| terrace | seki | 1. Evlerin önüne oturmak için yapılan düz yükselti ve buradaki oturma yeri. | Öneri |
| terrain | arazi | Yeryüzü parçası veya onun fiziki özellikleri. Aynı zamanda bkz. topoloji. | Öneri |
| terrestrial | | Dünya veya karayla ilgili. | Öneri |
| territorial waters | karasuları | Bir ülkenin hükümranlığı altındaki sular, özellikle ülkenin kıyısı bulunduğu denizin kıyıdan itibaren belirli bir mesafeye kadar olan kısmı. | Öneri |
| territory | toprak | Bir devletin hükümranlığı altındaki ülke, kara. | Öneri |
| territory | toprak | 1. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. | Öneri |
| territory | toprak | 2. Arazi, tarla. | Öneri |
| The West | Batı | Şarka (bkz. şark) karşılık gelmek üzere Avrupalı olan. | Öneri |
| theft protection | hırsızlık sigortası | Bir malın vb. hırsızlığa karşı sigorta kapsamına alınması. | Öneri |
| theme cruise | konulu deniz seyahati | Halkın belli bir kesimi, ör. arkeologlar için düzenlenmiş deniz seyahati (bkz. deniz seyahati). | Öneri |
| theme park | konulu eğlence parkı | Belirli bir ilgi alanına hitap etmek üzere geniş bir alana yayılmış çeşitli ayrı eğlence tesislerinden oluşan eğlence merkezi. | Öneri |
| themed attraction | konulu atraksiyon | Etkinliklerini, gösterilerini vs. belirli bir konu veya başlığa dayandırmayı tercih etmiş turistik atraksiyon. | Öneri |
| thermocline | | Farklı ısılardaki sular arasındaki sınır. | Öneri |
| third age | üçüncü çağ | Hayatın fiili emeklilik safhası. Özellikle Batıda insanların çokça seyahat ettikleri dönem. | Öneri |
| third class | üçüncü sınıf | Konaklamanın nitelik açısından üçüncü sıradaki kategorisi. Az gelişmiş ülkelerde kaçınmakta yarar var. | Öneri |
| third party insurance | üçüncü şahıs sigortası | Yaralanma, hasar, zarar veya ölüm durumuna maruz kalmış bir başkasının taleplerini kapsayan sigorta. | Öneri |
| Third World | Üçüncü Dünya | Afrika'nın birçok ülkesinde olduğu gibi, dünyanın az gelişmiş kesimleri. | Öneri |
| thoroughfare | cadde | Yerleşim yeri içindeki ana yol. | Öneri |
| through fare | aktarmasız tarife | İki nokta arasında arasında yolculuk yapmaya uygun tarife. Aktarmasız tarifeler, noktadan noktaya tarifelerin aksine (bkz. noktadan noktaya hava tarifesi) duraklara imkan tanır. Bir yolculuk için aktarmasız tarifenin yayımlanması söz konusu aktarmasız seferin var olduğu anlamına gelmez. | Öneri |
| through service | aktarmasız sefer | Yolcunun uçak değiştirmesini gerektirmeyen sefer. Aktarmasız seferler non-stop (bkz. non-stop) olmayabilir. | Öneri |
| throughway | | 1. Cadde. | Öneri |
| throughway | | 2. (ABD) Otoyol. | Öneri |
| throwaway | | Kaspsamlı tura (bkz. kapsamlı tur) dahil olup da yararlanılması düşünülmeyen her şey. Seat only (bkz. seat only) düzenlemelerindeki konaklamalar buna iyi bir örnektir. | Öneri |
| thrust | itme kuvveti | Havacılıkta, uçak motorunun ürettiği güç için kullanılan terim. | Öneri |
| thunder | gök gürlemesi | Şimşeğin (bkz. şimşek) yarattığı elektrik boşalması esnasında havanın ani ısınması sonucu meydana gelen gürültü. Gök gürleme sesi şimşek ya da yıldırım kendisiyle aynı anda oluşur fakat ışıkla sesin farklı hızlara sahip olmasından ötürü ikisi arasında zamansal fark varmış gibi algılanır. İki olgu arasındaki 3 saniyelik fark aşağı yukarı 1 kilometreye tekabül ettiğinden bu hesaplamayla şimşeğin ne kadar mesafede çaktığı bilinebilir. | Öneri |
| thunderbolt | yıldırım | Gökyüzüyle toprak arasındaki elektrik boşalması. Gök gürlemesi ve şimşekle birlikte görülür. Şimşekten (bkz. şimşek) daha yıkıcı etkileri vardır. | Öneri |
| thundercloud | fırtına bulutu | Gök gürlemesi ve şimşeklere yol açan büyük kümülüs (bkz. kümülüs) bulutu. | Öneri |
| thunderstorm | boran | Sağnak yağışlı, gök gürlemeli ve şimşekli veya yıldırımlı fırtına. | Öneri |
| TIAA | TIAA | Amerikan Seyahat Sektörü Birliği. | Öneri |
| TIC | tourist information centre | | Öneri |
