|
| CAA | CAA | (Civil Aviation Authority) İngiliz Sivil Havacılık Otoritesi. | Öneri |
| cab | | İngilizce'de taksinin bir diğer adı. | Öneri |
| cabana | cabana | ABD ve Güney Amerika'da sahil kulübesine verilen isim. | Öneri |
| cabin | kabin | 1. Küçük kulübe veya sığınak. | Öneri |
| cabin | kabin | 2. Kamara. | Öneri |
| cabin | kabin | 3. Uçağın iç kısmı. | Öneri |
| cabin bag | kabin çantası | uçağın yolcu kabininde taşınmaya uygun küçük çanta. | Öneri |
| cabin class | kabin sınıfı | gemilerde, birinciyle turist sınıfı arasındaki sınıf için kullanılan eski terim. | Öneri |
| cabin crew | kabin mürettebatı | yolcuların rahatından sorumlu olan ve uçuşla ilgili sorumlulukları bulunmayan uçak personeli. | Öneri |
| cable | gomene | 600 fite eşit deniz ölçüsü. | Öneri |
| cable car | teleferik | bir kabloya tutturulmuş ve onun vasıtasıyla hareket eden büyük kabin. Nispeten hızlı oluşları ve kolay yapılıp çok dik alanlara çıkabilmelerinden ötürü dağlık bölgelerde yaygındır. | Öneri |
| cable railway | asma demiryolu | Döner kablo aracılığıyla trenin hareketi sağlanan bir demiryolu türü. Llandudno, Hong Kong ve San Fransisco'da örneklerine rastlanabilir. | Öneri |
| cabotage | kabotaj | 1. Aynı egemen devletin toprakları arasında hava yolculuğu. Bu aynı ülkede bulunan iki nokta (ör: Londra ile Manchester) arasında da olabilir, bir ülkeyle sömürgesi (ör: Londra ile Cebelitarık) arasında da olabilir. Kabotaj yolculuklarının ücret tarifeleri, normal uluslararası tarifelerle ilgili anlaşmalara tabi değildir. | Öneri |
| café | kafe | 1. Küçük, oldukça samimi ortamlı ve yiyecek servisi yapan kuruluş. | Öneri |
| café | kafe | 2. ABD'de bar veya gece kulübü. | Öneri |
| cafeteria | kafeterya | kafenin tam adı, genellikle kısaltma hali kullanılır. | Öneri |
| caique | kayık | Boğaziçinde kullanılan motorsuz kayıklara yabancıların verdiği isim. | Öneri |
| cairn | kurgan | Taş yığını halinde anıt, mezar veya işaret. | Öneri |
| call center | call center | Telefon operatör görevlisinin doğrudan müşteriye cevap vererek hizmet sunduğu arama merkezi. | Öneri |
| Cajun Country | Cajun Country | 18.yy'da İngilizler tarafından Nova Scotia'dan sürülen Fransız asıllı bir topluluğun güney Louisiana'da yerleştiği bölgenin adı. Cajun sözcüğü "Arkadyalı" kelimesinin bozulmuş halidir. | Öneri |
| Caledonian | Kaledon | İskoçya'ya dair veya İskoçyalı. (Romalı adı, Kaledonya). | Öneri |
| calendar | takvim | 1. Geçen zamanı ölçmeye yarayan sistem. Tüm takvimler uzun süreleri yıllara böler, fakat bunun alt bölümleri değişir. Seyahat ve ticarette oniki ay ve 365 günlük Gregoryen takvimi kullanılır. Ancak, başka sistemler de vardır ki Çin, Musevi ve İslam takvimleri bunların başlıcaları arasındadır. | Öneri |
| California current | Kaliforniya akıntısı | ABD'nin batı kıyısının kuzeyinden güneyi açıklarına yönelen geniş, soğuk ve ağır okyanus akıntısı. | Öneri |
| calm | sakin | 1. Havaya ilişkin olarak, az rüzgarlı veya rüzgarsız anlamında. | Öneri |
| calm | sakin | 2. Hareket etmeyen, durgun. | Öneri |
| calm | sakin | 3. Sessiz. | Öneri |
| calm | sakin | 4. Kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık göstermeyen. | Öneri |
| calm | sakin | Bir yerde oturan kimse. | Öneri |
| campground | Campsite | | Öneri |
| camping holiday | kamping tatili | tatilcilerin çadır, karavan vs. gibi geçici konaklama yerlerinde kaldıkları tatil. | Öneri |
| camping site (bkz. Campsite) | kamping alanı | Kamp alanı. | Öneri |
| campsite | kamp alanı | kampçıların çadır kurabilecekleri veya hazır çadır tutabilecekleri alan. ABD'deki alanların çoğu karavanları kabul eder ancak İngiltere'de durum her zaman böyle değil. | Öneri |
