|
| live a healthy life | sağlıklı yaşamak | | Öneri |
| leek | pırasa | | Öneri |
| late | geç | | Öneri |
| lawn | çimen | | Öneri |
| laundry | çamaşır | çamaşırhane | Öneri |
| lunch | öğle yemeği,hafifyemek,tümsek | | Öneri |
| leasing | kiralama,finansal kiralama | | Öneri |
| lounge,gallery,salon,hall | salon, | | Öneri |
| long | uzun | | Öneri |
| left luggage office | emanetçi | | Öneri |
| lay over | sonraya bırakmak, kaplamak | | Öneri |
| lead time | gecikme zamanı | gecikme süresi, siparişlerin temin etme süresi, bir tüketiciyi satın almaya teşvik için gerekli zaman, teslimat , üretim süresi. teslimat süresi.
örnek: estimated lead time, 25 minutes
tahmini gecikme süresi 25 dakika | Öneri |
| leaflet | broşür | | Öneri |
| loin | etin fileto kısmı | | Öneri |
| local | yerel | | Öneri |
| last minute | son dakika | | Öneri |
| leisure | boş vakit | boş vakit, fırsat | Öneri |
| low cost | düşük tarife | low cost carrier veya airlines (düşük tarifeli havayolu şirketi) | Öneri |
| late check out | geç terk etme | Bazı otellerde bulunan, otelden ayrılış saatinde esneklik sağlayan durum. Geç terk edebilme imkanına sahip otellerde otel odası, 12:00 sonrasında da terk edilebilir, otel tarafından her hangi bir ek ücret talep edilmez. | Öneri |
| looking glass, disc, mirror | ayna | | Öneri |
| linen | keten | | Öneri |
| La Nina | La Nina | El Nino gibi, fakat onun tam tersi olan, küresel iklim değişiklikleri olgusu. La Nina'nın özelliği, orta ve doğu Pasifik Okyanusu'nun ekvatoryal bölgelerinde alışımadık derecede soğuk suların olmasıdır. | Öneri |
| Labrador Current | Labrador Akıntısı | Baffin Körfezi'nden (Kanada'da) güneye doğru buzdağlarını da taşıyan soğuk su akıntısı. Newfoundland adası (Kanada'nın Atlantik kıyılarında) civarında Gulf Stream'le karşılaştığı yerde bu iki akıntının birbirine karışmasıyla yılın 120 günü, Büyük Newfoundland Sığlığı sisler altında kalır. | Öneri |
| ladder | merdiven | 1. Havayolları biletleri üzerinde bulunan tarife konstrükson kutucuğunun biçimine verilen isim. Burada ücrete dair hesaplamalar dikey olarak gösterilir. | Öneri |
| ladder | merdiven | 2. Bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi. | Öneri |
| lagoon | deniz kulağı | Genellikle atollerde (bkz. Atol) olduğu gibi deniz içinde veya kıyısında kapanmış su kütlesi. Lagün de denir. | Öneri |
| lake | göl | 1. Etrafı tamamen karayla çevrili büyük su kütlesi. Dünyanın en büyük gölleri, büyüklük sıralarına göre şöyledir. | Öneri |
| lake | göl | Hazar Denizi | Öneri |
| lake | göl | Süperior Gölü | Öneri |
| lake | göl | Victoria Nyanza Gölü | Öneri |
| lake | göl | Ar'skoye More (Aral Gölü) | Öneri |
| lake | göl | Huron Gölü | Öneri |
| lake | göl | Michigan Gölü | Öneri |
| lake | göl | Tanganyika Gölü | Öneri |
| lake | göl | Büyük Ayı Gölü | Öneri |
| lake | göl | Ozeri Bakal (Baykal) Gölü | Öneri |
| lake | göl | Malawi Gölü | Öneri |
| lake | göl | 2. Yapay su kütlesi. | Öneri |
| land arrangements | | İngilizce'de yer düzenlemeleriyle (bkz. Yer düzenlemeleri) aynı anlamda kullanılan ifade. | Öneri |
| land breeze | kara yeli | Karadan denize doğru esen rüzgar. | Öneri |
| land bridge | kara köprüsü | İki kara kütlesini birleştiren kıstak biçimli kara parçası. | Öneri |
| land mass | kara kütlesi | Kıta gibi tek parçadan oluşan kara parçası. | Öneri |
| land yacht | kara yatı | Deniz kıyısı vb yerlerde yarışmak vs. için kullanılan tekerlekli ve yelkenli araç. Bazen kum yatı da denir. | Öneri |