| ticket | bilet | 1. Taşıma şartlarına (bkz. taşıma şartları) tabi belirli bir yolculuk etme hakkını kanıtlayan belge. Rezervasyonla aynı şey değildir. Dar anlamda belirli bir zamanda yolculuk yapmayı garantilemez. | Öneri |
| ticket | bilet | 2. Bir etkinliğe, yere vs. giriş sağlayan belge. | Öneri |
| ticket agent | bilet acentası | Seyahat acenteleri için eskiden kullanılan isim. | Öneri |
| ticket collector | kondüktör | Özellikle yolcu trenlerinde biletlerin veya seyahat belgelerinin kontrolünden sorumlu kimse. | Öneri |
| ticket office | bilet gişesi | Biletlerin satın alınabildiği yer. | Öneri |
| ticket on departure | | Yolcu bileti satın aldığı yerden teslim almak istemiyorsa söz konusu bileti kalkış noktasından teslim alabilir. | Öneri |
| ticket printer | bilet yazıcısı | Otomatik biletlerin üstüne ayrıntıları yazan yazıcı. | Öneri |
| ticket sales | bilet satış | | Öneri |
| ticket tout | bilet simsarı | Konser, maç vb. etkinliklerin biletlerini önceden alıp resmi kaynaklarda ilgili biletler tükendiğinde onları yüklü bir kârla satan kimse. | Öneri |
| ticketed point mileage | biletli nokta milajı (TPM) | Havayolu biletlerinde kalkış noktasıyla varış noktası arasında belirtilen milaj. MPM (bkz. müsaade edilen azami milaj), TPM'nin üstüne ilave ücret ödemeden yapılabilecek azami seyahat mesafesini belirtir. | Öneri |
| ticket-holder | bilet sahibi | Bir seyahat veya etkinlik için yasal yollardan bilet edinip onu taşıyan kimse. | Öneri |
| ticketless travel | electronic ticketing | | Öneri |
| tidal wave | deprem dalgalaması | Depremlerin neden olduğu ve açık denizlerin kıyılarında yıkıcı etkileri olan dalga. | Öneri |
| tide | gelgit | Yaklaşık her 12 saat 25 dakikada bir deniz ve okyanusların kabarıp çekilmesi; med cezir de denir. | Öneri |
| tidetable | gelgit çizelgesi | Suların kabarma ve çekilmesinin saatlerini gösteren çizelge. | Öneri |
| tideway | gelgit yolu | Gelgitin etkisini gösterdiği su yolu, özellikle ırmakların gelgite maruz kalan kısımları. | Öneri |
| tied house | | Bir bira üreticisinin sahibi olduğu ve öncelikli olarak bu üreticinin biralarını satan pub. Bkz. free house, guest beer. | Öneri |
| tiller | dümen yekesi | Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol. | Öneri |
| Timbuktu | Timbuktu | Aslında kuzeybatı Afrika'da (Mali) gerçek bir destinasyon, fakat İngilizce'de sıklıkla uzak ve ulaşılmaz yerleri tanımlamak için kullanılır; Türkçe'deki Fizan'ın karşılığı denebilir. | Öneri |
| time and mileage | süre ve milaj | Taşıtın kiralandığı süre ve sürülen mesafe esas alınarak hesaplanan araba kiralama tarifesi. Genellikle iş yolcuları talep eder; tatilciler çoğuklukla sınırsız milaj tarifesini tercih eder. | Öneri |
| time series charter | | Üzerinde anlaşılmış bir süreliğine taşıtın, genellikle uçak, kiralanması esasına dayalı charter | Öneri |
| time zone | saat dilimi | Dünya 24 saat dilimine bölünmüştür ve bunların her biri kabaca 15'er derecelik boylama tekabül eder. Seyahat sektöründeki insanların farklı dilimlerdeki saatleri bilmeleri önemlidir, çünkü hem görünen uçuş serisi üzerinde etkisi vardır hem de ülkeler arasında işlemlerin yapılabildiği saatleri belirler. | Öneri |
| timeshare | | İnsanların bir konaklamada belli bir süreyi satın almaları (devremülk uygulamalarında olduğu gibi). Her yılın aynı zamanında aynı süreliğine söz konusu konaklama yine onlara tahsis edilir. diğer müşterilerse aynı konaklama için diğer zamanları satın alırlar. | Öneri |
| timetable | | Herhangi bir ulaşım biçiminde kalkış ve varış saatlerini gösterir tarife. Bu tarifenin karmaşıklığı doğrudan doğruya ulaşım sisteminin kaç seferi (ve bağlantıyı) mümkün kıldığıyla ilişkilidir. En karmaşık olanlar genellikle tren tarifeleridir. | Öneri |
| tip | gratuity | | Öneri |