| Canadian Technology Triangle | Kanada Teknoloji Üçgeni | Kanada'nın Toronto kenti güneybatısında, yüksek teknoloji endüstrisinin yoğunlaştığı bölge. | Öneri |
| canal | kanal | 1. Yapay suyolu. Kanalların çoğu aslen malların ticareti için yapılmış olmakla birlikte bugün birçoğu dinlence gezileri için kullanılmaktadır. | Öneri |
| canal | kanal | 2. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İngilizler genellikle özel isim olarak kullanılır, ör: Dover Boğazı için 'the Channel' derler. | Öneri |
| canal | kanal | 3. Anatomide, içinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol. | Öneri |
| cancel | iptal etmek | bir rezervasyonu ya da herhangi başka bir şeyi geri almak, silmek veya hükümsüz kılmak. | Öneri |
| cancellation and curtailment insurance | iptal ve kısaltma sigortası | seyahate çıkanların, iptal masrafı (düzenlemenin tamamen iptal edilmesi halinde tahakkuk eder) ve kısaltma masrafı (düzenlemenin kısa tutulması durumunda tahakkuk eder) karşı kendilerini güvenceye almaları önemlidir. Sözkonusu güvenceler ağırlıkla tıbbi koşulları kapsayan bir dizi durumu içerir. ancak, hiç güvence kapsamına alınmayan bir durum, müşterinin "seyahate isteksiz" olmasıdır. bir başka deyişle, müşteriler tatil yapma konusunda fikirlerini değiştiremezler ve sonradan bunu karşılayamayacaklarına karar veremezler. | Öneri |
| cancellation charge | iptal masrafı | rezervasyonunu iptal ettiren müşteriden alınan bedel. Bu tür bedellerin alınması daima zor olduğundan acentelerin, muhtemel masrafları karşılayacak belirli bir tutarı önceden almaları önem arz eder. İptal masrafları karmaşık ölçeklerde olabileceğinden, acente personelinin, ilgili işveren kendilerine yetki vermeden, ön ödemenin herhangi bir kısmını iade etmemesi de önemlidir. | Öneri |
| canoe | kano | genellikle kürekle hareket ettirilen küçük, dar kayık. | Öneri |
| cantina | cantina | bar veya şarap dükkanı anlamına gelen ve özellikle Meksika'da yaygın İspanyolca bir ifade. | Öneri |
| Canuck | Canuck | Kanadalı, özellikle Fransız Kanadalı. | Öneri |
| canx. | canx. | 'iptal edildi' anlamında yaygın bir kısaltma. | Öneri |
| canyon | kanyon | kenarları dik, derin vadi ya da koyak. | Öneri |
| cap | tavan | Komisyonla ilgili olarak, kazanılabilecek miktara getirilen üst sınır; bir şeyin değerlendirilmesinde kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat. | Öneri |
| cap | tavan | 1. Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey. | Öneri |
| cap | tavan | 2. Verili şartlarda bir uçağın uçabileceği azami yükseklik. | Öneri |
| cap | tavan | 3. Gemi teknesinin iç destek veya döşemeleri. | Öneri |
| capacity | kapasite | 1. Bir taşıtın azami yük taşıma kabiliyeti yahut otel veya başka bir konaklama tesisinin alabileceği azami müşteri adedi. | Öneri |
| capacity | kapasite | 2. İçe alma, sığdırma sınırı; kapsama gücü. | Öneri |
| capacity | kapasite | 3. Mecazi anlamda, kavrama yeteneği. | Öneri |
| cape | burun | 1. Bir su kütlesine, genellikle deniz veya okyanus, uzanan sivri kara parçası. | Öneri |
| cape | burun | 2. Alınla üst dudak arasında bulunan koklama ve soluma organı. | Öneri |
| cape | burun | 3. Bazı şeylerin sivri ön bölümü. | Öneri |
| Cape doctor | Cape doctor | Güney Afrika'da görülen kuvvetli güneydoğu rüzgarı. | Öneri |
| capital | başkent | bir ülke, eyalet veya bölgenin en önemli kenti. Farklı başkentleri birbirine karıştırmamaya dikkat edilmeli. Örneğin, Tazmanya'nın eyalet başkenti Hobart olmakla birlikte Avustralya'nın (bu nedenle Tazmanya'nın da) başkenti Canberra'dır. başkentlerin çoğu ülkelerinin hükumetlerine de ev sahipliği yapar ancak durum her zaman böyle olmaya da bilir. dahası, bazı ülkelerde hükumet işlevleri iki veya daha çok kente dağılmış olabilir. Örneğin, Hollanda hükumeti Lahey'de yerleşik olmakla birlikte asıl başkent Amsterdam'dır. | Öneri |