| landau | lando | Üst kısmı açılır kapanır dört tekerlekli at arabası. | Öneri |
| landfall | kara görümü | Okyanus veya deniz aşan seyahatlerde karanın ilk müşahadesi. | Öneri |
| landing card | iniş kartı | Yabancı bir memlekete giden yolcular tarafından doldurulan ve onların göçmenlik işlemlerini kolaylaştırmak üzere hazırlanmış soru formu. | Öneri |
| landing gear | iniş takımı | Uçağın tekerlekleri. | Öneri |
| landing stage | iskele platformu | Bir tekneden yolcuların inebilecekleri, genellikle yüzer durumda olan platform. | Öneri |
| landing strip | acil iniş pisti | Uçakların acilen inmeleri gerektiği durumlara karşı havaalanlarından uzakta yapılan ve genellikle yüzeyi pürüzsüzleştirilmemiş olan iniş yeri. | Öneri |
| landlocked | | Kara ile kuşatılmış destinasyon. | Öneri |
| landlubber | | İngilizce'de gemiye ilk defa binmiş, denize ve denizciliğe yabancı kişiler için kullanılan alaycı ifade. | Öneri |
| landmark | sınır taşı | Uzaklardan kolaylıkla fark edilen topografik özellik, yüksek bina vb. | Öneri |
| landscape | havali manzarası | Belirli bir bölgenin sunduğu doğal görüntü, peyzaj. | Öneri |
| landside | | Bir havaalanının meşru ziayretçilere açık kısmı; gümrük ve diğer kontrollerden önce gelen arazi. | Öneri |
| landward | | Karaya doğru. | Öneri |
| lane | | İngilizce'de özellikle kırsal kesimlerdeki dar sokak veya patikalara verilen isim. | Öneri |
| langlauf | langlauf | Ülkeler arası kayak. | Öneri |
| Lapp | Laplar | Kuzey İskandinavya'da Moğol kökenli göçebe topluluk. Günümüzde Sami ismi tercih edilmektedir. | Öneri |
| larboard | | İngilizce'de eskiden geminin iskele, yani sol tarafı için kullanılan ifade. | Öneri |
| Lassa fever | Lassa sıtması | Tropikal Afrika'ya özgü tehlikeli bir viral (virüs kaynaklı) hastalık. | Öneri |
| last seat availability | son boş koltuk | Uçaklarda güncellenmiş boş koltuk durumu hakkında bilgi veren ve kimi GSD'lerce (bkz. Küresel Dağıtım Sistemi) sunulan hizmet. | Öneri |
| lateen sail | latin yelken | Gemilerin ana direğiyle 45* açı yapan üç köşeli yelken. Arap dhow'larında (bkz. Dhow) kullanılır. | Öneri |
| Latin | Latince | Roma İmparatorluğu'nun dili. | Öneri |
| Latin | Latin | Latin dilinden türemiş dilleri kullanan halkları ve ülkeleri (ör: İspanya, Meksika vs.) veya onlara dair olan şeyleri tarif etmekte kullanılan sıfat. | Öneri |
| Latin America | Lain Amerika | Orta ve Güney Amerika'nın Portekizce ve İspanyolca'nın anadil olarak konuşulduğu kısımları, yani neredeyse tamamı. | Öneri |
| latitude | enlem | Gemilerin (ve uçakların) seyrini kolaylaştırmak için Yer yuvarlağı yıllar önce muhayyel çizgilerle bölündü. Temel "enine" bölüm çizgisi Ekvatordur, ki yer kürenin en geniş olduğu noktada ona dik bir açıyla uzanır. Ekvator yaklaşık olarak 40.076 km uzunluğundadır ve 0 derecede (0*) konumlandığı söylenir. Diğer enlem çizgileri Ekvator'a paralel uzanır ve hem kuzeye hem de güneye doğru derecelendirilir. Hem kuzeyden hem de güneyden bu paraleller ilgili kutuplarda ve 90'ar derecede nihayetlenir. Paraleller (yani enlemler) birbirinden yaklaşık 100 km (63 mil) uzaklıktadır ve kutuplara yaklaştıkça uzunlukları azalır. Kutuplarda, doğal olarak, nokta halindedirler. | Öneri |
| launch | | Bazen yolcuları gemiden karaya taşımakta kullanılan motorlu bot. | Öneri |
| lavatory | lavabo | Ayak yolu, hela, tuvalet | Öneri |