| to be advised | to be advised | Belirli bir bilginin belirli bir zamanda mevcut olmaması halinde kullanılan bir ifade. Özellikle müşteri hakkında bilgi (ör. Tam adı) bekleyen acentelerce kullanılır. İşverenler de rezervasyonların tam ayrıntılarını veremedikleri zaman aynı ifadeyi kullanırlar. | Öneri |
| TOC | train operating company | | Öneri |
| TOD | ticket on departure | | Öneri |
| toilet | tuvalet | 1. Yıkanma, traş olma, giyinme, süslenme, taranma işi. | Öneri |
| toilet | tuvalet | 2. Kadınların gece toplantılarında giydikleri gösterişli giysi. | Öneri |
| toilet | tuvalet | 3. Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne. | Öneri |
| toilet | tuvalet | 4. Ayak yolu. | Öneri |
| token | | İki yönlü trafik taşıyan tekli demiryolu hattının geçişini kontrol etmek üzere tren görevlisinin taşıdığı sopa. | Öneri |
| toll | | 1. Yol, köprü vb.nin geçişlerinden alınan ücret. | Öneri |
| toll | | 2. (ABD) Şehirler ya milletler arası telefon konuşmalarından alınan ücret. | Öneri |
| toll booth | | Yol (ör. Otoyol) ücretlerinin alındığı gişe. | Öneri |
| toll free | ödemeli arama | "Ücretsiz" telefon konuşması, yani konuşma ücretini karşıdakinin ödediği. | Öneri |
| tonnage | | Gemi anlamına gelen genel anlamlı sözcük. | Öneri |
| tonnage | tonaj | Gemi kapasitesi birimi, fakat bu çerçevede 4 anlamı vardır. Brüt kayıtlı tonaj ve g.r.t. (bkz brüt kayıtlı tonaj); net kayıtlı tonaj veya n.r.t. (net kayıtlı tonaj); su taşırma tonajı, ki geminin taşırdığı suyun ağırlığı, dolayısıyla da aslında geminin kendisinin ağırlığıdır; tam yük (deadweight) tonajı da geminin ağırlık cinsinden kapasitesini belirtir. Yolcu gemilerinin çoğu broşürlerinde g.r.t.'yi belirtirler zira geminin muhtemel konforunun belirlenmesinde en yararlı ölçü budur. Su taşırma tonajı da genellikle savaş gemilerinde (ve bazı Amerikan ticari gemilerinde) kullanılır. Tam yük tonajıysa çoğunlukla tankerlerce kullanılır. | Öneri |
| topography | topoğrafya | Bir kara parçasının doğal ve yapay engebe ve özellikleri ve bunları kağıt üzerinde gösterilemsi işi. | Öneri |
| topside | | Geminin su hattından yukarıda olan kısmı. | Öneri |
| tornado | tornado | Çok küçük bir alan üzerinde çok yıkıcı etkileri olan hortum. | Öneri |
| torrent | sel | Birdenbire kabaran ve aynı hızla çekilen akıntı, dere. | Öneri |
| torrid | | Son derece sıcak ve kurak hava. | Öneri |
| totalitarian | totaliter | Merkezi ve baskıcı yönetim biçimi ve böyle yönetim biçimleriyle ilgili veya onlara ait olan. | Öneri |
| touch of the sun | | Güneşe fazla maruz kalmaktan kaynaklanan hastalık ve halsizlik hissi için halk arasında kullanılan ifade. Güneş çarpmasından daha az şiddetli. | Öneri |
| touchdown | | Uçağın iniş anı. | Öneri |
| tour | tur | Birkaç yere uğayan gezi. Turlar genellikle otobüsle ve rehber eşliğinde yapılır. Bunlara rehberli tur da denir (bkz. rehberli tur). | Öneri |
| tour conductor | tur lideri | Tura eşlik eden kimse, genellikle yönetici ve rehber. | Öneri |
| tour escort | tour conductor | | Öneri |
| tour leader | tour conductor | | Öneri |
| tour manager | tur yöneticisi | Önceden belirlenmiş bir güzergahta yapılan turun idaresini ve gözetimini üstlenen, böylelikle programa ve standarda uygun gidişi temin eden kimse. | Öneri |
| tour operator | tur operatörü | Halka satmak üzere kapsamlı turu (bkz. kapsamlı tur) oluşturan organizasyon. Tur operatörleri her ülkede seyahat sektörü işverenleri (bkz. işveren) olarak görülmez. Tur operatörleri daha ziyade mal toptancısı olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda bkz. organizatör. | Öneri |
| tour organizer | tour operator | | Öneri |
| tourism | turizm | İnsanların oturdukları dışındaki yerlere eğlence amaçlı gidişleri ve bunlarla ilgi her çeşit etkinliği kapsayan terim. | Öneri |
| tourism apartheid | turizm ayrımcılığı | Yabancı turistler lehine olmak üzere yerli insanların onlardan ayırt edilmesi. | Öneri |
| tourist | turist | Turizm etkinliğine girişen kimse.