| Capsien | Kapsiyen | Kuzey Afrika ve Güney Avrupa'nın Paleolitik kültürüne ait olan veya onunla ilgili. | Öneri |
| capsize | alabora olmak | bir tekne veya gemiyle ilgili olarak, ters dönmek. | Öneri |
| capstan | bocurgat | ağır yükleri çekmek için manivelayla döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urgan veya halatı kendi üzerine saran çıkrık. Gemilerde genellikle rıhtım halatlarını çekmekte kullanılır. | Öneri |
| capsule hotel | kapsül otel | ancak bir kişinin sığabileceği, çekmece-vari kompartmanlar halinde uyacak yer. Japonya'da yaygın bir konaklama türü. | Öneri |
| captain | kaptan | bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi. | Öneri |
| car (I) | araba | İngiltere'de tekerlekli, motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı. | Öneri |
| car (II) | vagon | Yük ve yolcu taşıyan demiryolu arabası. | Öneri |
| car (III) | | Yolcu taşıyan herhangi bir aracın, ör: asansör, bölmesi. | Öneri |
| car ferry | araba vapuru | hem yolcu hem de kara taşıtı taşıyan gemi. | Öneri |
| car hire | | car rental'la aynı anlama gelen, fakat giderek kullanımdan düşen bir terim. | Öneri |
| car rental | araba kiralama | gidecekleri yerde kendilerinin veya başka bir sürücünün kullandığı bir araba kullanmak isteyen, fakat kendi arabasını sözkonusu yere götüremeyen veya götürmek istemeyen gezginler, orya vardıklarında bir araba kiralayabilirler. Araba kiralama hizmetleri artık seyahat endüstrisinin büyüyen başlıca yönlerindendir. | Öneri |
| caravan | karavan | aslen arkadan çekilen bir araç (römork) fakat bugünlerde sıklıkla, özel alanlarda yarı-kalıcı konaklama amacıyla kullanılmaktadır. | Öneri |
| caravan site | karavan alanı | karavanların park edilebildiği alan. Bu tür alanlar kısa süreli kalmaya da, birkaç ay ya da yıllık kalmaya (yarı-kalıcı) da olabilir. Kısa süreli kalınan alanlar, gezmekte olan karavan kullanıcılarının birkaç gecelik mola ihtiyaçlarına hizmet eder. | Öneri |
| caravanette | karavanet | motorlu karavan. | Öneri |
| cardboarding | cardboarding | elle basılmış biletin kontrol kuponlarını taklit etme yöntemi. Sahteciliğe girdiğinden suç kapsamına girer. | Öneri |
| cargo | kargo | yolcunun kişisel eşyaları dışında, gemi ve uçakta taşınan mallar ve eşyalar. Taşıma,yük. | Öneri |
| carhop | | ABD'de arabaya servis yapan restoranlarda garsonlara halk arasında verilen isim. | Öneri |
| Caribbean | Karayipler | Batı Hint adalarını tarifte kullanılan genel turistik bir ifade. | Öneri |
| carnet | carnet | 1. Gümrük vergisi ödemeden malların geçici ithaline izin veren resmi belgeyi ifade için kulanılan Fransız kökenli sözcük. | Öneri |
| Caroline islands | Caroline adaları | batı Pasifik Okyanusunda takımadalar. Adalar Mikronezya Federe Devletleri ve Palau'dan oluşur. | Öneri |
| Carolingian | Şarlman | ikinci Frank hanedanına ait. | Öneri |
| carousel | karusel | özellikle havaalanlarında, yolcuların bagajlarını dağıtan döner sistem. | Öneri |
| carriage | Vagon | | Öneri |
| carriage | taşımacılık | İki nokta arasında, bu amaçla özel olarak kurulmuş olan bir şirket tarafından yapılan taşıma işi. | Öneri |
| carriage way | araba yolu | yolun, özellikle taşıtlar için ayrılmış kısmı. | Öneri |
| carrier | taşıyıcı | 1. Taşıma işletmecileri için kullanılan jenerik isim. | Öneri |
| carrier | taşıyıcı | 2. Hamal. | Öneri |
| carrier | taşıyıcı | 3. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığa yol açan mikrobu taşıyan. | Öneri |
| carrier identification plate | taşıyıcı kimlik mührü | bilet kontrol makinelerine yerleştirilmiş ve taşıyıcının adını bilet veya başka bir dokümana yazan küçük mühür. | Öneri |
| carsickness | araba tutması | araba veya başka bir kara taşıtında yolculuk etmekten kaynaklanan mide bulantısı. | Öneri |