| lavatory | lavabo | 1. Üzerinde sıcak ve soğuk su muslukları bulunan porselen, emaye ve sacdan yapılmış el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar yer. | Öneri |
| lavatory | lavabo | 2. Lokanta, gar gibi yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. | Öneri |
| lay-by | | (İng.) Karayolları, kanallar veya demiryolları kenarlarında araçların durabileceği alan. | Öneri |
| layover | duraklama | Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi | Öneri |
| LDW | LDW | Kayıp hasarından feragat. (bkz. CDW) | Öneri |
| le surf | le surf | Snowboard (bkz. Snowboard) için kullanılan Fransızca ifade. | Öneri |
| league | cemiyet | Belirli bir amaçla bir araya gelen insanların, milletlerin vs. oluşturduğu grup. | Öneri |
| league | fersah | Yaklaşık beş kilometreye eşit bir uzaklık ölçüsü. | Öneri |
| lee | boca | Geminin rüzgar almayan yanı. Rüzgar altı da denir. | Öneri |
| leeward | Lee | | Öneri |
| Leeward Islands | Rüzgaraltı Adaları | Anguilla, Antigua ve Barbuda, Dominik, Guadaloupe, Monserrat, Saba, St. Eustatius, St Kitts ve Nevis, St Martin'den oluşan Karayip Adaları topluluğu. | Öneri |
| leeway | | 1. Geminin gitmesi gereken rotadan rüzgar altı istikametine düşmesi veya sürüklenmesi. | Öneri |
| leeway | | 2. Rahatça kımıldanacak yer. | Öneri |
| left luggage | | (İng.) Emanete bırakılmış yolcu bagajı. | Öneri |
| leg | ayak | Bir uçuşun programlı iki ardışık durak noktası arasındaki yolculuğu için kullanılan resmi IATA terimi. | Öneri |
| leg | ayak | 1. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. | Öneri |
| leg | ayak | 2. Bacak. | Öneri |
| leg | ayak | 3. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayanak, destek veya bunlardan her biri. | Öneri |
| leg | ayak | 4. Büyük bir ırmağa karışan ikinci derecedeki akarsuların her biri. | Öneri |
| leg | ayak | 5. Basamak | Öneri |
| leg | ayak | 6. 30.5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. | Öneri |
| legal advice and expenses insurance | yasal tavsiye ve giderler sigortası | Olası ölüm veya ciddi hastalık durumlarında bir kişi veya kuruma karşı yasal yollara başvuracak yolcuya sigorta şirketince teklif edilen giderleri karşılama taahhüdü. Böyle hallerde sigorta şiketi genellikle yasal vb. işlemlerle ilgili giderleri karşılar ve mahkemenin takdir edeceği tazminattan bu giderlerin geri ödenmesini bekler. Ancak, tazminat kararı çıkmayacak olursa da söz konusu giderler poliçe kapsamında kabul edilecektir. | Öneri |
| lei | lei | Pasifik adalarında geleneksel olarak ziyaretçilerin boynuna takılan Polinezya çelengi. | Öneri |
| leishmaniasis | leishmaniasis | Tatarcık sineklerinin ısırmasından bulaşan parazit hastalıklarından biri. | Öneri |
| leisure | dinlence | Kişinin özgürce kullanabileceği boş vakti, tatil. | Öneri |
| leisure travel agent | dinlence seyahat acentası | İş yolcularında ziyade tatilcilerle iş yapan seyahat acentası. | Öneri |
| leisure traveller | dinlence yolcusu | İş veya zorunluluk dışında bir sebeple seyahat eden kimse. | Öneri |
| leprosy | cüzzam | Sinir uçlarını etkileyerek duyu kaybına, dolayısıyla da hissedilmeyen yaralanmalardan ötürü dış görünüşte bozulmalara yol açan, az da olsa bulaşıcı hastalık. Kolayca tedavi edilebilir olmasına rağmen az gelişmiş ülkelerde hala yaygındır. | Öneri |
| Lesser Antilles | Küçük Antiller | Rüzgaraltı, Virgin ve Rüzgarüstü adalarıyla Bonaire'nin doğusundaki küçük Venezüella adacıklar ziniciri, ayrıca Aruba, Barbados, Curaçao ile Trinidad ve Tobago'dan oluşan Karayip Adaları grubu. | Öneri |