tourists: turistler | Öneri |
| tourist attraction | turistik atraksiyon | Ziyaretçi çeken her şey, doğal ya da yapay. Doğal atraksiyona Florida Bataklıkları, yapay atraksiyona ise yine aynı eyaletteki Walt Disney Dünyası iyi birer örnek teşkil eder. | Öneri |
| tourist card | turist kartı | Giriş izni verilmeden önce bazı ülkelerce bireylerden istenen belge. Turist kartı almanın prosedürü vizelere benzemekle onlara kıyasla daha kolaydır. | Öneri |
| tourist class | economy class | | Öneri |
| tourist enclave | turist mıntıkası | Çoğunlukla güvenlik nedenleriyle çevreden ayrılmış şekilde turist konaklaması sağlayan bölge. | Öneri |
| tourist generating country | turist gönderen ülke | Turist alan ülkelere (bkz. turist alan ülke) karşılık, kendisinden çok sayıda turist kaynaklanan ülke. Kimi ülkelerse hem turist gönderen hem de alan ülke konumundadır (ör. İngiltere). | Öneri |
| tourist guide | turist rehberi | İlgili ülke içinde, yetkili makamlarca onaylı bölgesel/ülkesel turist rehberliği belgesine sahip kimse. Turist rehberinin rolü ülke içinden veya dışından turistlere, turistlerin seçimi dahilindeki dilde, uzmanlığına giren bölgenin/ülkenin doğal ve kültürel mirasını aktarmaktır. | Öneri |
| tourist information centre | turizm danışma | Bir destinasyon hakkında bilgi veren ve genellikle turizm idaresi veya yerel yönetimlerce işletilen ofis. | Öneri |
| tourist offices | turizm tanıtma ofisleri | Bunların amacı bir ülke veya bölgeye turistleri teşvik etmek olup genellikle teşvik eden devletlerce maddi destek görürler. Birçok ülkede dışarıdan gelen turistler önemli birer döviz kaynağıdır. Devletleri turizm tanıtma ofisleri açmaya ve desteklemeye yönelten de bu "gizli ihracatı" artırma isteğidir. | Öneri |
| tourist receiving country | turist alan ülke | Turist gönderen ülkelere (bkz. turist gönderen ülke) karşılık, çok sayıda turistin ziyaret ettiği ülke. Kimi ülkeler hem turist alan hem de turist gönderen ülke konumundadır (ör. İngiltere). | Öneri |
| tourist region | turistik bölge | Turistlerce ziyaret edilen ve özel bir adı ve kimliği olan bölge. Söz konusu bölgenin coğrafi adı anılan özel addan farklı olabilmektedir. Örneğin, İspanya'da Valencia'yla Alicante arasında sahil kesiminin adı resmi olarak Comunidad de Valenciana olmakla birlikte bütün turistler bu bölgeyi Costa Blanca olarak bilir. | Öneri |
| tourist trap | turist tuzağı | Popülerleşen ve turistlerin akınına uğraması muhtemel destinasyon ve atraksiyonlar için kullanılan alçaltıcı ifade. | Öneri |
| tow path | | Kanal veya su taşımacılığına uygun ırmağa paralel ve mavnaları halatla çeken atların kullandığı yol. | Öneri |
| town | kasaba | Adı ve sınırları belli, şehirden daha küçük yerleşim birimi. | Öneri |
| TP | theft protection | | Öneri |
| TPI | third party insurance | | Öneri |
| TPM | ticketed point mileage | | Öneri |
| track | | 1. Patika. | Öneri |
| track | | 2. Demiryolu hattı. | Öneri |
| track | | 3. Uçağın güzergahı. | Öneri |
| track-laying | | İlerledikçe kendi yolunu açan taşıt. En iyi örneği belki de tanktır, fakat bu çeşit taşıtlar (tanklardan farklı olarak) çoğunlukla zeminin kaygan ve zor olduğu yerlerde başka taşıtları çekmek üzere kullanılırlar. | Öneri |
| tract | saha | Alan. | Öneri |
| trade body | meslek örgütü | Çoğu meslekler, ilgili iş alanının büyümeye ve ilgili alana çok sayıda yeni kimsenin girmeye başlamasından itibaren kendi örgütlerini kurarlar. Meslek örgütleri, üyelerinin daha etkin çalışması için ortak standart ve uygulamalar getirir. Ayrıca devletten en iyi koşulları oluşturması konusunda da sektörün ihtiyaçlarını dile getirecek ortak bir ses teşkil eder. | Öneri |
| trade discount | toptancı indirimi | Bir ticari kuruluşun, aynı sektörde olsun olmasın, bir diğer ticari kuruluşa uyguladığı indirim. Seyahat acentesine yapılan indirim buna örnektir. | Öneri |