| cartel | kartel | mensuplarının iş yaptığı alanda gerek fiyatları gerek diğer boyutları kontrol etmeye çalışan grup veya örgütlenme. Karteller yaygın olarak, fiyatları yüksek seviyelere çekip müşterileri, olması gerektiğinden fazla ödemeye zorlarlar. Karteller artık birçok ülkede yasa dışı olmakla birlikte faaliyetlerini belirlemek ve önlemek bir hayli zordur. | Öneri |
| cartogram | kartogram | istatistiki bilgileri şekillerle veren harita. | Öneri |
| cartography | kartografya | haritacılık sanatı ve uygulaması. | Öneri |
| carving skis | carving ski | geleneksel kayakların çoğunun tasarımını etkileyen çağdaş gelişme. Carving ski'lerin ön ve arka kısımları daha geniştir, böylece dönüşlerde kolaylık sağlar. | Öneri |
| casbah (bkz. Kasbah) | | | Öneri |
| cascade | | küçük şelale | Öneri |
| cash basis | peşin para esası | bir acentenin ödemelerini yapamaması halinde işveren, kredi kolaylıklarını geri çekip acentenin ancak peşin ödeme karşılığında doküman çıkarmasına izin verebilir. | Öneri |
| casita | casita | özellikle Meksika'da, bugalov. | Öneri |
| caste system | kast sistemi | farklı bireysel saflık ve katışıklık düzeylerinin miras alındığına inanılan ve Hindu kültüründe uygulanan sistem. Katı bir kast sisteminde farklı düzey mensupları birbiriyle iletişim kurmazlar. | Öneri |
| cat's paw | kedi patisi | suyun yüzeyini ancak kıpırdatan çok hafif bir esinti | Öneri |
| catacomb | katakomp | özellikle Romalılarda, yer altı mezarlığı veya yeraltında kemiklerin toplandığı yer. | Öneri |
| catamaran | katamaran | iki paralel kütükten yapılmış sal veya çift tekneli kayık. | Öneri |
| cataract | | yüksekliği az olan, büyük çağlayan | Öneri |
| catchment area | | bkz. Havza (3. Madde) | Öneri |
| Caucasian | Kafkas | insanlığın beyaz veya açık tenli kesimine ait, onunla ilgili olan. | Öneri |
| causeway | dolgu yol | alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol. | Öneri |
| cave | mağara | geniş ölçekli yeraltı oyuğu. | Öneri |
| cave tubing (bkz. Black-water rafting) | | | Öneri |
| caveat emptor | caveat emptor | Latince'de "bırak alıcı baksın" anlamına gelen ifade. Bir başka deyişle, satın aldığı bir şeyden tatmin olup olmayacağı alıcının kendisi sorumludur. | Öneri |
| cavern | in | kayalık yamaçlardaki veya kaya diplerindeki kovuklar. | Öneri |
| cay | cay | İngilizce'de, küçük ada (bazen Florida Keys'de olduğu gibi 'key' olarak da geçer). | Öneri |
| CDW (bkz. Collision damage waiver) | CDW | kaza hasarından feragat | Öneri |
| ceiling | | Tavan | Öneri |
| Celebes | Celebes | Malaya Takımadalarındaki adalardan biri. | Öneri |
| Celsius (bkz. Centigrade) | Celsius | bkz. Santigrat. | Öneri |
| Celt | Kelt | Britanya ve Galler'in Roma dönemi öncesi halkı ve onların soyundan gelen. | Öneri |
| centigrade | santigrat | Celsius olarak da bilinir. Suyun 0*'de donduğu, 100*'de de kaynadığı ısı ölçeği. Santigradı Fahrenheit birimine çevirmenin pratik yolu, Sanitgrat rakamını ikiyle çarpmak ve 30 eklemektir. yani, 25*Cx2=50+30=80*F. | Öneri |
| Central America | Orta Amerika | Belize, Costa Rica, El Salvador, Guatemala, Honduras, Nikaragua ve Panama'dan oluşan coğrafi bölge. | Öneri |
| Certificate in Business Travel (CBT) | İş Seyahati Belgesi (CBT) | İş Seyahati Acenteleri Loncası'nca verilen belge. İş seyahati alanında çalışan veya çalışmak isteyenler için, çeşitli aşamalar halinde düzenlenmiş, sınava dayalı bir belgedir. | Öneri |
| chain | zincir | 1. Aynı kişi veya kuruluşun sahibi olduğu mağaza, restoran, otel, vs. grubu. | Öneri |
| chain | zincir | 2. İngilizce'de 'chain', 66 fite (bir milin seksende biri) eşit uzunluk ölçüsü. İngiltere'de önceleri demiryolları zincirlerle ölçülürmüş, ifade de o uygulama kaynaklıdır. | Öneri |