| level crossing | hemzemin geçit | Demiryolunun karayoluyla kesişmesi. Yol hakkı genellikle demiryolu aracına aittir. | Öneri |
| levy | | İngilizce'de vergi veya geçiş ücreti anlamında sözcük. | Öneri |
| lido deck | lido güvertesi | Geminin havuz ve güneşlenme alanlarını kapsayan güvertesi. | Öneri |
| lien | ihtiyati haciz | Borcu muhafaza etmek için başkasının mülkü üzerindeki hak. Seyahat bağlamında, hancı veya otelcinin, ödenmemiş masraflara karşılık konuğun eşyalarını tutma hakkını ifade eder. | Öneri |
| life jacket | cankurtaran yeleği | Takan kişiyi su yüzünde tutan şişme kuşam. | Öneri |
| lifebelt | Lifebuoy | | Öneri |
| lifeboat | filika | Acil durumlarda geminin yolcularını boşaltmakta kullanılan ve güvertede bulundurulan küçük sandal. Yolcuların tamamını taşıyacak kadar filika bulundurulması denizcilik kurallarındandır. | Öneri |
| lifeboat drill | filika talimatnamesi | Gemilerde bulundurulması zorunlu olan ve güverte güvenlik kurallarını açıklayan liste. | Öneri |
| lifebuoy | cankurtaran simidi | Genellikle halka şeklinde, kişi su yüzünde tutan şişme destek. | Öneri |
| lifeline | | Dalgıcı su yüzeyinde bir noktaya bağlayan hat. | Öneri |
| life-raft | cankurtaran salı | Alternatif veya ilave güvenlik tedbiri olarak gemi güvertesinde bulundurulan sal. | Öneri |
| life-support systems | yaşam destek sistemleri | Yüksek irtifa gibi ortamlarda yolcuların hayatta kalmasını sağlayan havalandırma, ısıtma, basınç ayarlama gibi sistemler. | Öneri |
| lift | kaldırma | Uçağın kanatlarınca üretilen ve uçmasını sağlayan güç. | Öneri |
| lift | kaldırma | (İng.) Asansör. | Öneri |
| lift pass | teleferik pasosu | Kullanıcılara belirli bir kayak bölgesi veya bölgelerindeki tüm teleferiklerden ücretsiz yararlanma hakkı sağlayan bilet. | Öneri |
| light railway | hafif demiryolu | Çoğunlukla dar hatlı (raylar arasında olağandan daha az mesafe olan) demiryolu. Hafif trafik şartlarına göre inşa edilir ve daha az zorlu standartlara uygundur. | Öneri |
| lighter | | Gemiler arasında veya gemiden kıyıya eşya taşımakta kullanılan tekne. | Öneri |
| lighter than air | havadan hafif | Uçaklarla ilgili olarak, hacmen kapladığı alanın havasının ağırlığından daha hafif olma, yani havada kalabilme niteliği. Böyle bir uçak, hiçbir motor gücüne ihtiyaç duymadan sürekli olarak havada kalabilir. | Öneri |
| lightning | şimşek | Bulutlar arasında veya bulutla yer arasında doğal olarak gelişen yüksek voltajlı elektrik boşalması. Çakım da denir. | Öneri |
| limited | sınırlı | 1. Konaklamayla ilgili olarak, az sayıda oda kaldığını belirten bir sözcük. | Öneri |
| limited | sınırlı | 2. Özellikle denmiryollarında, yolcu sayısının koltuk sayısı (ve varsa diğer konaklama biçimleri) ile sınırlandırıldığı seferleri niteleyen ifade. Bu tip seferler genellikle önceden rezervasyon ister. ABD'de bu isim (yani "limited") her türlü uzun mesafeli lüks tren seferlerine de verilir. | Öneri |
| limited | sınırlı | 3. Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli. | Öneri |
| limo | Limousine | | Öneri |
| limousine | limuzin | Aslen, sürücüyle yolcu bölümlerinin birbirinden tecrit edilmiş olduğu kapalı otomobil. Günümüzde her türden lüks araba için kullanılmaktadır. | Öneri |