| trade fair | ticari fuar | Belirli bir sektörde çalışan insan ve kuruluşların ihtiyaçlarını karşılamak ve ticari fırsatlar yaratmak üzere kurulan fuar veya sergi. | Öneri |
| trade mission | ticari misyon | İş çevreleri veya devlet yetkilileri için, iş bağlantısı imkanlarını da gözden kaçırmadan, belirli bir destinasyona düzenlenen tur. | Öneri |
| trade show | trade fair | | Öneri |
| trade winds | alize rüzgarları | Okyanuslarda 30* kuzey enlemiyle 30* güney enlemi arasında mütemadiyen esen rüzgarlar. Kuzey yarı kürede bu rüzgar kuzeydoğudan güneybatıya, güney yarı küredeyse güneydoğudan kuzeybatıya eser. Gemilerin yelkenli oldukları devirlerde son derece önem arz eden bu rüzgarlar günümüzde yalnızca maceraperest yelkenciler ve balon gezginleri için ilgi kaynağıdır. | Öneri |
| traffic | trafik | 1. Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt araçları tarafından kullanılması. | Öneri |
| traffic calming | hız kesiciler | Ulaşım yolu trafiğinin yavaşlatılması amacıyla yapılan tümsek gibi engeller. | Öneri |
| traffic conference area | trafik konferans bölgesi (TCA) | Dünyanın ana havayolu rotalarını üç bölgeye ayıran IATA'nın resmi sınıflaması. TCA 1, Kuzey ve Güney Amerika. TCA 2, Avrupa ve Afrika. TCA 3, Asya ve Avustralasya. | Öneri |
| traffic document | trafik dokümanı | Yolcu bileti veya benzeri dokümanlar için IATA resmi terimi. Trafik dokümanları elle, mekanik veya elektronik olarak çıkarılabilir ve aşağıdakileri kapsar: Taşıyıcının kendi trafik dokümanları - yolcu bileti ve bagaj kontrol formları; otomatik bilet ve geçiş kartları (bkz. otomatik bilet ve geçiş kartı); muhtelif masraf emirleri; çok amaçlı dokümanlar; müşterilere çıkarılması için akredite edilmiş acente (bkz akredite edilmiş acente) üyelerince temin edilen acente ödeme voucher'ları ve on-line biletleri ile Standart trafik dokümanları - BSP (bkz. borçlandırma ve geri ödeme planı) yolcu bileti ve bagaj kontrol formları; standart mahal-dışı otomatik bilet ve geçiş kartları; standart muhtelif masraf emirleri; nötr çok amaçlı dokümanlar; BSP acente ödeme voucher'ları ile borçlandırma ve ödeme planı uyarınca çıkarılmak/basılmak üzere akredite edilmiş acentelere verilen diğer mali sorumluluğu haiz formlar. | Öneri |
| traffic evaporation | trafik buharlaşması | Sıkışıklığı azaltmak için yeni yollar yapıldığında bunların salt mevcudiyeti bile fazladan trafik çeker, böylece azaltmayı amaçladıkları kadar çok trafik sıkışıklığı yaratırlar. Anlaşılmıştır ki yolların kapatılması da bunun tersi bir etki yaratmaktadır, çünkü bu şekilde sürücüler temelli olarak alternatif ulaşım yöntemlerine geçiyorlar. Bu olguya da trafik buharlaşması deniyor. | Öneri |
| traffic rights | trafik hakları | Genelde havayollarına uygulanan, ancak diğer ulaştırma biçimleri için geçerli bir terim. İki nokta, A ve B, arasında bir taşıyıcı bir veya daha fazla ara nokta üzerinden, bunlara da C ve D diyelim, seyahat edebilir. Taşıyıcının A ve B arasında yolcu taşıma hakkı olmakla birlikte A ile C veya C ile D arasında yolcu taşıma zorunluluğu yoktur. aynı zamanda bkz. hava özgürlükleri. | Öneri |
| trail | | 1. Yürüyüş, ata, bisiklete binme gibi eğlencelik amaçlara yönelik de kullanılabilen patika veya keçiyolu. | Öneri |
| trail | | 2. (ABD) Kar arabaları (bkz. kar arabası) için işaretlenmiş rota ya da kayak pisti. | Öneri |
| trailer | treyler | Motorlu bir taşıt tarafından çekilen motorsuz taşıt; çoğunlukla daha çok yük taşıyabilsinler diye kamyon veya traktörlerce kullanılır. | Öneri |
| trailer | treyler | Karavan. | Öneri |
| train | tren | Bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi. Genellikle demiryolu taşımacılığı için kullanılır. | Öneri |
| train ferry | tren feribotu | Demiryolu taşıtlarını su üzerinden taşımak üzere tasarlanmış feribot ya da vapur. | Öneri |