| chain | zincir | 3. Birbirine geçmiş bir sıra halkadan oluşan bağ | Öneri |
| chain | zincir | 4. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi. | Öneri |
| chair lift | koltuklu teleferik | teleferikle aynı, fakat bunda kabin değil de yolcu koltuğu var. Bu araçlar 1,2,3,4,6 veya 8 yolcu taşıyabilir. | Öneri |
| chalet | şale | çoğunlukla geniş saçaklı, küçük, ahşap ev veya bungalov. İsviçre ve Avusturya'da yaygın olup genellikle kış sporları müdavimleri için konaklama yeri olarak kullanılır. | Öneri |
| chambermaid | kat hizmetlisi | otellerde oda hizmetlisi. | Öneri |
| champagne powder | şampanya tozu | tipik olarak Kuzey Amerika'nın batısında görülen, toz gibi çok ince yağan kar. İsmin ticari hakkı Steamboat Resort tarafından satın alınmıştır. | Öneri |
| channel | | Kanal | Öneri |
| Channel Islands | Channel Islands | Fransa'nın kuzeybatı kıyıları açıklarında bir grup İngiliz adası: Alderney, Guernsey, Herm, Jersey, Sark ve Jethou. Krallığa ait olmakla birlikte Büyük Britanya'nın parçası değildirler. | Öneri |
| charabanc | | bazı çevrelerde hala kullanılan, otobüs anlamında bir sözcük. | Öneri |
| charge card | charge kart | kredi kartına benzer olmakla birlikte, onda olduğu gibi ileri tarihli ödeme vadesi otomatik değildir. | Öneri |
| chart | deniz haritası | denizcilikte ve havacılıkta kullanılan, çok ayrıntılı ve kesinliği yüksek harita. | Öneri |
| charter | charter | genellikte uçaklar için kullanılır, fakat bir kişi veya kuruluşun bir aracın münhasır kullanımı için para ödediği her türlü taşımacılık biçimine uygulanabilir. Bir ad hoc charter'ı güzergah dışı bir düzenlemedir; dizi charter'ı aynı noktalar arasında birden çok defa düzenlenen sefer; süreli charter ise aracın belli bir süreliğine tutulmasıdır. tutan/kiralayan şahsın aracı doldurabileceği varsayımından hareketle, standart tarifelerle kıyaslandığında aynı noktalar arasında kişi başına düşen maliyet çok daha az olacaktır. | Öneri |
| chasm | yarık | Toprakta veya kayalarda oluşmuş derin ve geniş çaktlaklar. | Öneri |
| chasm | yarık | 1. Yarılarak açılmış yer, gedik, çatlak | Öneri |
| chasm | yarık | 2. İnce çizgi durumunda açılmış yara. | Öneri |
| chauffeur | şoför | 1. Maaşlı hususi araba sürücüsü. | Öneri |
| chauffeur | şoför | 2. Karada kullanılan motorlu araçları kullanan kimse, sürücü. | Öneri |
| chauffeur drive | şoförlü sürüş | araba kiralamada, sürücülü kiralanan araç. | Öneri |
| check digit | kontrol hanesi | doküman numarasını takip eden ve o numarayla matematiksel ilişkisi olan rakam. Rakamın kesinliğini doğrulamak üzere kullanılır ve bu yönüyle de transkripsiyon hatalarını tespite yarar. | Öneri |
| check sum | Check digit | | Öneri |
| checked baggage | kontrol edilmiş bagaj | yolcunun destinasyonuna kaydedilmiş ve müstakil olarak nakledilen bagaj. | Öneri |
| check-in | check-in | 1. Otel veya başka bir konaklama biçimine kayıt yapma işlemi. | Öneri |
| check-in | check-in | 2. Uçağa veya başka bir araca binmeden önce kalan formalitelerin tamamlanması süreci. | Öneri |
| check-in area | check-in alanı | | Öneri |
| check-in islands | check-in adaları | | Öneri |
| check-in time | check-in zamanı | kişinin uçak veya otele check-in yaptırmış olması gereken son saat. | Öneri |
| check-out | check-out | misafirlerin otel vb. bir konaklama tesisinden ayrılırken yaptıkları hesap kapama işlemi. | Öneri |
| chef | aşçıbaşı | lokanta, restoran vb. işletmelerde, genellikle erkek, aşçı. | Öneri |
| cheque card | çek kartı | belirli bir tutara kadar bir çekin ödemesini garanti eden kart. | Öneri |
| chersonese | chersonese | yarımada anlamına gelen Yunanca bir ifade, özellikle Boğazların batısında kalan Trakya yarımadası için kullanılır. | Öneri |