| liner | | Aslen, ünlü gemicilik şirketlerinin gemileri için kullanılan sözcük. Söz konusu gemiler limanlar arasında programlı seferler yapardı. Bu tür seferler neredeye tarihe karışmış olmakla beraber sözcük büyük gemiler, özellikle de seyahat gemileri için hala kullanılmaktadır. | Öneri |
| link span | | Manş Denizi üzerindekiler gibi birçok liman gelgit hareketlerinden etkilenmektedir. Her saatte gemilerin kalkabilmesi için değişen su seviyelerine ayarlanabilen kompleks bir yükleme köprüsü sistemi kullanılır. Bu türden yükleme köprülerine bu isim verilir. | Öneri |
| lithosphere | taşküre | Yerkürenin kabuğu veya yüzeyine verilen bilimsel isim. Litosfer de denir. | Öneri |
| livery | logo | Belirli bir şirket, kurum vs'nin tanınması için kullandığı ayırt edici tasarım. Taşıyıcılar böylesi tasarımları filo araçları üzerinde kullanır. | Öneri |
| llano | llano | Güney Amerika'da ağaçsız düzlükler, bozkırlar için kullanılan ifade. | Öneri |
| load factor | doluluk oranı | Koltuk veya diğer konaklama türlerinin işgal edilme yüzdesi. %100 ise söz konusu konaklama türü (koltuk, yatak gibi) tamamen dolu, yani hiç boş koltuk, oda vs. yok demektir. | Öneri |
| load line | Plimsoll Line | | Öneri |
| lobby | lobi | 1. Tipik olarak otellerde bulunan resepsiyon alanı. | Öneri |
| lobby | lobi | 2. Bazı çıkar gruplarının temsilcilerinden oluşan topluluk. | Öneri |
| local | yerel | 1. Belirli bir yere veya bölgeye ait. | Öneri |
| local | yerel | 2. Mahalli, mevzii. | Öneri |
| local | yerel | (İng.) Pub. | Öneri |
| local service | mahalli sefer | Bir yerel bölge içinde ve civarında işleyen ulaşım seferi. | Öneri |
| local time | yerel saat | Belirli bir destinasyon veya yere izafeten hesaplanan saat. Yerel saatler Greenwich saatine göre en fazla 12 saat farklılık gösterebilir. Tarifelerin çoğu yerel saati kullanır. | Öneri |
| locality | mahal | Yer, yöre, mevzi. | Öneri |
| location | mevki | Bir şeyin bulunduğu yer, mahal. | Öneri |
| location | mevki | Makam. | Öneri |
| locator | locator | Bir rezervasyon işleminin tamamlanması üzerine bilgisayarın ona verdiği, ona has referans. Yer ayırtma işleminin ayrıntılarına bu referansla erişilir. | Öneri |
| loch | | Göl veya deniz girintisi için İskoçların kullandığı sözcük. | Öneri |
| lock | kapalı büğet | Su akışını kontrol etmek üzere kapıları olan bir kanal veya nehirin ayrılmış kısmı. Böylece teknelerin değişik su seviyelerinde ilerleyebilmesi sağlanır. | Öneri |
| locomotif | lokomotif | Tren ve vagonları çekmek üzere tasarlanmış araç. Çoğunlukla demiryollarıyla bağlantılı olarak kullanılan bir sözcük olmakla birlikte, karayolu trenleri gibi karayolları lokomotifleri de bulunmaktadır. Bir "tren"e lokomotif demek aslında doğru değildir. | Öneri |
| lodge card | lodge kart | Bir acenteye (genellikle iş seyahati acentesi) emaneten verilen ve seyahat hizmetlerini ödeyen bir charge kart (bkz. Charge kart). Bu sistem sayesinde kart sahibi, acente nezdinde hesap açmaksızın harcama yapmasını sağlar. | Öneri |
| log | seyir defteri | Gemi ve uçakta olup bitenlerin, gidişatın kaydedildiği resmi kayıt. | Öneri |
| log cabin | ahşap kulübe | Kereste veya ağaç kütüklerinden yapılma kulübe veya benzeri mesken. | Öneri |
| Long ton | | (L/T) Büyük ton:1016.047 kg | Öneri |
| Landing.storage and delivery charges | | (L.S&D charges) Boşaltma,depolama ve teslimat harçları | Öneri |
| Livraison en cale | | Bu şart sözleşmeye konulduğunda,alıcı malları geminin ambarında teslim almak zorundadır ve her türlü boşaltma masrafı ve rizikosu kendisine aittir.