| train operating company | | İngiltere'de demiryolu seferi düzenleyen şirketlerin her biri. | Öneri |
| tram | | İngilizce'de tramvayın (bkz. tramvay) kısaltması. | Öneri |
| tramcar | tramvay | Yol üzerinde çıkıntı yapmayacak şekilde döşenmiş özel raylarda hareket eden yolcu taşıtı. | Öneri |
| tramp steamer | | Tarifeli işlemeyen yük gemisi; talebe göre hareket eder. | Öneri |
| tramway | tramvay hattı | Tramvayın (bkz. tramvay) üzerinde hareket edebileceği şekilde döşenmiş raylar. | Öneri |
| tramway | | Teleferik. | Öneri |
| transaction fees | management fees | | Öneri |
| transatlantic | transatlantik | Atlantik Okyanusu'nu aşan (gemi, uçak vs.) | Öneri |
| transcontinental | transkontinental | Kıtayı kat eden (ör. Tren) | Öneri |
| transfer | transfer | 1. Seyahatte, yolcuların varış noktasından konaklama yerlerine ulaşmaları için sağlanan ulaşım. | Öneri |
| transfer | transfer | 2. Bir yerden başka bir yere taşıma veya götürme. | Öneri |
| transfer | transfer | 3. Bir kimsenin bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş. | Öneri |
| transfer | transfer | 4. Sporda, bir profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir kulübe geçmesi. | Öneri |
| transferable | transfer edilebilir | Transferi ya da devri mümkün olan. Seyahatte, bir başkasına devredilebilen bilet ya da doküman, ki bu durum nadiren görülür. | Öneri |
| transit | transit | 1. Denizde bulunulan noktayı belirlemek amacıyla tespit edilen ve iki sabit nesneyi (ör. Yakındaki bir nesneyle uzaktaki başka bir nesneyi) birleştiren çizgi. | Öneri |
| transit | transit | 2. Bir yerden dinlenmeden, durmadan geçme. | Öneri |
| transit | transit | 3. Ülke topraklarından geçiş sırasında, hiç durmadan başka bir ülkeye geçen mallar için gümrüksüz geçme. | Öneri |
| transit | transit | 4. Bir katarın veya trenin, bir gardaki art arda gelen yol bölgelerinden durmadan geçmesi. | Öneri |
| transit lounge | transit salonu | Havaalanında transit yolcular için bekleme salonu. | Öneri |
| transit passenger | transit yolcu | Bir ara noktada, genellikle sefer değiştirmek için, inmiş olan ve bağlantılı bir seferle (bkz. bağlantılı sefer) yoluna devam edecek olan yolcu. Belirlenmiş bir transit alanında kalmaları kaydıyla, transit yolcularının birçok ülkede göçmenlik ve gümrük kontrollerinden geçmesine gerek yoktur. | Öneri |
| transit visa | transit vize | Yolculuğun güzergahı bir ülkeden geçen ve orada kayda değer bir süre boyunca kalmayacak kimseler için çıkarılan vize. | Öneri |
| transocean | transokyanus | Okyanusu aşan (gemi vs). | Öneri |
| transom | kıç yatırması | Sandal veya botun arka kısmını oluşturan ve dıştan takmalı motorun (bkz. dıştan takmalı motor) iliştirilebileceği dayanak noktası. | Öneri |
| transpacific | transpasifik | Pasifik Okyanusu'nu aşan (gemi vs.) | Öneri |
| transport | taşımacılık | Yolcu veya malların fiili hareketi. Konaklama ve eğlenceyle birlikte turizm ve seyahatin üç ana unsurundan biri. Taşımacılık kara, deniz veya hava olacak şekilde sınıflandırılır. | Öneri |
| transportainment | | "Konulu taşımaclık"ı tanımlamak üzere geliştirilmiş yeni bir sözcük. Yani, ziyaretçileri bir atraksiyon etrafında gezdirmek üzere tasarlanmış ve niteliği itibariyle aslında o atraksiyonun bir parçası olan taşıt. Terim ilk defa ABD'de Maryland'deki yeni Silver Springs atraksiyonuyla kullanılmaya başlandı. | Öneri |
| transportation order | taşıma siparişi | Bir acentenin, bir IATA üyesi tarafından ilgili acentenin kullanımı için onaylanan kendi sipariş formu; buna karşılık IATA üyesi de biletleri çıkartır. | Öneri |
| trans-ship | aktarma | Bir taşıma biçiminden bir başka taşıma biçimine geçirme. | Öneri |
| trans-ship | aktarma | 1. Alıntı, iktibas. | Öneri |
| trans-ship | aktarma | 2. Sürülmemiş bir tarlayı ilk veya ikinci defa sürme. | Öneri |