| Chicago Convention | Chicago Konvansiyonu | Hava Hakları'nı tanımlayan 1944 tarihli konvansiyon. | Öneri |
| child | çocuk | 1. Seyahatte, tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Çocuğun yetişkin addedildiği yaş, taşıyıcıya göre değişmekle birlikte havayolu firmalarının çoğunda 12'dir. | Öneri |
| child | çocuk | 2. Küçük yaştaki oğlan veya kız. | Öneri |
| child | çocuk | 3. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. | Öneri |
| child | çocuk | 4. Bebeklik çağı ile ergenlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan. | Öneri |
| child | çocuk | 5. Mecazi anlamda, yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. | Öneri |
| chill factor | hissedilen sıcaklık | rüzgar vb. nedenlerle ısının farklı algılanması. Konforun belirlenmesinde hissedilen sıcaklık, gerçek ısıdan daha önemli kabul edilmektedir. | Öneri |
| chine | chine | özellikle İngiltere'nin Wight ve Dorset adalarında, derin ve dar vadilere verilen isim. | Öneri |
| Chinook | Chinook | 1. Kayalık Dağları'nın doğusunda esen sıcak ve kuru rüzgar. | Öneri |
| Chinook | Chinook | 2. Kayalık Dağları'nın batısında esen sıcak ve nemli güney rüzgarı. | Öneri |
| chit | | İngilizce'de nota, memorandum veya benzeri dokümanlara halk arasında verilen isim. | Öneri |
| cholera | kolera | sudan kaynaklanan bulaşıcı bağırsak hastalığı. Zayıf hijyenik şartları olan ülkelerde yaygın. | Öneri |
| chondola | kondola | kabin veya koltuk taşıyabilen modern kayak teleferiklerine verilen isim. | Öneri |
| chopper | | İngilizce'de halk arasında helikoptere verilen isim. | Öneri |
| Christian | Hıristiyan | Hz. İsa'nın öğretilerine inanan veya onu izleyen kişi. | Öneri |
| christian name | vaftiz adı | Hıristiyanlara vaftizde verilen isim, ana dini Hıristiyanlık olmayan ülkelerde "birinci ad" ifadesi daha iyi anlaşılabilir. | Öneri |
| chronometer | kronometre | zamanı çok hassas dilimler halinde ölçen alet. Boylamları aşan kesinlikli seyir haritaları, kronometrenin İngiliz, John Harrison tarafından icadına kadar mümkün olamamıştır. | Öneri |
| Chunnel | Chunnel | İngiltere'yle Fransa'yı birleştiren ve Dover Boğazı'nı geçen tünele İngiltere'de halk arasında verilen isim. | Öneri |
| chute | | 1. Avrupa'da pist dışı dar, kısa ve dik kayak parkuru. | Öneri |
| chute | | 2. Uçaktan acil çıkışlar durumunda kullanılan şişer kaydırak. | Öneri |
| CIMTIG | CIMTIG | Pazarlama Seyahat Endüstrisi Grubu İmtiyazlı Kuruluşu. | Öneri |
| Cinque Ports | Cinque Ports | İngiltere'nin güneydoğu kıyılarında tarihi imtiyazları olan bir grup liman. İsmin Latince quinque portus (beş liman)'tan kaynaklanmış olması muhtemeldir çünkü aslen ayrıcalıklı beş liman vardı. | Öneri |
| CIP (bkz. Commercially important person) | CIP | Ticari açıdan önemli kişi. | Öneri |
| circle trip | ring seferi | İki veya daha fazla ara nokta üzerinden başlangıç noktasına geri dönüşlü sefer. Her ara noktadan tarifeler farklıdır. | Öneri |
| circuitous | dolaşık | Dolaylı ve genellikle yolu epey uzatan sefer. Bu tip güzergahları çoğu taşıyıcı ya yasaklamakta ya da gözden düşürmektedir. | Öneri |
| circuitous | dolaşık | 1. Karışık. | Öneri |
| circuitous | dolaşık | 2. Dolaşarak giden (yol). | Öneri |
| circumference | daire çevresi | dairenin etrafını dolaşan çizgi. Ekvator da Dünyanın çevresini oluşturur. | Öneri |
| circumnavigate | | dünyanın etrafını gemiyle dolaşmak. | Öneri |
| circumpolar | dolaykutupsal | dünyanın kutuplarından biri etrafında veya yakınında. | Öneri |
| cirque | buzyalağı | bir vadinin başında veya dağın yukarı kısımlarında derin, kase biçimli çukurluk. | Öneri |
| cirrus | sirüs | yüksek irtifada bulunan beyaz tülümsü bulut tipi. Tüybulut da denir. | Öneri |