| Öneri |
| Lines terms | Düzenli hat koşulları | | Öneri |
| Letter of credit | Akreditif | L/C | Öneri |
| Landing charges | Boşaltma masrafları | | Öneri |
| layer | kat | kat kat kesmek | Öneri |
| luggage carrier | bagaj taşıyıcısı | | Öneri |
| lecture | konferans | ders, konuşma | Öneri |
| ladle | kepçe | | Öneri |
| ladleful | kepçe dolusu | | Öneri |
| local guide | yerel rehber | | Öneri |
| log book | gemi jurnali | gemilerdeki günlük hadiseleri kayıt altına almaya yarayan kayıt defteri. | Öneri |
| log-book | seyir defteri | log book olarak da yazılabilir. | Öneri |
| laundry bag | çamaşır sepeti | laundry basket olarak da kullanılır | Öneri |
| launch | başlamak | başlatmak, faaliyete geçirmek | Öneri |
| loan | kredi | credit | Öneri |
| loggia | loca | Bir yapının çıkıntı yapan açık bölmesi. Tiyatro, sinema vb. yapıların salonlarında da bulunur. | Öneri |
| long vacation | | (İng.) İngiltere üniversitelerinin yaz tatili. | Öneri |
| longboat | | Yelkenli geminin en büyük sandalı. | Öneri |
| long-haul | | Kıtalar arası yolculuklar için kullanılan İngilizce ifade. | Öneri |
| longitude | boylam | Yer yuvarlağını bölen bu halka halindeki çizgiler her iki kutuptan da geçer. Boylamlar, Londra'daki Greenwich'ten geçen "sıfır meridyeni"nden itibaren numaralanır ve doğu ile batıya doğru dereceler halinde ilerler. Her iki yönde de 180* gidildiğinde meridyenler (boylamlar) buluşur ve burası da tam olarak uluslararası gün değiştirme çizgisidir (bkz. uluslararası gün değiştirme çizgisi). boylamlar birbirlerine pararlel olmadığından aralarındaki mesafe değişir. Ekvator üzerinde yaklaşık 112 km (70 mil), kutuplardaysa 0'dır. | Öneri |
| loo | ayak yolu | Tuvalet. | Öneri |
| lost luggage | kayıp bagaj | | Öneri |
| lounge | | Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış oturma alanı. | Öneri |
| Low Countries | Çukureller | Belçika, Lüksemburg ve Hollanda'yı kapsayan coğrafi bölge. | Öneri |
| low latitudes | | Ekvator üstünde veya yakınındaki bölgeler için kullanılan İngilizce ifade. | Öneri |
| low season | sezon dışı | Bir ürün veya hizmete talebin en düşük olduğu mevsim veya dönem. | Öneri |
| low tide | Low water | | Öneri |
| low water | çekik deniz | Denizin en düşük çekilme noktasına geldiği durum. | Öneri |
| lower deck | ikinci güverte | Geminin hemen ambar üstünde yer alan, en aşağıdaki güvertesi. | Öneri |
| lubber line | | Pusula üzerinde işaretlenmiş ve geminin ileri yönünü gösteren çizgi. | Öneri |
| luggage | | İngilizce'de bagaj anlamında kullanılan bir başka sözcük (bkz. Bagaj). | Öneri |
| luggage custody | kayıp bagaj | | Öneri |
| lugger | | İki veya üç direkli ve aşırmalı yelken (bkz. Aşırmalı yelken) kullanan küçük gemi. | Öneri |
| lugsail | aşırmalı yelken | Dörtgen yelken. | Öneri |
| Lutine Bell | Lutine Çanı | Londra'nın ünlü Lloyd's şirketinde (deniz sigortası işlerine bakan ve gemiciliğe dair haber yayımlayan şirket) bulunan ve eskiden batıkları haber veren, şimdiyse sigortacılara önemli duyurular için kullanılan çan. Çan, "Lutine" adlı gemi batığından çıkarılmıştı. | Öneri |
| luxurious | lüks | 1. İhtiyaç fazlası seçenekleri ve pahalı olan. | Öneri |
| luxurious | lüks | 2. Gösterişli, şatafatlı. | Öneri |