| trans-ship | aktarma | 3. Arıları bir kovandan ötekine geçirme. | Öneri |
| travel agent | seyahat acentası | Bkz. iş seyahati acentası, perakende seyahat acentası, dinlence seyahat acentası. | Öneri |
| travel bureau | seyahat bürosu | Seyahat acentesi yerine geçen fakat günümüzde daha az kullanılan bir sözcük. | Öneri |
| travel clerk | travel consultant | | Öneri |
| travel consultant | seyahat danışmanı | Seyahat acentelerinde çalışan ve müşteriyle doğrudan iş gören kimselere verilen isim. | Öneri |
| travel counsellor | travel counsellor | | Öneri |
| travel industry | seyahat sektörü | Turizm, seyahat değildir; seyahat, turizmin genelinin bir parçasıdır ve seyahat sektörü insanların seyahat ihtiyaçlarını gidermek üzere vardır. | Öneri |
| travel insurance | seyahat sigortası | Seyahat etmek tehlikeli görülmemekle birlikte seyahat edenlerin, evde oturacak olduklarında maruz kalmayacakları risklerle karşılaşma durumları olabilir. Bu nedenle sağduyulu yolcular sigortalanırlar, hatta seyahat firmalarının birçoğu sigortalanmayan müşterilerle iş yapmaktan kaçınırlar. AB Paket Seyahati (bkz. Paket Seyahat...) uyarınca seyahat acentelerinin müşterilerini sigorta hakkında bilgilendirmemeleri çoğunlukla cezai suç kapsamında değerlendirilmektedir. | Öneri |
| travel sickness | seyahat hastalığı | Yolculuk esnasındaki hareket kaynaklı mide bulantısı. | Öneri |
| traveller | gezmen | Gerçekte, bir yerden bir başka yere giden herkes için kullanılan genel bir sözcük. Ancak, kimileri bu sözcüğü bağımsız olarak seyahat edenler ("yeni turist", bkz. yeni turist) için kullanmakta ve turist terimini önceden hazırlanmış düzenlemelere hasretmektedirler. | Öneri |
| travellers cheques | seyahat çekleri | Nakitten daha güvenli bir para biçimi. Seyahat çekleri, onun belli bir değere karşılık satın alındığı ve alıcı tarafından imzalandığı ilkesine dayanır. Mal veya hizmet satan bir kimse tarafından kabul edildiğindeyse alıcı tarafından tekrar imza edilir ve ilk imzayla bu sonucusunun aynılığı çekin geçerliliğini belgeler. | Öneri |
| travolator | | Yatay veya biraz eğimli yürüyen yaya yolu; yürüyen merdiven gibi basamakları yoktur. | Öneri |
| trek | trekking | Genellikle daha az gelişmiş yörelere yürümeyi veya benzer etkin bir yolculuk yöntemini gerektiren tatil biçimi. | Öneri |
| tributary | yandere | Ana ırmağa karışan ikinci derecedeki akarsu. | Öneri |
| trike | | Üç tekerlekli bisikletin (tricycle) İngilizce'deki kısaltması. | Öneri |
| trilingual | üç dilli | Üç dil konuşan. | Öneri |
| trimaran | trimaran | Üç tekneli katamaran (bkz. katamaran). | Öneri |
| trip | | İngilizce'de gezi anlamında bir başka kelime, özellikle eğlence amaçlı olanlar için kullanılır. Günümüzde genellikle önüne gelen niteleyici bir sözcükle kullanılır: ör. Business trip, pleasure trip. | Öneri |
| triplane | | Üç kanatlı uçak. Günümüzde kullanılmamaktadır. | Öneri |
| triple | triple | Üç kişilik oda. | Öneri |
| triple chair | | Üç kişi taşıyacak şekilde tasarlanmış koltuklu teleferik. | Öneri |
| tripper | | Eğlence amaçlı geziye çıkmış kimse. | Öneri |
| triptyque | triptik | Motorlu bir taşıtın gümrükten geçiş iznini ifade eden Fransız kökenli terim. | Öneri |
| trishaw | trishaw | Üç tekerlekli rickshaw (bkz. rickshaw). | Öneri |
| trolley | trolleybüs | Hava hattından elektrik alarak çalışan otobüs. | Öneri |
| trolley | trolleybüs | Tramvay. | Öneri |
| tropical storm | tropik fırtına | Şiddetli fırtına, ama siklon (bkz. siklon) ya da kasırga (bkz. kasırga) kadar değil. | Öneri |
| tropics | tropikler | Dünyanın Oğlak dönencesiyle (kuzey, 23*30") Yengeç dönencesi (güney, 23*30") arasında kalan bölgeleri. | Öneri |
| true north | gerçek kuzey | Manyetik pusulaların gösterdiği değil, dünyanın eksenine göre kuzey. | Öneri |