| CIS (bkz. Commonwealth of Independent States) | BDT | bkz. Birleşik Devletler Topluluğu | Öneri |
| CITA | CITA | Bağımsız Seyahat Acenteleri Konfederasyonu. | Öneri |
| CITC | CITC | Kanada Seyahat Danışmanları Kurumu. | Öneri |
| citizen | vatandaş | bir devlet ya da ulusa mensup kişi. | Öneri |
| city | şehir | 1. Büyük yerleşim yeri. | Öneri |
| city | şehir | 2. İngiltere'de, katedrali olan büyük yerleşim yeri. | Öneri |
| city terminal | şehir terminali | havayolu yolcularının havaalanı yerine, şehir içinde check-in yaptırabilecekleri nokta. Benzer şekilde, yolcuların yolculuk sonunda şehir terminaline getirilmeleri de sözkonusu olabilir. | Öneri |
| claim | iddia | 1. Bir sigorta poliçesinin şartları uyarınca ödeme talep etmek. | Öneri |
| claim | iddia | 2. İleri sürülerek savunulan düşünce, sav. | Öneri |
| claimant | müddei | iddiada bulunan kimse. | Öneri |
| clan | klan | ortak bir atası olan insan topluluğu, boy. | Öneri |
| class | sınıf | 1. Seyahatte, yolcuları verdikleri ücrete göre araç içinde ayıran bölümleme. Önceleri sadece birinci, ikinci, üçüncü olarak sınıflandırılırken pazarlama gereklilikleri farklı sınıflar için bir dizi özel isim verilmesine yol açmıştır. sözkonusu yeni terimler daha az hissi olsalar da kafa karıştırdıkları kesin. | Öneri |
| class | sınıf | 2. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. | Öneri |
| class | sınıf | 3. Ders okutulan yer, derlik. | Öneri |
| class | sınıf | 4. Sosyolojide, toplum içinde aynı görevi yapan, aynı menfaati sağlayan ve aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu. | Öneri |
| class | sınıf | 5. Biyolojide, takımlardan oluşan birlik (ör: memeliler, kuşlar, balıklar...) | Öneri |
| class | sınıf | 6. Önemlerine, niteliklerine göre kişi, nesne veya kuruluşların yerleştirildiği kategorilerden her biri. | Öneri |
| clay pan | clay pan | Avustralya'da, toprakta, yağmurdan sonra içindeki suyu tutan çukurluklara verilen isim. | Öneri |
| clearance (I) | kalkış izni | kalkmak için bekleyen, örneğin uçağa, yoluna devam etmesi için verilen izin. | Öneri |
| clearance (II) | geçiş izni | gümrüklerden geçme müsaadesi. | Öneri |
| claring bank | ciro bankası | BSP uyarınca aşağıdakiler dahil, çeşitli işlevler görmesi amacıyla atanan banka veya başka bir kuruluş, anlamına gelen IATA terimi. Sözkonusu işlevlerden bazıları: satış transferlerinin alındısı; buradan elde edilen verilerin işlenmesi; acentelere fatura hesaplarının çıkarılması; acentelerden yapılan ödemelerin alındısı. | Öneri |
| clearstory | Clerestory | | Öneri |
| clearway | | İngiltere'de araçların durmalarına izin verilmediği yol | Öneri |
| cleat | mesnet takozu | gemilerde direkler veya iskele tahtası üzerinde, ayakların basabileceği şekilde yapılmış çıkıntı. | Öneri |
| cleat | koç boynuzu | halatların tutturulmasına yarayan iki kulaklı çengel. | Öneri |
| clerestory | | (ABD'de clearstory) tren vagonlarında, pencere ve vantilatörlü, yükseltilmiş çatı bölmesi. Bugünlerde artık pek kullanılmamaktadır. | Öneri |
| CLIA | CLIA | Uluslar arası Yolcu Gemiciliği Hatları Birliği. | Öneri |
| cliff | yar | bir kayalığın dik yüzü. | Öneri |
| climate | iklim | ısı, yağış, nemlilik vs. gibi faktörler açısından bir bölgenin genel özellikleri. Hava durumundan farklı olarak, iklimde görülen değişiklikler oldukça istikrarlı ve tahmin edilebilir niteliktedir. | Öneri |
| climatic zones | iklim kuşakları | soğuktan sıcağa doğru iklim kuşakları şunlardır: | Öneri |
| climatic zones | iklim kuşakları | Kutup. Aşırı soğuk ve dondurucu rüzgarlı. Yağış düşük olmakla birlikte çok az buharlaşma olduğundan kutup bölgeleri yılım büyük çoğunluğu karla kaplıdır. | Öneri |
| climatic zones | iklim kuşakları | Dağ. 4.500 m.lik her yükselme, enlemsel anlamda kutuplara 15*'lik bir yaklaşmaya tekabül eder. deniz seviyesinde dağlık bölgeler de, kendilerini çevreleyen araziyle aynı bitki örtüsünü barındırır. fakat yükselti arttıkça ısı düşer ve bitki örtüsü, daha soğuk iklimlere uygun olanla yer değiştirir. ekvator enlemlerinde olsalar bile çok yüksek dağların zirvelerinde iklim, kutuplardaki kadar sert ve soğuk olur. | Öneri |
| climatic zones | iklim kuşakları | Tayga. Sibirya'dan Kuzey Asya boyunca Avrupa'ya ve Alaska üzerinden de Kuzey Amerika'ya yayılan soğuk, kozalaklı orman kuşağı. kışlar uzun ve soğuk, yazlarsa kısa ve ılık olur. nispeten az yağış alır. güney yarıkürede büyük kara parçaları olmadığından tayga yalnızca kuzeyde görülür. | Öneri |
| climatic zones | iklim kuşakları | Ilıman. ısı ve yağış yılboyu dengeli dağılmıştır ve her ikisinde de aşırılıklar görülmez. ılıman iklime sahip bölgelerde havalar, verili sınırlar dahilinde, son derece değişken olma özelliğine sahiptir. | Öneri |
| climatic zones | iklim kuşakları | Akdeniz. ılıman ve çöl kuşakları arasındaki kara parçalarının batı kıyı bölgelerinde kurak ve sıcak yazlar, nemli ve ılık kışlar görülür. akdeniz iklimleri Antarktika dışındaki tüm kıtalarda görülebilir ve hepsi de tatilcilerin gözdesidir. | Öneri |
| climatic zones | iklim kuşakları | Kuru otlaklar. Kuzey Amerika'nın preri'leri (prairie) Pampa'ları ve Güney Afrika'nın 'veldt'i nem yüklü deniz havasından nasiplenemzler. yağış miktarı ancak çimen ve benzeri otların yetişmesine elverir. | Öneri |
| climatic zones | iklim kuşakları | Kızgın çöller. çöllerin gündüz sıcaklığı yüksektir ve son derece az yağış alırlar. sulamayla bu bölgeler verimli ve cazip kılınabilir. | Öneri |
| climatic zones | iklim kuşakları | Alt tropikal. yıl boyu yüksek sıcaklık ve yoğun mevsimsel yağışlar. | Öneri |
| climatic zones | iklim kuşakları | Tropikal. günün 24 saati yüksek sıcaklık ve yüksek miktarda yağış birçok bitki türünün abartılı gelişimine yol açar. engellenmediği takdirde "yağmur ormanları" denen olguyla karşılaşırız. | Öneri |
| clime | | İngilizce'de bölge veya iklim anlamına gelen kısa ifade. | Öneri |
| clip | kırpmak | Demiryollarında, biletin yırtılması veya ucundan bir parça koparılması. | Öneri |
| clip | kırpmak | 1. Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak. | Öneri |
| clip | kırpmak | 2. Göz kapaklarını açıp kapamak. | Öneri |
| clip-joint | kazıkçı | İngilizce'de, müşterilerini aşırı fiyatlarla soyan gece kulübü vb. işletmelere verilen argo isim. | Öneri |
| clip-joint | kazıkçı | Alışverişte aldatan, pahalı mal/hizmet satan kişi veya kuruluş. | Öneri |
| clipper | | Çok hızlı seyredebilen büyük tekne | Öneri |
| cloakroom | vestiyer | Palto, ceket gibi kıyafetlerin ve bagajın bırakılabileceği oda. | Öneri |
| cloakroom | vestiyer | İngilizce'de tuvalet anlamında kullanılan nazik ifade. | Öneri |
| cloud | bulut | 1. Atmosferde yüzen, gözle görülebilir, yoğunlaşmış su buharı. | Öneri |
| cloud | bulut | 2. Herhangi bir şeyden yoğun yığın (ör. Arı bulutu) | Öneri |
| club car | | ABD'de divan vb. konforlarla donatılmış vagon. | Öneri |
| club class | club class | Uçakların iş yolcularına ayrılan kısmı için en yaygın kullanılan isim. Konforu birinciyle ekonomi sınıfları arasındadır. (aynı zamanda, bkz. Sınıf) | Öneri |
| coach | otobüs | Çok sayıda yolcu taşıyan ve uzun yolculuklarla turlarda kullanılan motorlu, büyük kara taşıtı. | Öneri |
| coach | otobüs | 1. ABD'de, ekonomi sınıfı | Öneri |
| coach | otobüs | 2. Tren vagonu | Öneri |
| coach class | coach class | Ekonomi sınıfı için ABD'de kullanılan terim. | Öneri |
| coaming | mezarna | Suyun girmesini önlemek amaçlı kapı ve ambar ağızlarında bulunan küçük çıkıntı parçalar. | Öneri |
| coast | kıyı | 1. Denizle karanın yaptığı sınır. | Öneri |
| coast | kıyı | |