| true south | gerçek güney | Manyetik pusulaların gösterdiği değil, dünyanın eksenine göre güney. | Öneri |
| TS | TS | Turizm Derneği. | Öneri |
| tsunami | tsunami | Depremlerin neden olduğu deprem dalgalaması (bkz. deprem dalgalaması). | Öneri |
| TTA | TTA | Seyahat Tröst Birliği Ltd. | Öneri |
| tube | | Londra ve İngiltere'nin bazı başka yerlerinde metro şebekelerine verilen isim. | Öneri |
| tubing | | Yokuştan aşağı kayılan veya bunun için özel hazırlanmış parklarda yapılan bir çeşit kızak etkinliği. | Öneri |
| tug | römorkör | Yedeğinde başka taşıtlar götüren taşıt, özellikle de deniz taşıtı. | Öneri |
| tugboat | tug | | Öneri |
| tuk-tuk | tuk-tuk | Hindistan ve Tayland'da yaygın olan, üç tekerlekli küçük motosiklet taksisi. | Öneri |
| tundra | tundra | Toprağın altının donmuş, yüzeyinin çamurlu veya sulak olduğu geniş ve ağaçsız, kuzey kutbuna yakın kuşak. | Öneri |
| turboprop | turboprop | 1. Sadece jet motorunun itme gücüne dayanmak yerine pervane döndürmek üzere tasarlanmış jet motoru. | Öneri |
| turboprop | turboprop | 2. Turboprop motorlarla donanmış uçak. | Öneri |
| turbulence | türbülans | Havanın sert hareketi. Kimi zaman uçakların oldukça sert şekilde sarsılmalarına neden olabilir ki birçok havayolu şirketinin, yolcuların emniyet kemerlerini daima bağlı tutmalarını istemeleri bundan kaynaklanır. | Öneri |
| turnaround | dinlenme | Bir taşıtın bir yere varmasının ardından bir sonraki yolculuğuna çıkmasına hazırlanması için gereken süre. | Öneri |
| turnaround | dinlenme | İstirahat, dinlenmek işi. | Öneri |
| turnpike (ABD) | paralı yol | Geçiş parası alınan yol. | Öneri |
| turnstile | turnike | Aynı anda sadece bir kişinin geçişine imkan tanıyan özel geçiş yeri. Turnikeler kontrollü giriş ve çıkışa fırsat verir, ayrıca para toplama ve kullanım adedi gibi ilave işlevler de sunar. | Öneri |
| Turquoise Coast | Turkuaz Kıyı | Türkiye'nin güney sahilinde tatil bölgesi. Başlıca kenti Antalya, diğer tatil beldeleri arasında Alanya ve Side sayılabilir. | Öneri |
| TURSAB | TURSAB | Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği. | Öneri |
| tuxedo (ABD) | dinner jacket | | Öneri |
| twelve hour clock | oniki saatlik zaman | Dünyanın birçok yerindeki seyahat sektörü günümüzde 24 saatlik zamanı (bkz. yirmidört saatlik zaman) kullanmakla birlikte bazı ülkeler, özellikle de ABD, halen 12 satlik zamanı kullanmaktadır. Bu sistemde saat 1200'den önceki zaman a.m., sonraki zamansa p.m. olarak gösterilir. dolayısıyla saat 1300 onlarda 1 p.m.'dir. | Öneri |
| twent-four hour clock | yirmidört saatlik zaman | Başta ABD'nin istisnasıyla seyahat sektörü büyük ölçüde yirmidört saatlik zaman sistemini kullanır. Bu sistemde geceyarısıyla gün ortası arasındaki zaman 0000'dan 1200'e kadar gösterilir (nokta veya tire kullanılmamalıdır), bundan sonrasıysa 1201'den 2359'a kadar gösterilir. | Öneri |
| twenty-four hour delegate rate | daily delegate rate | | Öneri |
| twin | ikiz | 1. İki yataklı otel odası. | Öneri |
| twin | ikiz | 2. Bir doğumda dünyaya gelen iki (kardeş). | Öneri |
| twin | ikiz | 3. Birbirine tamamen benzeyen, eş. | Öneri |
| Twin Cities | İkiz Kentler | ABD'de Missouri ırmağının iki yakasında kurulu Minneapolis ve St Paul şehirleri. | Öneri |
| twin double | ikiz double | Double double (bkz. double double) odanın bir diğer adı. | Öneri |
| twin screw | çift pervaneli | Omurganın iki yanında birer pervanesi olan gemileri tarif için kullanılan terim. | Öneri |
| twin-set | | İki tüplü dalış tüpü. | Öneri |
| twister | | Halk arasında tornado (bkz. tornado) için kullanılan sözcük. | Öneri |
| typhoid | tifo | Yiyecek veya su yoluyla insanlara geçen ve birçok ülkede görülen bulaşıcı, bakteryal, ateşli hastalık. | Öneri |
| typhoon | tayfun | Şiddetli tropik fırtına (bkz. tropik fırtına). Atlantik'teki kasırganın Pasifik'teki dengi. | Öneri |